
YDH - Umman ve İran, Hürmüz Boğazı'nın ulaşıma açılmasını hedefleyen ortak bir planı hafta sonuna kadar karara bağlayabilir.
Axios internet sitesinin müzakerelerin gidişatına vakıf iki kaynağa dayandırdığı haberine göre, taraflar arasında yürütülen görüşmelerde önemli mesafe kat edildi.
Haberde, tarafların mutabık kalması durumunda sürecin Washington'a taşınacağı belirtilerek, "Bu aşamadan sonra ABD Başkanı Donald Trump, sunulan anlaşmayı kabul edip etmeme konusunda bir karar vermek zorunda kalacak" ifadesi kullanıldı.
Müzakereleri yürütmek üzere daha önce İran'a giden Umman heyetinin temasları sürüyor. CNN'in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı geçmiş tarihli haberine göre Umman, temmuz ayının başlarında Hürmüz Boğazı'nda iki farklı seyrüsefer rotası oluşturulmasını teklif etmişti.
Bu teklif, rotalardan birinin tümüyle İran kontrolünde olmasını, diğerinin ise savaş öncesi kurallara tabi olarak serbest geçişe açık tutulmasını öngörüyor.
Umman ve İran arasındaki diplomatik hareketlilik, ABD ordusunun İran'a yönelik hava saldırılarını askıya aldığı bir döneme denk geldi.
Axios'un kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre Trump, 13 gün boyunca aralıksız devam eden günlük saldırı serisini keserek İran'a yönelik yeni bir bombardıman düzenlenmemesi talimatını verdi.
ABD liderinin o güne kadar her gün saldırı planlarını onayladığı, ancak 24 Temmuz Cuma günü yeni bir operasyona yetki vermeyi reddettiği kaydedildi.
ABD ile İran, 18 Haziran tarihinde bir mutabakat muhtırası imzalamış ancak kısa süre sonra karşılıklı askeri saldırılar yeniden başlamıştı. Bu çatışmaların ardından ABD Silahlı Kuvvetleri bölgede yeni bir askeri harekat başlattığını duyurmuş, Tahran yönetimi de misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nı kapatmıştı.
Yaşanan bu gelişme üzerine ABD ordusu, 15 Temmuz'da İran limanlarına ve kıyı bölgelerine giden gemilere yönelik deniz ablukasını yeniden yürürlüğe koymuştu.
Saldırılara ara verilmesine rağmen Trump, İran'a yönelik yeni ve kapsamlı bir askeri harekat olasılığını dışlamadı. ABD Başkanı, İran'ın müzakere masasına oturmak istediğini savunarak, ancak bu ülkenin "henüz yeterince acı çekmediğini" ileri sürdü.