Gazze'de yazın yükü: Sıcak, susuzluk ve hastalık

29 Temmuz 2026

Yerinden edilen yüz binlerce Filistinli, aşırı sıcak, su yetersizliği ve böcek istilası nedeniyle yaz aylarında çadırlarda giderek ağırlaşan insani koşullarla mücadele ediyor.

YDH- Gazze'de kış boyunca yağmur ve soğukla mücadele eden yüz binlerce yerinden edilmiş Filistinli, yaz mevsiminin gelmesiyle bu kez aşırı sıcak, susuzluk ve salgın hastalık tehdidiyle karşı karşıya kaldı.

Çadırlarda yaşayan aileler, bunaltıcı sıcak, böcek istilası ve temiz su yetersizliği nedeniyle yaşam koşullarının her geçen gün ağırlaştığını anlatıyor.

Middle East Eye'a konuşan üç çocuk annesi Filistinli Reca Cendiyye, ocak ayında Gazze'de geçirdiği kışın iki yıla yaklaşan yerinden edilme sürecinin en zorlu dönemi olduğunu söylemişti. Aradan geçen aylarda yağmurlar dursa da bu kez yaz sıcağının çadırları yaşanamaz hale getirdiğini belirtti.

"Çadır adeta bir sera gibi. Güneş ışınlarını hapsediyor ve içerideki sıcaklığı yoğunlaştırıyor. Sıcaklık ve nem öyle bir seviyeye ulaşıyor ki nefes almakta zorlanıyorum ve dışarı çıkmak zorunda kalıyorum." diyen Cendiyye, günün büyük bölümünü çadır dışında geçirmeye çalıştığını ifade etti.

Cendiyye'nin eşi, İsrail'in Gazze'nin kuzeyini kuşatma ve aç bırakma politikası sırasında 14 Mart 2024'te yardım unu bekleyen sivillerin hedef alındığı ve "un katliamları" olarak anılan saldırılardan birinde hayatını kaybetti.

Şucaiyye Mahallesi'ndeki evinin İsrail bombardımanında yıkılmasının ardından Gazze kent merkezindeki bir okulda kurulan geçici barınma alanına sığınan Cendiyye, temel hizmetlere erişimin son derece sınırlı olduğunu ve yaz aylarının yerinden edilmiş aileler için yeni bir felakete dönüştüğünü söyledi.

"Sıcak bir dert, onunla birlikte gelen böcekler ise başka bir dert." diyen Filistinli kadın, geceleri sivrisinekler, gündüzleri ise sinekler nedeniyle uyuyamadıklarını belirtti.

"Geceleri de gündüzleri de uyuyamıyoruz. Sıcakla birlikte daha önce hiç görmediğimiz böcek türleri ortaya çıktı." ifadelerini kullandı.

Cilt hastalıkları yayılıyor

Akdeniz kıyısındaki Gazze Şeridi, yaz aylarında yüksek nem oranı ve sıcak hava dalgaları nedeniyle 35 derecenin üzerine çıkan sıcaklıklarla karşı karşıya kalıyor.

UNICEF verilerine göre, Gazze'de yaşayan 2,1 milyon kişinin yaklaşık 1,9 milyonu hâlâ yerinden edilmiş durumda. Bunların büyük bölümü derme çatma çadırlarda yaşamını sürdürürken ciddi sağlık ve çevre sorunlarıyla mücadele ediyor.

Cendiyye, çocuklarını sağlıksız yaşam koşulları nedeniyle sık sık hastaneye götürmek zorunda kaldığını anlattı.

"Okulun içinde ve çevresinde kanalizasyon suları taşıyor. Çöpler birikiyor, sinek ve böcekler çoğalıyor. Sıcaklarla birlikte durum daha da kötüleşiyor. Çocuklarım defalarca cilt hastalıklarına yakalandı." dedi.

Sağlık çalışanları, Gazze genelinde özellikle çocuklar arasında uyuz, mantar enfeksiyonları, deri döküntüleri, bit ve benzeri cilt hastalıklarının hızla yayıldığını bildiriyor.

Gazze kentindeki Ezher Üniversitesi'nin karşısındaki orta refüjde çadır kuran 47 yaşındaki Muna Mellahi de günün büyük bölümünü çadırın dışında geçirmek zorunda kaldığını söyledi.

"Bu sıcaktan kaçış yok. Gündüz çadırın içinde duramıyoruz çünkü dayanılmaz derecede sıcak oluyor. Dışarıda ise bizi kavurucu güneşten koruyacak tek bir gölge bile yok." diyen Mellahi, "Her gün nefes alabilecek bir yer arıyoruz." ifadelerini kullandı.

İsrail'in Gazze'deki binaların yüzde 81'inden fazlasını yıkmasının, çadırlarda yaşayan yerinden edilmiş Filistinlilerin durumunu daha da ağırlaştırdığı belirtiliyor.

