
YDH- New York Times (NYT), ABD Kongresi'nde görüşülen yeni savunma yasa tasarısının, Washington ile Tel Aviv arasındaki askeri ilişkiyi köklü biçimde değiştirebileceğini yazdı.
Gazeteye göre, İsrail'e yıllık milyarlarca dolarlık askeri yardım modelinin yerini, iki ülkenin savunma sanayileri ile istihbarat yapılarının “daha derin biçimde bütünleşeceği yeni bir ortaklık modeli” alabilir.
Hem Temsilciler Meclisi hem de Senato'da görüşülen yıllık savunma politikası tasarılarında yer alan düzenlemeler, ABD ile İsrail arasında savunma sanayii alanındaki iş birliğini “yasal zorunluluk” haline getirmeyi amaçlıyor. Böylece iki ülkenin silah geliştirme, teknoloji üretimi ve istihbarat paylaşımı “daha kurumsal ve kalıcı bir zemine” oturtulacak.
Donald Trump ile Benyamin Netanyahu'nun destek verdiği düzenleme, ABD'de hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat seçmenler arasında İsrail'e doğrudan askeri yardım gönderilmesine yönelik desteğin hızla azalmasıyla gündeme geldi.
Destekçileri, yeni modelin ABD'nin İsrail'in savunma teknolojileri ve istihbarat alanındaki tecrübelerinden daha fazla yararlanmasını sağlayacağını savunurken, eleştirmenler bunun Pentagon ile İsrail ordusu arasındaki sınırları belirsizleştireceği uyarısında bulunuyor.
Savunma ortaklığı yasayla güvence altına alınacak
ABD ile İsrail halen Demir Kubbe ve Davud Sapanı hava savunma sistemleri gibi projelerde ortak üretim yürütüyor. Raytheon ile Rafael Advanced Defense Systems gibi şirketlerin yer aldığı bu iş birliği, 28 Şubat'ta İran'a yönelik ortak saldırıların ardından da yeniden gündeme gelmişti.
Temsilciler Meclisi'nden geçen ve Senato'nun gündeminde bulunan savunma yasa tasarısı, bu tür iş birliklerini ilk kez “yasal zorunluluk” haline getirecek.
Tasarıya göre, Pentagon bünyesinde yalnızca ABD-İsrail savunma iş birliğini yürütmekle görevli özel bir ofis kurulacak. Bu yapı, yeni silah sistemlerinin geliştirilmesi, teknolojik projelerin yürütülmesi, test süreçleri ve yeni kabiliyetlerin hizmete alınmasını koordine edecek.
Savunma tasarısıyla birleştirilmesi beklenen ayrı bir istihbarat düzenlemesi ise ABD Başkanı ile Ulusal İstihbarat Direktörü'ne, ulusal güvenliği veya hassas istihbarat kaynaklarını riske atmadığı sürece “İsrail ile istihbarat paylaşımını genişletme yükümlülüğü” getiriyor.
Tasarı, yapay zekâ, otonom sistemler, füze savunması ve siber güvenlik gibi alanlarda kapsamlı ortak projelerin önünü açıyor.
Askeri yardımın yerini yeni model alabilir
Düzenlemenin temelini Cumhuriyetçi Senatör Ted Budd ile Demokrat Senatör Kirsten Gillibrand'ın hazırladığı iki partili yasa teklifi oluşturuyor.
Bunun yanında Trump'ın "Önce Amerika" çizgisine yakın Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Marlin Stutzman da ABD'nin İsrail'e her yıl milyarlarca dolar askeri yardım sağlamasını öngören mevcut mutabakatın sona erdirilmesini isteyen bağlayıcı olmayan ayrı bir karar tasarısı sundu.
Stutzman, Netanyahu ile yaptığı görüşmelerin ardından hazırladığı tasarının, iki ülke ilişkisini "yardım alan-yardım yapan" modelinden çıkararak karşılıklı savunma iş birliği ve ortak ekonomik yatırım modeline dönüştürmeyi amaçladığını söyledi.
