Trump, mühimmat krizini ifşa edenleri tehdit etti

06 Ağustos 2026

ABD Başkanı Trump, füze stoklarının azaldığı yönündeki haberlerin ardından askeri kapasiteye ilişkin bilgi sızdıranları hedef aldı.

YDH- ABD Başkanı Donald Trump, Washington'un İran savaşı nedeniyle kritik mühimmat stoklarının azaldığı yönündeki haberlerin ardından, ABD'nin askeri kapasitesi hakkında bilgi sızdıran kişileri "hain" ilan ederek uzun süreli hapis cezalarıyla tehdit etti.

Trump'ın açıklaması, ABD ordusunun özellikle uzun menzilli saldırı füzeleri ve gelişmiş hava savunma sistemlerinde ciddi stok kayıpları yaşadığı yönündeki haberlerin gündeme gelmesinden sonra geldi.

Beyaz Saray, ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü ve altıncı ayına giren savaş nedeniyle önemli silah stoklarının tükendiği iddialarını reddediyor. Washington rejimi, İran topraklarının derinliklerindeki hedefleri vurmak için kullanılan karadan fırlatılan füzeler ile İran'ın balistik füze saldırılarını engellemekte kullanılan pahalı önleme sistemlerinin hâlâ yeterli seviyede bulunduğunu savunuyor.

Ancak askeri uzmanlara göre, ABD'nin devasa savunma bütçesine ve dünya genelinde yeni silah üretim tesisleri kurulmasına rağmen gelişmiş füze sistemlerinin üretimi uzun zaman alıyor. Bu nedenle savaşlarda kullanılan mühimmatların yerini doldurmak yıllar sürebiliyor.

ABD'nin mevcut uzun menzilli ve yüksek hassasiyetli füze stoklarının büyük bölümünü tükettiğine ilişkin haberler, Washington'un olası Rusya veya Çin çatışmalarında askeri kapasitesine ilişkin yeni tartışmaları beraberinde getirdi.

ABD'nin uzun menzilli füze stokları kritik seviyede

Reuters'ın aktardığı bilgilere göre ABD ordusu, iki gelişmiş uzun menzilli silah sistemi olan Ordu Taktik Füze Sistemleri (ATACMS) ve Hassas Taarruz Füzeleri (PrSM) stoklarının "neredeyse tamamını" kullandı.

Bu gelişme, Trump'ın temmuz sonunda İran'a yönelik planlanan iki haftalık saldırı kampanyasını mühimmat stoklarına ilişkin endişeler nedeniyle durdurduğu yönündeki haberlerin ardından ortaya çıktı.

Trump ise bu iddiaları reddederek ABD'nin "devasa miktarda mühimmata" sahip olduğunu ve yeni üretilen füzelerin "büyük miktarlarda" teslim alınacağını iddia etti.

Ancak ABD başkanı, askeri stokların durumuna ilişkin bilgi veren kişileri hedef aldı.

Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, "Bu haince açıklamaları sızdıranlar aranıyor. Uzun süreli hapis cezaları talep edilecek" ifadelerini kullandı.

Washington rejiminin askeri kapasitesine ilişkin tartışmaları güvenlik gerekçesiyle bastırmaya çalışması, ABD'nin savaş hazırlıkları ve mühimmat kapasitesi konusundaki belirsizlikleri artırdı.

İran savaşı ABD'nin mühimmat kapasitesini zorluyor

Payne Kamu Politikası Enstitüsü'nün verilerine göre, ABD, İsrail ve Washington'un Ortadoğu'daki diğer müttefikleri, savaşın yalnızca ilk 16 gününde yaklaşık 11 bin 300 mühimmat kullandı.

Askeri stoklar devlet sırrı olarak korunurken, uzmanlar ABD'nin özellikle hassas vuruş kabiliyetine sahip uzun menzilli füzeler ile hava savunma önleme sistemlerinde ciddi baskıyla karşı karşıya olduğunu belirtiyor.

Payne Enstitüsü analistleri mart ayında yaptıkları değerlendirmede, ABD'nin ATACMS ve PrSM stokları ile Terminal Yüksek İrtifa Alan Savunma Sistemi (THAAD) önleyici füzelerinin yaklaşık bir ay içinde kritik seviyeye düşebileceği uyarısında bulunmuştu.

THAAD, İran'ın balistik füzelerini havada imha edebilen az sayıdaki gelişmiş sistemlerden biri olarak kabul ediliyor.

