
YDH - ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu arasında yapılması beklenen zirve, Beyrut yönetimi tarafından olağanüstü bir dikkatle takip ediliyor.
Görüşmenin yalnızca İran dosyasıyla sınırlı kalmayacağı, Netanyahu'nun Beyaz Saray'ı Lübnan dahil tüm bölgeyi ateşe verebilecek yeni bir askeri maceraya ikna edip edemeyeceğini ya da Trump'ın Lübnan cephesinde taviz koparmak amacıyla İsrail'e baskı uygulayıp uygulamayacağını büyük ölçüde belirleyeceği kaydediliyor.
Çerçeve anlaşmasının ilk deneme aşamasının uygulanmasına başlanmasına rağmen, Lübnan'ın güneyi İsrail'in kesintisiz askeri tırmanışına sahne olmaya devam ediyor.
El-Ahbar'ın aktardığına göre İsrail işgal güçleri; Nebatiye, Kfar Tebnit, Ali et-Tahir, Meys el-Cebel, Aytarun, Baraaşit, Markaba ve Haddas başta olmak üzere çok sayıda yerleşim yerini hedef alan hava saldırılarını ve askeri operasyonlarını yoğunlaştırdı.
Evlerin patlatılarak yıkılması, arazi düzleme faaliyetleri, tarihi alanların tehdit edilmesi ve başta Markaba'daki ana su istasyonu olmak üzere sivil altyapının tahrip edilmesi, çok sayıda beldenin su tedarikini tehlikeye düşürüyor. Nabaa Ibl bölgesinde yıkım çalışmaları sürerken, Lübnan ordusunun konuşlandığı mevzilerin yakınlarında ateş açma ve tarama faaliyetleri yürütülüyor.
Saha boyutundaki bu tırmanışa paralel olarak, diplomasi alanında da yoğun bir trafik yürütülüyor. Lübnan Cumhurbaşkanı Jozef Aun, dış temaslarını sürdürerek Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a Washington'da gerçekleştirdiği görüşmelerin sonuçları hakkında bilgi verdi.
Görüşmede, çerçeve anlaşmasının uygulama mekanizmaları, İsrail saldırılarının derhal durdurulması gerekliliği, BM Geçici Görev Gücü'nün (UNIFIL) geleceği ve İsrail'in güneyde kalıcı bir güvenlik bölgesi oluşturmak amacıyla yararlanabileceği olası bir uluslararası boşluğun önlenmesi yolları ele alındı.