
YDH ― Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin aktardığı bilgilere göre, bölgedeki gerilimin tırmandığı bu dönemde İsrail güçleri, Dera ve Kuneytra kırsalından Suriye topraklarına yeniden sızarak karadan askeri hareketlilik başlattı.
Gözlemevi'nin bildirdiğine göre bugün, altı araçlık bir İsrail askeri devriyesi Kefr Lama sınır kapısından geçerek Dera kırsalının batısındaki Vadi er-Rakkad bölgesine ilerledi.
Bu araçlardan üçü Vadi er-Rakkad köprüsünde geçici bir kontrol noktası kurarken, diğer üçü bölgenin güvenliğini sağlamak amacıyla köprü üzerinde konuşlandı.
Açıklamada, söz konusu askeri birliğin yerleşim yerlerinden birine doğru ilerleyişini sürdürdüğü ve burada birkaç dakika kaldıktan sonra hiçbir tutuklama ya da baskın yapmadan Tel Ebu Gıtar kapısından işgal altındaki bölgelere geri çekildiği belirtildi.
Kurumun Kuneytra'daki kaynakları ise, İsrail güçlerinin dün gece bir konvoyla Kuneytra kırsalındaki Ruveyhine Barajı çevresine girdiğini bildirdi.
Bölgede askeri hareketlilik gözlemlenirken, bu hamlenin amacı veya askerlerin sahada ne kadar kalacağı hakkında herhangi bir açıklama yapılmadı.
Gözlemevi, İsrail devriyesinin daha sonra Brika köyünde geçici bir kontrol noktası oluşturduğunu, yoldan geçenleri durdurup üst ve kimlik araması yaptığını açıkladı.
Ancak bu noktada da herhangi bir kişinin gözaltına alındığına dair bir bilgi ulaşmadı.
Sahadaki bu hareketliliğe, İsrail'e ait insansız hava araçlarının Dera kırsalının batısındaki Yermük Havzası üzerinde gerçekleştirdiği uçuşlar da eşlik etti.
İHA'ların uçuşu boyunca herhangi bir saldırı veya hedef alma vakası rapor edilmedi.
Öte yandan Gözlemevi, dün İsrail'e ait beş "Hummer" tipi askeri araçtan oluşan bir gücün Kuneytra'nın güney kırsalındaki Resm el-Sened köyüne girdiğini raporlamıştı; bu vakada da herhangi bir ev baskını veya gözaltı yaşanmadı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi verilerine göre İsrail güçleri, temmuz ayı boyunca Suriye topraklarındaki askeri operasyonlarına hız verdi.
Bu süreçte sınır şeridi boyunca mükerrer ihlaller ve askeri hareketlilik yaşanırken; yerleşim yerlerine, tarım arazilerine yönelik topçu atışları ve insansız hava araçlarıyla düzenlenen saldırılar aralıksız sürdü.
Saldırıları durdurmaya yönelik somut adımların atılmadığı bir ortamda yaşanan bu gelişmelerin altını çizen Gözlemevi, saldırıların sürmesi halinde halkın can güvenliğini tehlikeye atan ve Güney Suriye'deki istikrarı baltalayan fiili bir durumun kalıcı hale gelebileceğini yineledi.
Gözlemevi'nin istatistiklerine göre, temmuz ayında Suriye topraklarında toplam 16 İsrail saldırısı belgelendi.
Bu saldırıların 14'ü topçu atışı ve silahlı saldırı şeklindeyken, ikisi insansız hava araçlarıyla düzenlenen hava saldırılarıydı.
Bu saldırıların en çok yaşandığı yer Dera vilayeti oldu. Yermük Havzası ile Cemle, Maariya, Abidin ve El-Arda köylerinde yoğunlaşan, yedisi karadan ve ikisi havadan olmak üzere bölgede toplam dokuz operasyon düzenlendi.
Cemle köyüne yönelik baskın girişimlerinden birinde, İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu bir çocuk ve bir genç yaralandı.
Kuneytra vilayetinde ise ay boyunca herhangi bir hava saldırısı yaşanmazken; Kodna, Brika, El-Hamidiye, Doğu Tel el-Ahmer, Türünce ve Doğu Tel el-Ahmer'in güney bölgelerini hedef alan altı kara saldırısı kayıtlara geçti.