'Suudi Arabistan ve ABD, Haşdi Şabi’ye saldırıyı meşrulaştırmak istiyor'

29 Temmuz 2026

Ufuk Araştırmaları Merkezi Başkanı Cuma Atvani, Suudi Arabistan ve ABD’nin Irak direniş gruplarına yönelik iddialarının Haşdi Şabi’ye dönük saldırıları meşrulaştırma amacı taşıdığını söyledi.

YDH - Ufuk Araştırmaları Merkezi Başkanı Iraklı analist Cuma Atvani, el-Meyadin televizyonuna yaptığı açıklamalarda, Irak’ın ait olduğu kimliğin bedelini ödediğini belirtti.

Tırmanan ABD baskısının bir bölümünün Irak’ın tutumundan ve İran ile gösterdiği dayanışmadan kaynaklandığını kaydeden Atvani, Kerbala ile Necef’te Şehit Komutan Seyyid Ali Hamaney için düzenlenen ve tarihte benzeri görülmeyen görkemli milyonluk cenaze merasiminin, Irak’ın Direniş Cephesi içindeki organik yapısını yansıttığını ifade etti.

Atvani, çarşamba günü sabaha karşı Irak’ı hedef alan saldırıyı, söz konusu cenaze merasimine yönelik "doğrudan bir intikam" olarak niteledi.

Irak direnişine yöneltilen suçlamalara değinen Atvani, İslami direniş gruplarının operasyonlarını açıklama konusunda cesaret eksikliği yaşamadığını, daha önce Irak’taki ABD üslerine ve siyonist teşekkülün derinliklerindeki Eylat ile ötesine düzenlenen operasyonları üstlendiğini hatırlattı.

Iraklı analist, direniş grupları tarafından yayımlanan bildirinin Suudi Arabistan topraklarına herhangi bir füze veya insansız hava aracı yönlendirildiği yönündeki iddiaları kesin bir dille reddettiğini vurguladı.

ABD ve Suudi Arabistan’ın Haşdi Şabi’yi hedef almasında bir kasıt ve problemli bir yaklaşım bulunduğunu belirten Atvani, Haşdi Şabi’nin Irak yasalarına göre Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığına bağlı resmi bir kurum olduğunu, idari, askeri ve lojistik açılardan direniş gruplarından tamamen ayrı durduğunu kaydetti.

Bölgesel plan Haşdi Şabi’yi hedef almayı amaçlıyor

Operasyonları gerçekleştiren tarafın direniş grupları olduğu iddiasına rağmen neden bu gruplar yerine Basra, Musul, Kerbala ve Vasıt’taki Haşdi Şabi kamp ve karargahlarının hedef alındığını sorgulayan Atvani, asıl amacın "Washington ve ABD yönetimiyle organik bağı bulunan Suudi Arabistan için büyük bir sorun teşkil eden Haşdi Şabi’nin kabiliyetlerini zayıflatmak" olduğunu söyledi.

Atvani, "Suudi Arabistan’dan yapılan açıklamalar, Suudi çıkarlarının hedef alındığına odaklanmak amacıyla daha önce ABD ve İsrail teşekkülü tarafından tekrarlanan bayat bir plaktan ibarettir" dedi.

Bu açıklamaların, Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı’nın sınır içinde ve dışında operasyonlar yürüten Ukrayna bağlantılı grupların yakalandığına ilişkin beyanını görmezden geldiğine dikkat çekti.

Ufuk Araştırmaları Merkezi Başkanı, Suriyelilerin ele geçirdiği ve Hizbullah’a gittiği iddia edilen silah yüklü kamyonun, Hizbullah’a yönelik saldırılara gerekçe oluşturmak amacıyla Suriye içinden bir taşıyıcı vasıtasıyla Suriye ve Suudi Arabistan rejimleri tarafından kurgulanan bir senaryo olduğunu doğrulayan raporlar bulunduğunu açıkladı.

Atvani; bu adımların, Kuveyt’in birkaç gün önce Irak-İran sınır kapısını bombalamasıyla birlikte, Haşdi Şabi birliklerine ve Irak askeri karargahlarına yönelik saldırıları meşrulaştırmak için Suudi Arabistan, Suriye ve Kuveyt’i kapsayan planlı bir bölgesel projenin parçası olarak tamamlandığını sözlerine ekledi.

Zeydi hükümeti Suudi saldırısını kınayamıyor

İç siyasi duruma değinen Atvani, Zeydi hükümetinin Suudi saldırısını kınayan bir bildiri yayımlama ihtimalini uzak gördüğünü belirtti.

Hükümetin, Zeydi’nin Suudi Arabistan’a yapması planlanan ziyaret sebebiyle kınama yapamayacağını ifade eden Atvani, ziyaretin sonuçlarının öncekilerden farklı olmayacağını, ticari ve ekonomik ilişkilerin derinliğine hizmet eden protokol niteliğinde kalacağını öngördü.

Irak’taki İslami Direniş daha önce Riyad’ın kendi topraklarının hedef alındığı yönündeki suçlamalarını reddetmiş, Suudi iddialarının "Doğu Bölgesi ve Riyad’daki altyapı tesislerini vuran ağır Yemen darbelerine yanıt verme konusundaki acziyeti ve gelecekteki Yemen yanıtının niteliğinden duyulan korkuyu örtbas etme çabası" olduğunu kaydetmişti.

Bu kapsamda Suudi rejimine bir uyarı yönelten direniş, "Suudi Arabistan tarafından atılacak her türlü aptalca adımın, kendilerine pişmanlık parmaklarını ısırtacak bir yanıtla karşılık bulacağını" duyurmuştu.