ABD'nin İsrail'e yılda 3,8 milyar dolar askeri yardım yapmasını öngören mevcut mutabakat 2028'de sona eriyor. Kongre'de her iki partiden çok sayıda milletvekili, aynı büyüklükte yeni bir yardım paketine destek vermeyeceklerini açıkladı.
Yeni model sayesinde Kongre'nin her yıl İsrail'e belirli miktarda federal kaynak aktarmasını onaylamasına gerek kalmadan, İsrail ordusu ve istihbarat teşkilatına kapsamlı destek sağlanabileceği değerlendiriliyor.
Gazze savaşı desteği eritti
NYT'ye göre önerinin güç kazanmasının en önemli nedenlerinden biri, Gazze savaşı sonrasında ABD kamuoyunda İsrail'e verilen koşulsuz desteğin “ciddi biçimde” gerilemesi oldu.
Geçen ay Temsilciler Meclisi'nde yapılan oylamada Demokrat üyelerin yaklaşık yarısı ABD'nin İsrail'e askeri yardımını sona erdirecek değişiklik önergesini destekledi. Önerge reddedilse de oylama, Demokrat Parti içindeki görüş değişimini ortaya koydu.
Cumhuriyetçi tabanda da benzer bir eğilim görülüyor. Mayıs ayında yayımlanan New York Times/Siena anketine göre 18-44 yaş arasındaki Cumhuriyetçi seçmenlerin yüzde 63'ü İsrail'e ilave ekonomik ve askeri destek verilmesine karşı çıkarken, 45 yaş üzerindeki Cumhuriyetçilerin yüzde 72'si yardımların sürmesini destekledi.
Netanyahu da Trump'ın müttefik ülkelerden kendi savunmalarına daha fazla kaynak ayırmalarını istemesi üzerine İsrail'in ABD askeri yardımlarına daha az bağımlı olduğu görüntüsünü vermeye çalışıyor.
"ABD egemenliği zedelenebilir"
Tasarıya karşı çıkan isimler ise düzenlemenin hassas Amerikan savunma programlarında İsrail'e “gereğinden fazla” söz hakkı vereceğini savunuyor.
Demokrat Senatör Chris Van Hollen, ABD hükümetinin bugüne kadar ihtiyaç duyduğu durumlarda ortak üretim anlaşmaları yapabildiğini belirterek, yeni tasarının bunu isteğe bağlı olmaktan çıkarıp yasal zorunluluk haline getirmesini "şaşırtıcı" olarak nitelendirdi.
Van Hollen, bunun İsrail hükümetine Amerikan silah sistemlerinin üretimi ve hatta konuşlandırılması üzerinde daha fazla etki sağlayabileceğini söyledi.
Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Thomas Massie ise düzenlemeyi "Amerikan egemenliğine ihanet" olarak tanımlayarak, ABD'nin askeri teknolojisi ile tedarik zincirinin İsrail'inkiyle iç içe geçirildiğini savundu.
Massie ile Demokrat Kongre üyesi Ro Khanna'nın söz konusu maddeyi yasa tasarısından çıkarma girişimi Cumhuriyetçi yönetim tarafından oylamaya sunulmadı.
Demokrat Kongre üyesi Alexandria Ocasio-Cortez de tasarının ABD ordusunun bazı unsurlarını İsrail ordusuyla birleştireceğini savunarak bunun "Amerikan egemenliği ve demokrasisi için varoluşsal bir tehdit" oluşturacağını vurguladı.
Yasa metninin ABD ile İsrail ordularını resmen birleştirmediği veya iki ülke askerlerini ortak komuta altına sokmadığı, ancak bugüne kadar herhangi bir karşılıklı savunma anlaşması bulunmayan iki ülke arasında şimdiye kadarki en kapsamlı savunma sanayii ortaklıklarından birini oluşturacağı belirtiliyor.
Van Hollen ise Demir Kubbe ortak üretim anlaşmasını örnek göstererek, İsrail'in daha önce Ukrayna'ya Demir Kubbe sistemlerinin verilmesine karşı çıkabildiğini hatırlattı. Senatör, gelecekte benzer ortak üretim modellerinin ABD'nin askeri karar alma süreçlerini de sınırlayabileceği uyarısında bulundu.