İsrail, ABD savunma sanayisindeki nüfuzunu genişletiyor

31 Temmuz 2026

ABD Kongresi'nde İsrail'in Amerikan savunma teknolojileri üzerindeki etkisini genişletecek düzenleme, Washington'un egemenliğini zayıflatacağı gerekçesiyle tartışma yarattı.

YDH- Washington Post'un haberine göre, ABD Kongresi'nde görüşülen yeni savunma politikası tasarısı, İsrail ile ABD arasındaki askeri iş birliğini füze savunmasının ötesine taşıyarak yapay zekâdan biyoteknolojiye kadar geniş bir teknoloji yelpazesini kapsayacak şekilde genişletmeyi hedefliyor.

Tasarı, Washington'un egemenliğini zayıflatacağı ve İsrail'in Amerikan silah sistemleri üzerindeki etkisini artıracağı gerekçesiyle Kongre'de sert tartışmalara yol açıyor.

Habere göre tartışmaların temelinde, 2023 yılında Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham'ın “Ukraynalı sivilleri Rus saldırılarından korumak amacıyla” ABD envanterindeki Demir Kubbe hava savunma sistemlerinin Ukrayna'ya gönderilmesini sağlamaya çalışması yatıyor. Ancak girişim, ortak üretim anlaşmasının İsrail'e tanıdığı yetkileri kullanan Başbakan Benyamin Netanyahu tarafından veto edildi.

Söz konusu anlaşma, ABD tarafından finanse edilmiş olsa bile ortak üretilen sistemlerin üçüncü ülkelere transferinde son sözü İsrail'e bırakıyor.

Şimdi ise Kongre'deki yeni düzenleme, bu ortaklığı füze savunmasının ötesine taşıyarak biyolojik savunma, yapay zekâ, siber güvenlik, yönlendirilmiş enerji sistemleri ve diğer ileri askeri teknolojileri de kapsayacak şekilde genişletmeyi amaçlıyor.

Geçen hafta Temsilciler Meclisi'nden geçen 1,15 trilyon dolarlık savunma politikası tasarısına eklenen düzenleme, Netanyahu'nun, Kongre'deki İsrail yanlısı Demokrat ve Cumhuriyetçilerin yanı sıra Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesi'nin (AIPAC) desteğini alırken, Senato'da hem ilerici Demokratlar hem de bazı muhafazakâr Cumhuriyetçilerin itirazıyla karşılaşıyor.

Demir Kubbe vetosu yeniden gündemde

Maryland Demokrat Senatörü Chris Van Hollen, düzenlemenin ABD'nin egemenliğini zedelediğini savunarak, "Bu bizim egemenliğimizden taviz verilmesi anlamına geliyor ve ulusal güvenliğimize zarar veriyor." dedi.

Van Hollen, ABD'nin Ukrayna'ya göndermek istediği Demir Kubbe sistemlerinin ülkenin güneybatısında konuşlu olduğunu ve Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla satın alındığını hatırlatarak, "Buna rağmen İsrail transferi veto etti." ifadelerini kullandı.

Kongre'deki tartışmalar, Netanyahu'nun kısa süre önce Washington'u ziyaret ederek İran'a karşı yürütülen savaşa Amerikan desteğini artırmaya çalıştığı döneme denk geldi.

Aynı günlerde Washington'da bulunan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin de ABD'den ek askeri yardım talep etmesi, iki müttefiki aynı kaynaklar için rekabete soktu.

Axios'a konuşan Zelenskiy, Başkan Donald Trump'ın kendisine, İran savaşında yoğun şekilde kullanıldıkları için Ukrayna'nın talep ettiği 300 Patriot önleyici füzesinin karşılanmasının zor olduğunu söylediğini aktardı.

Zelenskiy ile Netanyahu, Graham'ın cenazesinde kısa ancak gergin görünen bir görüşme gerçekleştirdi. Taraflar görüşmenin içeriğine ilişkin açıklama yapmadı.

İsrail'in etkisi genişleyebilir

Tasarı, ABD Savunma Bakanlığı bünyesinde İsrail ile ortak askeri üretim yatırımlarını yönlendirecek özel bir koordinasyon mekanizması kurulmasını öngörüyor.

Ortaklık; yapay zekâ, kuantum teknolojileri, makine öğrenmesi, otonom sistemler, İHA karşıtı teknolojiler, biyoteknoloji, biyolojik üretim ve tıbbi savunma teknolojileri gibi çok sayıda alanı kapsıyor.

İsrail'in Washington Büyükelçiliği, Demir Kubbe vetosunu savunarak, teknolojinin İran'ın eline geçmesinden endişe duyduklarını öne sürdü. Büyükelçilik ayrıca, Demir Kubbe yerine Patriot sistemlerini ABD'ye geri vererek bunların Ukrayna'ya gönderilmesine katkı sağladıklarını belirtti.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da ortak üretim projelerinde bu tür ihracat kısıtlamalarının olağan olduğunu söyleyerek, iki ülke arasındaki savunma iş birliğinin daha da geliştirilmesini desteklediğini ifade etti.

Kongre'de sert muhalefet

Temsilciler Meclisi'nde Demokrat Ro Khanna ile Cumhuriyetçi Thomas Massie, düzenlemenin tasarıdan çıkarılması için girişimde bulundu ancak önerileri reddedildi.

Senato'da ise bazı Demokrat senatörler, söz konusu düzenleme ayrı olarak tartışılmadıkça savunma tasarısını desteklemeyeceklerini açıkladı.

Tasarıyı destekleyen isimler arasında Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Mike Rogers, Senatör Ted Budd ve Temsilci Ronny Jackson yer alıyor.

İsrail yanlısı çevreler, düzenlemeyi ABD'nin İsrail'e her yıl sağladığı 3,8 milyar dolarlık askeri yardımın gelecekte kesilmesi ihtimaline karşı alternatif ve kalıcı bir güvence olarak görüyor.

Gazze savaşı nedeniyle Biden yönetiminden istifa eden eski Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Josh Paul ise düzenlemenin ABD-İsrail askeri ilişkisini yıllık bütçe tartışmalarının dışına çıkaracağını söyledi.

Paul, İsrail savunma sanayisinin ABD'de üretim yapmasının yeni istihdam oluşturacağını, bunun da Kongre üyelerine bu programları sürdürmeleri için siyasi gerekçe sağlayacağını ifade etti.

Ayrıca, İsrail teknolojilerinin gelecekte Amerikan silah sistemlerine entegre edilmesi halinde Tel Aviv'in Washington üzerindeki etkisini koruyacağını savundu.

Ronny Jackson ise düzenlemenin ortak geliştirilen ve savaşta test edilen teknolojilerin Amerikan ordusuna daha hızlı kazandırılmasını sağlayacağını öne sürdü.

Thomas Massie ise İsrail'in ABD'ye sağlayacağı teknolojik katkının abartıldığını belirterek, "10 milyon nüfuslu bir ülkeden söz ediyoruz. Bu, ABD'nin egemenliğini sınırlandırmaya değmez." dedi.

Van Hollen da düzenlemenin yasalaşması halinde İsrail'in üçüncü ülkelere yapılacak Amerikan silah transferleri üzerinde daha geniş veto yetkisi elde edebileceği uyarısında bulundu.

Senato'daki anlaşmazlık nedeniyle, Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'nın (NDAA) bu yıl kabul edilmesinin gecikebileceği ve nihai oylamanın sonbahara sarkabileceği değerlendiriliyor.