Avrupa'dan Beyrut'a UNIFIL uyarısı

29 Temmuz 2026

Avrupalı diplomatlar, Beyrut'un UNIFIL için adım atmamasının Güney Lübnan'da ABD-İsrail eksenli güvenlik düzenine zemin hazırlayabileceğini söyledi.

YDH- Avrupalı diplomatlar, özellikle Fransız yetkililer, Lübnan hükümetinin UNIFIL'in görev süresinin uzatılması için Birleşmiş Milletler'e hâlâ resmi başvuruda bulunmamış olmasından duydukları rahatsızlığı dile getirdi.

Avrupa ülkeleri, görev süresinin uzatılması veya Güney Lübnan'a ilave Avrupa birliklerinin gönderilmesinin ancak Lübnan hükümetinin resmi talebiyle mümkün olacağını vurgularken, Beyrut'un bu konuda sessiz kalmasının İsrail'in istediği yeni güvenlik düzenine zemin hazırlayabileceği uyarısında bulundu.

El-Ahbar’ın bildirdiğine göre, görev süresinin sona yaklaşması ve çerçeve anlaşmasında öngörülen, CENTCOM başkanlığındaki üçlü askeri koordinasyon komitesinin faaliyete geçmesi halinde Avrupa'nın Güney Lübnan'daki etkisi büyük ölçüde sona erebilir. Bu durumda güvenlik düzenlemeleri tamamen ABD üzerinden yürütülecek ve İsrail'in talepleri belirleyici hale gelecek.

Washington Beyrut üzerinde kurduğu baskıyla Lübnan'ı, Güney Lübnan'daki BM varlığının tasfiye edilmesini ve özellikle Fransa'nın bölgedeki etkisinin azaltılmasını hedefleyen Amerikan-İsrail planına büyük ölçüde yaklaştırdı.

Bu dosya, Lübnan Cumhurbaşkanı Jozef Aun ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron arasında yapılan son görüşmelerde de öncelikli gündem maddelerinden biri oldu.

ABD'nin Lübnan hükümeti üzerindeki baskısı nedeniyle Beyrut'un BM'ye UNIFIL'in görev süresinin uzatılması için resmi başvuruda bulunamadığı bildirildi. Lübnan meclisindeki sekseni aşkın milletvekilinin imzaladığı dilekçe siyasi önem taşımasına rağmen bu hükümet kararı yerine geçmeyecek.

Fransa da Almanya ile koordinasyon içinde, çerçeve anlaşmasının çökmesi halinde Güney Lübnan'da oluşabilecek güvenlik boşluğunu doldurmak amacıyla çok uluslu bir Avrupa gücü kurulmasına yönelik çalışma yürütüyor. Ancak diplomatik çevreler, Güney Lübnan'daki güvenlik düzeninin geleceğinin nihai olarak Lübnan hükümetinin alacağı siyasi karara bağlı olduğunu, aksi halde İsrail'in bölgedeki güvenlik mimarisini tek taraflı biçimde şekillendirme imkanına kavuşacağını değerlendiriyor.