Eski ABD Savaş Bakanı Esper: İran, Hürmüz'de üstünlüğün kendisinde olduğuna inanıyor

10 Ağustos 2026

Eski ABD Savaş Bakanı Mark Esper, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen yeniden açmak için ileri sürdüğü son şartları "gülünç" diye niteleyerek ABD'nin bunları doğrudan reddetmesi gerektiğini söyledi. Esper, Tahran'ın taleplerinin İran yönetiminin müzakerelerde elinin güçlü olduğuna inandığını gösterdiğini belirtti.

YDH - Eski ABD Savaş Bakanı Mark Esper, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı yeniden tamamen açmak için ileri sürdüğü son şartları "gülünç" diye niteleyerek bu taleplerin müzakere sürecinin ilerlemesini engelleyeceğini söyledi.

Donald Trump'ın ilk başkanlık döneminde Savaş Bakanlığı yapan Esper, pazar günü ABC News'un "This Week" programında Jonathan Karl'a verdiği mülakatta, "ABD'nin önüne, açıkçası gülünç olan ve doğrudan reddedilmesi gereken talepler koydular" dedi.

Esper, İran'ın taleplerini şöyle sıraladı:

"ABD kuvvetlerinin tamamının bölgeden çekilmesi, savaşın masraflarının karşılanması, ablukamızı sona erdirmemiz, yaptırımları kaldırmamız gibi talepler. Artık kabul edilebilir sınırların çok ötesine geçtiler."

Esper'a göre İran'ın kritik suyolunu yeniden açmak ve gemi trafiğinin savaş öncesindeki seviyesine dönmesine izin vermek için ortaya koyduğu yeni şartlar, Tahran yönetiminin müzakere masasında kendisini güçlü gördüğüne ve boğaz üzerindeki hakimiyetinin kendisine önemli bir koz verdiğine inandığına işaret ediyor.

Esper, "Bu, üstünlüğün kendilerinde olduğuna, kazandıklarına inandıklarını gösteriyor. Zaten kazanıyorlar. Şu anda karşı karşıya olduğumuz vaziyet bu" dedi.

İran'ın bir önceki gece ileri sürdüğü taleplere de değinen Esper, "Şimdi ortaya attıkları bu talepler cesaretlendiklerini, dünyadaki konumlarına güvendiklerini gösteriyor. Aynı zamanda vekil güçlerini kullanarak güç gösterisinde bulunuyorlar" diye konuştu.

Esper, İran'da devam eden savaş sırasında ABD'nin bazı mühimmat türlerinde karşı karşıya kaldığı sıkıntının ciddiyetini ve Trump yönetiminin bu açığı hafifletmek amacıyla üretimi artırma teşebbüslerini de değerlendirdi.

"Yönetim birçok yoldan büyük gayret gösteriyor" diyen Esper, Patriot füzelerinin üretim süresine dikkati çekti:

"Bir Patriot füzesinin üretilmesinin iki yıl sürdüğünden bahsediyorsak bugün yapacağımız hiçbir şey kısa vadede bize yardımcı olmayacak. Buna rağmen stratejik sebeplerle bunların yapılması gerekiyor."

Sayısal tahminler hakkında konuşmak istemeyen bir ABD'li yetkili, geçen hafta ABC News'a ABD'nin balistik füze önleyici stoklarının "son derece düşük" olduğunu söylemişti.

Stoklardaki bu azalma, Trump'ın İran'la çatışmada değerlendirdiği farklı askeri seçenekleri sınırlayan unsurlardan biri.

Trump da perşembe günü mühimmat ihtiyacına değinerek "Her zaman daha fazlasına ihtiyacımız var" demiş, ancak bazı mühimmat türlerinde neredeyse sınırsız denebilecek kadar büyük bir stoğa sahip olduklarını savunmuştu.

ABD Başkanı, "Çok güçlü bazı mühimmat türlerimiz var ve bunlarda sınırsız, neredeyse sınırsız bir stoğa sahibiz. Bazılarında ise durum biraz daha sıkışık ve bunları her gün teslim alıyoruz" demişti.

Trump'ın hangi mühimmat türlerinden bahsettiği açıklık kazanmadı.

Esper ise meselenin onlarca yıl öncesine uzandığını ve Trump'tan önce başkanlık yapan Joe Biden döneminde daha da ağırlaştığını söyledi.

Esper, "Bu, Soğuk Savaş'ın sona ermesine ve o tarihten Irak ve Afganistan savaşlarının başlamasına kadar aldığımız kararlara uzanan ciddi bir mesele" dedi.

Biden yönetimi döneminde mühimmat sıkıntısının daha da arttığını savunan Esper, "Açıkçası, mühimmat kullandığımız veya Ukrayna'ya mühimmat verdiğimiz Biden yönetimi sırasında bu daha da hızlandı" diye konuştu.