
YDH - Gazze Şeridi'ndeki ateşkes mutabakatı, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun anlaşmanın ikinci aşamasını tamamlamak üzere sunulan 15 maddelik belgeyi resmi olarak reddetmesiyle yeni bir siyasi kriz safhasına girdi.
Netanyahu, İsrail birliklerinin bölgeden çekilmesi için Hamas'ın silahsızlanmasını ön şart haline getirdi.
Pazar günü yapılan kabine toplantısında konuşan Netanyahu, İsrail ordusunun Hamas'ın "silahsızlandırılması" gerçekleşmeden Gazze'den çekilmeyeceğini ifade etti.
Söz konusu şartın ağır ve hafif her türlü silahı kapsadığını belirten Netanyahu, Tel Aviv yönetiminin çekilme sürecini kendi güvenlik önceliklerine bağlama hususundaki kararlılığını vurguladı.
Hamas ise bu gelişmeyi İsrail'in mutabakatın tamamlanmasını engelleme çabası olarak değerlendirdi.
Ara bulucular ve "Barış Kurulu" ile varılan uzlaşıya bağlı kaldıklarını belirten Hamas, ikinci aşamayı tamamlamak için sunulan 15 maddeyle ilgili sorumlulukla hareket etmeye hazır olduğunu bildirdi.
Mevcut safhada önceliğin mutabakatın tüm aşamalarıyla uygulanması olduğunu vurgulayan Hamas; eksiksiz bir ateşkesin sağlanması, İsrail saldırılarının son bulması, İsrail ordusunun çekilmesinin tamamlanması, sınır kapılarının insani yardımlara ve geçişlere açılması, barınma malzemelerinin içeri alınması, imar sürecinin başlaması ve Ulusal Komite'nin görevini yapmasına imkan tanınması gerektiğini kaydetti.
Hamas; ara bulucuları, garantör tarafları ve Barış Kurulu'nu mutabakat karşısındaki sorumluluklarını yerine getirmeye, tarafların uzlaşılan hususlara uymasını sağlamaya ve uygulamayı akamete uğratacak adımları engellemeye davet etti.
Tarafların tutumu, mevcut krizin yalnızca silah meselesinden değil, adımların atılış sırasından kaynaklandığını gösteriyor.
Sunulan yol haritası; direniş gruplarının elindeki silahlar, İsrail kuvvetlerinin kademeli olarak çekilmesi ve sivil ile güvenlik sorumluluklarının uluslararası destekli teknokrat bir Filistin komitesine devredilmesi süreçlerinin eş zamanlı yürütülmesini öngörüyor.
Dolayısıyla silahsızlanmanın çekilme için ön şart haline getirilmesi, yükümlülüklerin tek taraflı değil eş zamanlı icrasını öngören 15 maddelik metni siyasi bir çıkmaza sürüklüyor.
Plan doğrultusunda askeri harekatların durdurulması, sivil ve güvenlik yetkilerinin Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi'ne devredilmesi ve "tek otorite, tek kanun, tek silah" ilkesinin benimsenmesi hedefleniyor.
Ayrıca ağır silahların, üretim tesislerinin, depoların ve tünellerin devreden çıkarılarak İsrail'e veya Filistin dışı bir yapıya teslim edilmeksizin kademeli olarak Filistin Komitesi denetiminde depolanması şart koşuluyor.
İsrail kanadındaki bu tutum sertleşmesi, ABD'nin İsrail'e iki haftalık bir ateşkes için baskı yaptığı ve ardından silahsızlanmaya dair uygulama takvimine geçilmesinin planlandığı yönündeki haberlerin hemen sonrasına denk geldi.
İsrail Güvenlik Kabinesi'nin perşembe günü yaptığı toplantı, hükümet içinde önerilen sürece yönelik itirazlar olduğunu ortaya koydu. Bazı bakanlar Gazze Şeridi'ne yönelik hava saldırılarının ve suikastların yeniden başlamasını talep ederken yol haritasındaki birtakım maddelere karşı çıktı.
İsrail siyasetini inceleyen uzmanlardan Memduh Ebu Amir, Şehab ajansına verdiği demeçte, Netanyahu'nun 15 maddelik belgeye dair açıklamalarının sahadaki gerçeklikten ziyade siyasi ve seçim odaklı ihtiyaçlarından kaynaklandığını belirtti.
Ebu Amir, Netanyahu'nun seçim kampanyası yürüttüğü bu dönemde İsrail'deki sağ seçmeni memnun edecek söylemlere yöneldiğini kaydetti mevkidaşına değerlendirmesinde.
Ebu Amir, Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'ın açıkladığı bir planı tamamen reddedemeyeceğini, ancak uygulama safhasında manevralar yapacağını ve çatışma halini bitirmekten kaçındığını dile getirdi.
Saha koşullarına değinen Ebu Amir, edindiği bilgilere göre İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 65'ini elinde tuttuğunu, ancak Gazze yüzölçümünün yüzde 53'ünü oluşturan "Sarı Hat" gerisine çekilmek zorunda kalacağını ifade etti.
Ebu Amir'e göre Washington yönetimi de Netanyahu'nun bu açıklamalarının iç siyasete dönük olduğunu bildiği için durumu görmezden geliyor.
Siyasi analist Visam Afife ise Netanyahu'nun reddinin sadece anlaşmaya değil, doğrudan Trump yönetimine yöneltilmiş bir siyasi meydan okuma olduğunu savundu.
Afife, Filistinli grupların ve ara bulucuların silah konusu dahil kritik meselelerde esneklik gösterdiği bir dönemde Netanyahu'nun Trump'ın üstlendiği bir metni reddetmesinin çelişki oluşturduğuna dikkati çekti.
Afife, krizin artık İsrail ile Filistinli gruplar arasında olmaktan çıkıp Washington'ın kendi desteklediği planı koruma kabiliyetinin sınandığı bir noktaya evrildiğini ifade etti.
ABD'nin ya Netanyahu'yu sınırlandırmak için baskı yapacağını ya da İsrail'in taleplerini karşılayacak yeni yöntemler arayacağını belirten Afife, metnin yeniden müzakereye açılmasının İsrail'e zaman kazandıracağını vurguladı.
Netanyahu'nun Hamas silahsızlanmadan çekilmeyeceklerini beyan etmesi, kademeli çekilme öngören ikinci aşamanın geleceğini ABD'nin atacağı adımlara bağlamış durumda.