
YDH- Irak’taki Nüceba Hareketi Genel Sekreteri Ekrem Kaabi, Suudi rejimiyle diplomasi seçeneğinin sonuç vermeyeceğini belirtti.
Kaabi, Suudi Arabistan’ı “inancı sapmış bir rejim; Irak’ı ve halkını hedef alan birçok komplonun arkasında duran, masumları, kadınları ve çocukları öldürmek için finanse edip gönderdiği binlerce bombalı araç nedeniyle elleri bizim kanımızla lekelenmiş bir yönetim” olarak nitelendirdi.
Kaabi, Suudi rejimini “nefret edilen bir yapı” olarak tanımlayarak, “Onu Müslümanlara karşı kudurmuş bir köpek gibi görürsünüz; ancak aynı zamanda Siyonistlere ve İslam düşmanlarına karşı korkak, süt veren bir inek gibi davranır; onlara boyun eğmiş ve zelil durumdadır” ifadelerini kullandı.
Kaabi, doğru seçeneğin ancak “Irak Halk Seferberlik Güçleri’nin (Haşd Şabi) şehitlerinin kanlarının karşılığını vermeyi sağlayacak uygun bir askerî karşılık” olduğunu vurguladı.
“Hangi tazminattan söz ediyorsunuz ki onların kutsal kanlarının karşılığı olsun? Hangi para, yetimlerinin, acılı annelerinin ve dul eşlerinin yüzüne yeniden mutluluk getirebilir?” diye soran Kaabi, “Dünyadaki hiçbir servet, Irak’ın değerli şehitlerinin tek bir damla kanına bile denk değildir. Füzelere ancak füzelerle, ateşe de ancak ateşle karşılık verilir” diyerek açıklamasını sonlandırdı.
Kaabi’nin bu açıklaması, Irak’taki İslami Direniş’in cuma günü, planlanan askerî karşılığını ertelediğini açıklamasının ardından geldi.
Bu karar, “Bedir” Örgütü Başkanı Hadi Amiri’nin çağrısına yanıt olarak ve bazı siyasi liderlerin tutumlarına karşılık olarak alındı. Söz konusu liderler, Irak’ın yüksek çıkarları doğrultusunda ABD-Suudi saldırısına karşı herhangi bir misillemenin ertelenmesi ve “yaraların üzerine sabredilmesi” çağrısında bulunmuştu.
Ay sonunda gerçekleşen ABD-Suudi saldırısında Irak’ın çeşitli vilayetlerindeki Haşd Şabi mevzileri hedef alınmış, saldırı sonucunda 20 direnişçi hayatını kaybetmiş, 32 kişi de yaralanmıştı.
Irak’taki İslami Direniş o dönemde, ABD saldırısına vereceği karşılığın Erbain ziyaretinin törenleri sona erdikten sonra mutlaka gerçekleşeceğini açıklamış ve şartlar gerektirdiğinde bunun “Suudi Arabistan’daki ABD düşmanının üslerini” de hedef alabileceğini belirtmişti.