Washington Post: Netanyahu ile Trump'ın Gazze planı çatışıyor

28 Temmuz 2026

Trump'ın Gazze için hazırladığı yol haritasının, Netanyahu hükümetinin Gazze'den çekilmeme ve yerleşimleri yeniden kurma politikası nedeniyle çıkmaza girdiği belirtildi.

YDH- Washington Post'ta yayımlanan haberde, İsrail'in sağcı hükümeti ile ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze planını uygulamak amacıyla kurduğu "Barış Konseyi"nin, Gazze'nin geleceğine ilişkin birbirleriyle giderek daha fazla çatışan iki farklı yaklaşımı temsil ettiği belirtildi.

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, 19 Temmuz'da yüzlerce destekçisi ile birlikte Gazze'nin kuzey sınırında düzenlenen gösteriye katılarak, "Eve dönüyoruz. Gazze bizimdir." mesajını verdi.

Ben-Gvir'in yanı sıra çok sayıda hükümet bakanı ve milletvekili de gösteriye katılırken, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun herhangi bir itirazda bulunmadığı çok sayıda İsrailli yetkili, İsrail'in Gazze'den çekilmeyeceğini ve 2005'teki çekilme sürecinde boşaltılan Yahudi yerleşimlerinin yeniden kurulacağını açıkladı.

Beyaz Saray'dan bir yetkili ise Trump'ın, Senatör Lindsey Graham için düzenlenecek anma törenine katılmak üzere Washington'a gelecek Netanyahu ile salı günü görüşeceğini doğruladı. Görüşmede İran dosyasının yanı sıra Trump'ın Lübnan'daki diplomatik girişimlerinin de ele alınmasının beklendiği kaydedildi.

Trump'ın “Barış Konseyi” Gazze planının ilk aşamasını tamamladıktan sonra ikinci aşamaya geçmekte zorlanıyor.

İlk aşama kapsamında Hamas'ın elindeki tüm İsrailli esirlerin serbest bırakılması ve ateşkes sağlanırken, Gazze'nin yüzde 60'tan fazlasının Filistinlilerden boşaltılarak İsrail ordusunun kontrolüne geçti, geri kalan bölümü ise Hamas'ın elinde bulunuyor.

Planın ikinci aşaması ise Hamas'ın aşamalı biçimde silahsızlandırılmasını, İsrail ordusunun çekilmesini, geçici Filistin yönetimi ile polis gücünün kurulmasını ve güvenliğin uluslararası istikrar gücü tarafından sağlanmasını öngörüyor. Aynı süreçte uluslararası finansmanla Gazze'nin yeniden inşasının başlaması hedefleniyor.

Refah'ta "pilot insani bölge" planı

“Barış Konseyi” yetkilileri bu ay Kongre üyelerine planın yeni bir unsurunu tanıttı.

Buna göre siyasi sürecin tıkandığı mevcut ortamda ikinci aşamaya geçmeden önce, yaklaşık 50 bin Filistinlinin yerleşmesinin planlandığı "pilot insani ve yönetişim bölgesi" kurulacak.

Kongre'deki sunumun amacı, Konsey'in şimdiye kadar ne başardığını sorgulayan milletvekillerine ilerleme kaydedildiğini göstermek.

Dünya Gıda Programı (WFP), gıda erişiminde “sınırlı iyileşmeler” yaşandığını kabul etmekle birlikte, Hamas kontrolündeki daraltılmış Gazze'de yaşayan yaklaşık iki milyon Filistinli için insani durumun hâlâ "son derece ağır" olduğunu vurguladı.

Kuruluş, su, sağlık hizmeti ve ilaç yetersizliğinin sürdüğünü, uluslararası fon eksikliği ile İsrail'in insani yardım üzerindeki kısıtlamalarının krizi derinleştirdiğini belirtti.

“Barış Konseyi” yetkililerine göre pilot yerleşim, İsrail ordusunun kontrolündeki Refah yakınlarında kurulacak. Bölge ile İsrail birlikleri arasında ise ABD Ordusu Tümgenerali Jasper Jeffers komutasındaki yabancı askerlerden oluşacak uluslararası güç konuşlandırılacak.

İsrail ordusu kontrol ettiği alan ile Hamas kontrolündeki bölgeleri ayıran ve sarı beton bloklarla işaretlenen hattı geçen Filistinliler düzenli olarak İsrail askerlerinin ateşine maruz kalıyor, bazı olaylarda ölümler yaşanıyor.

Netanyahu mayıs ayında bu hattın Gazze'nin yüzde 70'ini kapsayacak şekilde genişletilmesini emretmişti. Bu ise Trump planında öngörülen yüzde 53'lük sınırın oldukça üzerine çıkıyor.

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir bu hattı "İsrail'in yeni sınırı" olarak tanımladı ve ordunun burada "operasyonel kontrol" uyguladığını söyledi.