ABD'nin füze kalkanı eriyor

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) değerlendirmelerine göre ABD, İran savaşı başlamadan önce yaklaşık 452 adet THAAD önleyici füze stokuna sahipti. Ancak temmuz ayı sonunda bu sayının 234'e kadar gerilediği belirtildi.

ABD'nin en gelişmiş hava savunma sistemlerinden biri olan THAAD, özellikle İran gibi ülkelerin balistik füze tehditlerine karşı kritik bir savunma unsuru olarak görülüyor.

Benzer bir tablo Patriot hava savunma sistemlerinde de ortaya çıktı.

CSIS verilerine göre, ABD'nin savaş öncesinde yaklaşık 2 bin 330 Patriot önleme füzesi bulunuyordu. Ancak 27 Temmuz itibarıyla bu sayının 759 seviyesine kadar düştüğü tahmin ediliyor.

Patriot sistemleri, dünyanın en fazla talep gören hava savunma sistemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Ukrayna'da Rus füze saldırılarına karşı kullanılan bu sistemler, Moskova'nın "durdurulamaz" olarak tanımladığı hipersonik füzelere karşı da kullanıldı.

Ancak Patriot sistemlerinin üretim kapasitesi sınırlı ve talep oldukça yüksek. Bu durum, ABD'nin yalnızca kendi stoklarını değil, müttefiklerinin savunma ihtiyaçlarını da karşılamakta zorlanabileceği yönündeki kaygıları artırıyor.

Ukrayna yönetimi de İran savaşının başlamasından sonra Ortadoğu'ya yönlendirilen Patriot önleyici füzeler nedeniyle kendi kentlerinin savunması için ayrılan mühimmatın azaldığını belirtti.

Milyarlarca dolarlık savaş sistemleri

ABD'nin gelişmiş hava savunma kapasitesi “büyük maliyetler” üzerine kurulu.

Bir Patriot sisteminin radarları, fırlatma birimleri ve diğer unsurlarıyla birlikte maliyetinin yaklaşık 1 milyar dolar olduğu belirtiliyor.

Sistemde kullanılan tek bir önleyici füzenin fiyatı ise milyonlarca doları buluyor.

Washington rejimi yıllardır dünyanın en büyük askeri bütçelerinden birini kullanarak yeni silah sistemleri geliştiriyor ve küresel ölçekte askeri üstünlüğünü korumaya çalışıyor.

Ancak İran savaşı sırasında ortaya çıkan mühimmat tartışması, ABD'nin yüksek teknolojiye dayalı savaş kapasitesinin sınırsız olmadığını ortaya koydu.

Yeni fabrikalar kurulmasına ve savunma harcamalarının artırılmasına rağmen, gelişmiş füze sistemlerinin üretim sürecinin uzun olması, uzun süreli çatışmalarda ABD ordusunun karşılaşabileceği lojistik sorunları gündeme getiriyor.

Washington'un küresel savaş planları ve mühimmat açmazı

ABD, son yıllarda aynı anda birçok cephede askeri etkinliğini sürdürmeye çalışıyor.

Ortadoğu'da İran'a karşı yürütülen savaş, Avrupa'da Ukrayna'ya verilen askeri destek ve Asya-Pasifik'te Çin'e karşı yürütülen stratejik hazırlıklar, ABD ordusunun mühimmat kapasitesi üzerindeki baskıyı artırıyor.

Washington yönetimi, askeri üstünlüğünü sürdürmek için trilyonlarca dolarlık kaynak ayırırken, ortaya çıkan mühimmat açığı ABD'nin savaş hazırlıklarının sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri doğuruyor.

Trump rejimi ise stokların yeterli olduğunu savunarak eleştirileri reddediyor. Ancak askeri kapasiteye ilişkin bilgilerin sızdırılmasını suç sayma girişimi, ABD'nin gerçek mühimmat durumuna ilişkin tartışmaları daha da büyütüyor.

İran savaşıyla birlikte gündeme gelen stok krizi, dünyanın en büyük askeri gücünün dahi uzun süreli ve yüksek yoğunluklu çatışmalarda silah tedariki sorunuyla karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor.

ABD'nin savaş politikaları yalnızca rakip ülkeler üzerinde değil, kendi askeri kapasitesi üzerinde de ağır bir baskı oluşturuyor.