
YDH - New York Times'ın bir analizine göre Küba, son on yılların en ağır enerji kriziyle boğuşuyor. ABD'nün ekonomik baskıları ve yakıt tedariğine getirdiği kısıtlamalar, ada genelindeki kıtlığı daha da şiddetlendiriyor.
Kriz, Washington'ın Küba'nın dış yakıt tedarikine erişimini kısıtlama çabalarıyla iyice derinleşti. Bunda özellikle Venezuela'dan gelen petrol sevkiyatının durması belirleyici oldu; zira bu sevkiyatlar uzun süredir Küba enerji sektörünün can damarını oluşturuyordu. Her ne kadar bazı ABD'li yetkililer ekonomik baskının Havana'da siyasi bir değişimi zorlayacağını umsa da Küba hükümeti ve halkı, alternatif enerji kaynaklarına, yerel inisiyatiflere ve ithal yakıta bağımlılığı azaltma çabalarına yönelerek uyum sağlamayı sürdürüyor.
Bu durum, yetkililer temel hizmetleri ayakta tutmaya ve elektrik şebekesini dengelemeye çalışırken milyonlarca Kübalıyı uzun süreli elektrik kesintileri, yakıt kıtlığı ve giderek ağırlaşan ekonomik sıkıntılarla baş başa bıraktı. Yaşanan kriz sürerken ABD'ye ait bir gözetleme insansız hava aracının Küba'nın kuzey kıyıları açıklarında devriye gezdiği de öğrenildi.
Son enerji krizi, ABD'nin onlarca yıldır Küba'nın uluslararası pazarlara, finansmana ve enerji kaynaklarına erişimini sınırlayan yaptırım ve kısıtlamalarının bir uzantısı niteliğinde.
Trump rejimi, yakıt sevkiyatını engellemeyi ve ekonomik izolasyonu tırmandırmayı hedefleyerek Havana üzerindeki baskıyı daha da artırdı.
ABD'li yetkililer hedeflerinin hâlâ siyasi değişim olduğunu açık açık dile getiriyor.
Kısıtlamaların sertleşmesi ise Küba'nın enerji altyapısını doğrudan vurdu; ada, hurdaya dönmüş ekipmanlar, yetersiz yatırım kapasitesi ve giderek azalan yakıt ithalatı imkânlarıyla mücadele ediyor.
Kübalı yetkililer, ekonomik kısıtlamaların sadece hükümet kurumlarını hedef almadığını, asıl olarak sıradan vatandaşları etkileyen kıtlıklara yol açtığını savunuyor.
New York Times'ın aktardığına göre Kübalı çiftçi Humberto Palmero, "Ekonomik kısıtlamalar bizi yavaş yavaş öldürüyor ama var gücümüzle direniyoruz" dedi.
Uzun süreli elektrik kesintileriyle karşı karşıya kalan Kübalılar giderek alternatif enerji kaynaklarına ve yerel çözümlere yöneliyor.
Ada genelinde bölge sakinleri, azalan yakıt tedarikini telafi etmek için güneş panellerine, lityum pillere, elektrikli motosikletlere ve elden geçirilmiş jeneratörlere yöneldi. Çin ile işbirliği sayesinde desteklenen güneş enerjisi projeleri genişlerken özel vatandaşlar da elektrik kesintilerinde temel ihtiyaçlarını karşılamak için daha küçük güneş sistemleri ve piller ithal ediyor.
Yakıt kıtlığı nedeniyle geleneksel benzinli ulaşımın iyice zorlaşmasıyla birlikte elektrikli araçlar da giderek yaygınlaşıyor. Birçok Kübalı, pratik birer alternatif olarak elektrikli motosikletlere ve çekçeklere yöneliyor. Bu uyarlamalar, her ne kadar bu araçlara erişim eşitsiz bir şekilde dağılsa da toplumun belirli kesimlerinin krize rağmen işlevini sürdürmesine imkân tanıyor.
Yurt dışındaki akrabalarından maddi destek alanlar, alternatif enerji ekipmanlarını satın alma konusunda genellikle daha avantajlıyken daha yoksul haneler çok daha büyük zorluklarla boğuşuyor. Tüm bu gelişmeler yaşanırken Küba, BM'deki blokaj oylaması öncesinde ABD'nin diğer ülkelere baskı yaptığını iddia etti. Krizin yol açtığı şartlar Küba genelinde günlük yaşamı derinden sarstı; bölge sakinleri ulaşıma erişimde, gıdalarını muhafaza etmede ve evlerine elektrik sağlamada ciddi güçlükler yaşadıklarını dile getiriyor.
New York Times'ın analizine göre, yakıt kıtlığı devlet pompalarını vurduğunda bazı aileler su almak için kilometrelerce yürümek zorunda kalırken diğerleri temel gıdalarını pişirip saklayabilmek için doğaçlama yöntemlere başvuruyor.
Ancak kriz, ABD'li yetkililerin öngördüğü çöküşe yol açmadı. Tam aksine Küba toplumu, onlarca yıldır yaptırımlar ve ekonomik kısıtlamalar arasında yol alırken edindiği uyum stratejilerine sığındı.
Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Carlos Fernández de Cossio, ülkenin baskıya göğüs germe becerisinin Küba toplumunun esnekliğini ve direncini gözler önüne serdiğini söyledi.
New York Times'ın aktardığına göre Cossio, "Amerika Birleşik Devletleri'ndeki siyasi çevrelerdeki zımni beklenti, Küba'nın Nisan ayından sonrasına hayatta kalamayacağı yönündeydi. Ve işte buradayız" dedi. Yaşanan enerji krizi, Küba'nın özellikle güneş enerjisi olmak üzere yenilenebilir enerjiye yönelik hamlesini hızlandırdı. Küba hükümeti Çin'in yardımıyla güneş parklarını genişletti; yetkililer ise önümüzdeki on yıllarda yenilenebilir enerji kapasitesini artırma planlarını duyurdu. Bununla birlikte yenilenebilir enerjideki bu genişleme, gün batımından sonra ve talebin yoğun olduğu saatlerde elektrik sağlamak için elzem olan büyük ölçekli depolama kapasitesinin eksikliği nedeniyle sınırlarla karşılaşıyor.
Tüm bu zorluklara rağmen güneş enerjisi, Küba'nın dış yakıt kısıtlamalarına karşı kırılganlığını azaltma çabasının vazgeçilmez bir parçası haline geldi.