İsrail ordusunun yerleşim alanlarının yanı sıra cadde ve kamusal alanlardaki ağaçları da büyük ölçüde yok etmesi nedeniyle çadırlarda yaşayan aileler yaz güneşine tamamen açık durumda kaldı.

Ekim ayında ilan edilen ateşkese rağmen İsrail'in acil barınma malzemeleri ile insani yardım girişini sınırlamayı sürdürmesinin de Gazze'deki barınma krizini derinleştirdiği ifade ediliyor.

"Sabah akşam ter içindeyiz"

Gazze'deki su, sanitasyon ve hijyen altyapısının yüzde 80'inden fazlasının hasar görmesi veya tamamen yıkılması nedeniyle yerinden edilmiş Filistinlilerin büyük bölümü akan suya erişemiyor.

"Sabahtan gece yatana kadar ter içindeyiz. Bu sıcağa dayanabilmek için günde en az beş kez duş almam gerekir ama bu imkânsız." diyen Mellahi, temel ihtiyaçlar için bile yeterli su bulamadıklarını söyledi.

"En temel ihtiyaçlarımız için bile su bulmakta zorlanıyoruz. Serinlemek ise artık lüks haline geldi." ifadelerini kullandı.

Yerinden edilmiş aileler yıkanma ve temizlik için gerekli suyu çevredeki okul, ev veya barınma merkezlerinden bidonlarla taşırken, içme suyuna ulaşmak ise çok daha güç hale geldi.

Filistinliler, çoğunlukla hayır kuruluşlarının gönderdiği su tankerlerinden bidon doldurabilmek için saatlerce sıra beklemek zorunda kalıyor.

"Öğle saatlerinde burası cehenneme dönüyor. Sıcak tenimizi yakıyor. Yüzüme bakın; eskiden böyle değildi. Güneş ve sıcak yüzünden cildim karardı, lekeler oluştu." diyen Mellahi, çadırlarda yaşamanın gerçek zorluklarını ancak kendisi de yerinden edildikten sonra anlayabildiğini söyledi.

Mellahi, Gazze kentindeki Zeytun Mahallesi'ndeki evini geçen yıl, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden birkaç gün önce kaybetti.

İsrail ordusunun Güneydoğu Gazze için tahliye emri yayımlaması üzerine evini terk ederek Sabra Mahallesi'nde yaşayan kardeşine sığındığını anlatan Mellahi, birkaç gün sonra Gazze kentinin tamamı için yeni tahliye emri çıkarıldığını belirtti.

Kendisi kentin başka bir bölgesine geçmeyi tercih ederken, evli oğlu çocuklarıyla birlikte amcasının evinde kaldı.

Daha sonra düzenlenen İsrail hava saldırısında bina tamamen yıkıldı; Mellahi'nin oğlu ile torunları yaşamını yitirdi.

Elektrik yok, yiyecekler bozuluyor

Gazze'de evi ayakta kalan Filistinliler de yaz sıcaklarından korunamadıklarını söylüyor.

Gazze kentinin güneybatısındaki Tel el-Heva Mahallesi'nde hasarlı bir dairede yaşayan İmad Sirsavi, "Tek fark başımızın üzerinde bir tavan olması. Bunun dışında sıcak ve böceklerle mücadele ediyoruz." dedi.

Altı çocuk babası Sirsavi, savaş öncesinde evlerinde klima ve vantilatör bulunduğunu ancak bugün elektrik olmadığı için bunları kullanamadıklarını belirtti.

"Savaştan önce bunlara sahip olsak bile artık kullanamıyoruz. Elektrik yok. Özel jeneratörlerden elektrik satın alabilecek durumda olanlar ise çok yüksek ücretler ödemek zorunda kalıyor." ifadelerini kullandı.

İsrail'in Ekim 2023'te başlattığı saldırılardan bu yana yakıt yetersizliği ve elektrik altyapısının büyük ölçüde tahrip edilmesi nedeniyle Gazze uzun süre karanlığa gömüldü.

Ateşkes sonrasında da Gazze Elektrik Kurumu, bölgeye düzenli elektrik sağlayabilecek durumda değil.

Mahallelerdeki özel jeneratör işletmecileri ise elektriği çok yüksek fiyatlarla satıyor. Bazı bölgelerde bir kilovatsaat elektriğin fiyatı 35 İsrail şekeline (yaklaşık 11,5 dolar) kadar çıkarken, birçok aile bu elektriği yalnızca aydınlatma ve telefonlarını şarj etmek için kullanabiliyor.

"Buzdolabı kullanamamak da ayrı bir sorun. Elimizdeki yiyecekler gün bitmeden bozuluyor ve büyük kısmını çöpe atmak zorunda kalıyoruz." diyen Sirsavi, yemek pişirmek için de tüp gaz bulamadıklarını, bu nedenle aşırı sıcakta bile odun yakmak zorunda kaldıklarını anlattı.

"Gazze'de artık ne yazın ne de kışın kimse huzur içinde yaşayabiliyor." dedi.