
YDH - Yedioth Ahronoth gazetesinde Ron Ben-Yishai imzasıyla yayımlanan analize göre İsrail ordusu, polis ve iç güvenlik teşkilatı Şin Bet, Batı Şeria'da hukuku icra etme yeteneğini yitirdi.
Bölgenin resmi otoritesi konumundaki ordunun, yerleşimciler arasından çıkan radikal bir grubun eylemlerini durdurmak yerine bu kişilere güvenlik sağladığı kaydedildi.
Analizde, yaklaşık iki hafta önce Nablus yakınlarındaki Tel köyünde yaşanan ve altı kişinin ölümüyle sonuçlanan olayın ayrıntılarına yer verildi. İsrail yasalarına göre tamamen Filistin yönetiminin kontrolündeki "A Bölgesi"ne İsraillilerin askeri komutanın izni olmadan girmesinin suç oluşturduğu hatırlatıldı.
Onlarca yerleşimci, izin veya askeri koordinasyon almadan Tel köyüne girmişti.
Ordunun yürüttüğü soruşturmaya göre, Filistinlilerin olay yerine silahlı gelmediği ve önceden planlanmış bir saldırının bulunmadığı tespit edildi.
Çatışma sırasında Gilad Çiftliği yerleşiminin güvenlik sorumlusu yardımcısı Yedek Teğmen Benayahu Melt'in silahını elinde sallaması üzerine bir Filistinlinin silahı ele geçirdiği belirtildi.
Açılan ateş sonucu Bölük Komutanı Binbaşı Yuval Ezra ile Benayahu Melt öldü ve dört Filistinli hayatını kaybetti. Soruşturmada, talimatlara aykırı hareket eden sivillerin yardımına giden askeri birliklerin de taktiksel hatalar yaptığı kaydedildi.
İzin almadan yapılan bu girişimin nöbetçi bir kadın asker tarafından fark edilerek birliklere bildirildiği aktarıldı. Olayın meydana geldiği alanın, sivil kontrolü Filistin'de, güvenlik kontrolü ise İsrail ordusunda olan "B Bölgesi" ile "A Bölgesi" sınırlarında yer aldığı ifade edildi.
Analizde, Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, Emniyet Genel Müdürü Daniel Levi ve Şin Bet Direktörü Ronen Bar'ın bölgede hukuku icra edemedikleri savunuldu.
Tel köyündeki olay öncesinde Gilad Çiftliği yakınlarında çıkan yangının ihmal sonucu başladığının tespit edilmesine rağmen, radikal gruptaki kişilerin bölgede 13 yeni yasa dışı karakol kurduğu ve son aylarda kurulan bu tür yapıların sayısının 100'e ulaştığı bildirildi.
Kapasiteleri zorlanan ordu ve polis güçlerinin bu yasa dışı yapıları kaldırmak yerine istihbarat ve savunma sistemlerini bu noktaları korumak için kullandığı vurgulandı.
Benzer şekilde geçtiğimiz hafta onlarca Yahudi yerleşimci grubun Nablus şehir merkezine izinsiz girdiği, ordunun bu kişileri tahliye etmek yerine eylemleri boyunca koruma sağladığı ifade edildi.
A Bölgesi'ne izinsiz girilmesinin suç teşkil etmesine rağmen kolluk kuvvetlerinin iddialarla ilgili iddianame hazırlamadığı yazıldı.
Haberde, ordunun Batı Şeria'daki operasyonlarının siyasi gerekçelerle yürütüldüğü öne sürüldü.
Savaş Bakanı Israel Katz ile Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in bölgedeki temaslarına değinilerek, ordunun operasyonel bir ihtiyaç bulunmamasına rağmen Balata Mülteci Kampı'nı ele geçirmeye hazırlandığı ifade edildi.
Analizdeki değerlendirmeye göre, bölgede artık büyük silahlı gruplar yerine bireysel veya küçük hücreler halinde hareket eden failler bulunuyor.
Ordunun nokta istihbarat ve engelleme tutuklamalarıyla bu yapılarla mücadele ettiği, dolayısıyla bir mülteci kampının işgal edilmesinin güvenliğe katkı sağlamayacağı, ancak siyasetçilerin söylemlerine hizmet edeceği savunuldu.