İsrail şart koşuyor, Filistinliler temkinli

İsrail Güvenlik Kabinesi, Netanyahu'nun Washington ziyareti öncesinde uluslararası gücün pilot yerleşim projesine destek amacıyla İsrail kontrolündeki bölgeye girmesine prensipte onay verdi.

Ancak kabine toplantısına ilişkin İsrail basınında yer alan bilgilere göre, pilot yerleşime girecek her Filistinli tek tek Hamas bağlantısı açısından güvenlik soruşturmasından geçirilecek.

Uluslararası güce bağlı askerlerin bölgeye girişleri de doğrudan Netanyahu ile dışişleri ve savunma bakanlarının onayına bağlı olacak.

ABD'nin eski İsrail Büyükelçisi Dan Shapiro ise Filistinlilerin bu düzenlemeyi yeterince güvenli bulup bulmayacağının belirsiz olduğunu söyledi.

Shapiro, "Model biraz tuhaf. İsrail kontrolü altında olmayan Filistinlilere 'gelin İsrail kontrolü altında yaşayın, sizin için daha iyi olacak' deniliyor." ifadelerini kullandı.

Washington Post'a konuşan ve isminin açıklanmamasını isteyen üst düzey bir Barış Konseyi yetkilisi ise pilot bölgeye yerleşen Filistinlilerin istedikleri zaman Hamas kontrolündeki bölgelere gidip gelebileceğini savundu.

Yetkili, projeyi "ciddi ama geçici bir barınma modeli" olarak tanımlarken, insani yardım, sağlık ve güvenlik dahil toplam maliyetin 150 milyon dolar olacağını ve yıl sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi.

"Yeni Refah" adı verilen bu plan, Trump'ın damadı ve eski danışmanı Jared Kushner'in daha önce açıkladığı yüksek teknoloji merkezleri, sahil turizmi, gökdelenler, hızlı ulaşım ağları ve büyük parklardan oluşan "Yeni Gazze" vizyonundan oldukça uzak görünüyor.

Kushner, ocak ayında Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı sunumda İsrail'in kontrolündeki bölgelerde enkaz kaldırma ve patlamamış mühimmat temizliğinin başladığını, ikinci aşamayla birlikte "Yeni Gazze" inşasının başlayacağını açıklamıştı.

Finansman ve siyasi engeller

Barış Konseyi yetkilileri Kongre ile daha yakın çalışmak istediklerini ve kalıcı bir Kongre temsilcisi atamayı planladıklarını belirtti.

Konsey yetkililerinden biri, Dışişleri Bakanlığı'nın barışı koruma fonundan 200 milyon dolar sağlamaya hazır olduğunu, bunun diğer ülkelerin taahhüt ettiği yaklaşık 300 milyon dolara ekleneceğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı ise fonlarla ilgili ayrıntılı sorulara yanıt vermeyerek, Trump planındaki barış ve istikrar hedeflerini desteklemek için mevcut imkânların değerlendirildiğini açıkladı.

Şimdiye kadar Bahreyn ile Fas projeye mali destek verdiklerini resmen açıklarken, Avrupa Komisyonu ile 15 Avrupa ülkesi de Gazze'nin yeniden toparlanma projeleri için yaklaşık 1 milyar dolar katkı sağlama kararı aldı.

Ancak Avrupa Komisyonu Sözcüsü, her ülkenin katkısını hangi mekanizma üzerinden aktaracağına kendisinin karar vereceğini söyledi.

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov hazırladığı “revize planda” Hamas'ın kademeli silahsızlandırılması ile İsrail'in aşamalı çekilmesinin karşılıklı adımlarla ilerlemesi öngörülüyor.

Shapiro, pilot projenin, Hamas'ın silahsızlandırılması konusunda ilerleme sağlanamasa da planın diğer unsurlarını hayata geçirebilmek için geliştirildiğini iddia etti.

Bununla birlikte İsrail'in önceliğinin silahsızlandırma olduğu ve ekim ayında yapılacak seçimlerin de siyasi hesapları etkileyebileceği değerlendirmesinde bulundu.

Hamas'ın yeni siyasi büro başkanı seçilen Halil el-Hayya, yeniden imarın herhangi bir siyasi taviz ya da pazarlığın parçası olmayacağını söylemiş, ancak bunun nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin ayrıntı vermemişti.

İsmini vermeyen üst düzey “Barış Konseyi” yetkilisi ise Hamas ile silahların aşamalı biçimde devri konusunda belirli ilerleme sağlandığını savundu.

Yetkili, İsrail tarafının kamuoyuna yaptığı sert açıklamaların sahadaki gerçek tabloyu tam yansıtmadığını öne sürerek, "Netanyahu ve ekibiyle çok iyi ilişkilerimiz var. İlk pilot projeyi uygulamaya hazır olduğumuzda onun başarılı olması için gerekli desteği vereceklerine inanıyoruz." dedi.