Gazze'de "istikrar gücü" kararı işgali kalıcılaştırıyor

29 Temmuz 2026

Uluslararası gücün İsrail ordusuyla koordinasyon içinde ve işgal altındaki bölgelerin dışında görev yapacak olması, Gazze'deki fiili kontrolü değiştirmeyecek.

YDH- İsrail'in Gazze'ye uluslararası "istikrar gücü" konuşlandırılmasına onay vermesi, sahadaki askeri saldırıların hız kesmeden sürmesi nedeniyle ateşkes ve siyasi çözüm beklentilerini güçlendirmek yerine, Tel Aviv'in “kalıcı işgal ve zorunlu göç planlarını meşrulaştırma girişimi” olarak değerlendiriliyor.

İsrail güvenlik kabinesi, hafta başında "Barış Konseyi"ne bağlı Uluslararası İstikrar Gücü'nün Gazze'ye girişini onayladı. Ancak kararın hemen ertesi günü İsrail ordusu, Gazze kentinin doğusundaki Şucaiyye ve Tuffah Mahallelerinde "sarı hat" olarak adlandırılan kontrol bölgesini daha da genişleterek binlerce konutu yıktı. Savaş uçakları Gazze'nin çeşitli bölgelerinde yoğun bombardıman düzenlerken, suikastlar ve rastgele ateş açma olayları da sürdü.

Bu gelişmeler, kararın sahada ateşkesi desteklemekten ziyade sembolik bir adım olduğu yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi.

Kabine, sayısı 200'ü geçmeyecek uluslararası gücün İsrail ordusuyla tam koordinasyon içinde ve "sarı hat" dışında görev yapmasını şart koştu. Söz konusu güç, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze savaşını sona erdirmeye yönelik planında öngörülen dört idari yapıdan biri olarak yer alıyor ve 17 Kasım 2025 tarihli 2803 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararı kapsamında kabul edilmiş bulunuyor.

Netanyahu'nun ofisinden bir yetkiliye göre birlik, İsrail ile barış anlaşması ve güvenlik koordinasyonu bulunan "dost ülkelerden", özellikle Uganda ve Fas'tan gönderilecek askerlerden oluşacak. Gücün faaliyet alanı ise yalnızca İsrail kontrolü dışındaki bölgelerle sınırlı olacak. Bu durum, İsrail'in "sarı hat" üzerindeki fiili hakimiyetini sürdürmeye devam edeceği anlamına geliyor.

İsrail basınına göre Refah yakınlarında, Kerem Ebu Salim bölgesi civarında uluslararası gücün karargâhı için hazırlık çalışmalarına da başlandı.