
YDH ― Islamic World Haber Ajansı’na göre, Yemen'in Suudi Arabistan'a karşı ilan ettiği deniz ablukası, ülkenin ABD ile İran arasındaki bölgesel güç savaşında üstlendiği rol açısından yeni bir dönüm noktası.
Yıllar süren savaşa rağmen Suudi Arabistan, Yemen'in havalimanlarını, limanlarını ve kara sınır kapılarını ablukada tutmayı, ülke kaynaklarını sömürmeyi ve halk üzerindeki ağır kısıtlamaları sürdürüyor.
Ancak bu durum, Yemen kamuoyu için artık katlanılmaz bir boyuta ulaştı.
Milyonlarca Yemenlinin feryadı, kabile meclislerinden çıkan kararlar ve kitlesel yürüyüşlerde "genel seferberlik" çağrısına verilen güçlü destek, devrim liderlerini Suudi Arabistan'a misilleme yapmaya ve çatışmaları yeniden alevlendirmeye yöneltti.
Bu doğrultuda 20 Temmuz'da "kuşatmaya karşı kuşatma" stratejisini duyuran Yemen Silahlı Kuvvetleri, tırmanan bu gerilime her cephede karşılık vereceğini ilan etti.
Buna karşılık Suudi rejimi, Yemen'e ilişkin 2216 sayılı karar ile Kızıldeniz'deki seyrüsefer özgürlüğünü güvence altına alan 2722 sayılı BM kararını gerekçe gösterip uluslararası toplumdan destek istedi ve bunu Yemen'e karşı yeni bir koalisyon kurmak için fırsata çevirdi.
Yemen Silahlı Kuvvetleri, Suudi Arabistan'ın insanlık dışı uygulamalarına karşı misilleme kararı aldığı 20 Temmuz'dan bu yana bir gemiyi batırdı.
Düzenlenen saldırılar ve peş peşe gelen uyarılarla, en az 30 Suudi petrol tankerinin Kızıldeniz'den geçişi engellendi ve gemiler rotalarını Süveyş Kanalı'na çevirmek zorunda kaldı.
Cizan ve Yanbu limanlarındaki Aramco tesisleri ile Abkayk petrol sahası da Yemen güçlerinin düzenlediği ağır silahlı saldırıların hedefi oldu ve ciddi hasar aldı.
Dahası, Suudi koalisyonuna ait Çin yapımı Wing Loong, Türk yapımı Karayel ve Akıncı tipi üç insansız hava aracı (İHA) Yemen hava savunma sistemlerince düşürüldü; böylece Suudi hava saldırılarına karşı son derece güçlü bir direniş sergilendi.
Sanaa hükümetine bağlı Yemen güçleri iç cephede de Suudi koalisyonu ve istifa eden hükümet güçlerine ağır darbeler indirdi; Marib, Hadramevt, Taiz ve Ed-Dali vilayetlerindeki pek çok hedefi balistik füzeler ve kamikaze İHA'larla vurdu.
Suudi ordusu ilk günlerde Hudeyde Limanı'na, Marib'in Meczer ilçesine ve el-Cevf çöllerindeki bazı hedeflere saldırarak karşılık vermeye çalışsa da Yemenlilerin artan çatışma ortamına karşı sergilediği yüksek hazırlık durumu Riyad'ı sessizliğe gömülmek zorunda bıraktı.
Yemen Silahlı Kuvvetleri'nin Suudi Arabistan ve istifa eden hükümet güçlerine yönelik askerî operasyonlarının bilançosu ise şöyle:
● Yemen'e ait bir insansız deniz aracının (İDA) düzenlediği saldırıyla Hindistan bandıralı "Faize Noore Oliya" adlı yük gemisi batırıldı.
● Dokuz Suudi gemisi hedef alındı ve 30'u aşkın gemi rotasını Süveyş Kanalı'na çevirmek zorunda bırakıldı.
● Cizan, Yanbu ve Abkayk'taki petrol ve doğalgaz tesislerinin yanı sıra Necran'daki çeşitli hedefler vuruldu.
● İstifa eden hükümet güçlerinin kontrolündeki birçok noktaya saldırı düzenlendi: Marib'deki Er-Ruveyk, Es-Seniye, Sahn el-Cin ve Harib; Hadramevt'teki Seyun, El-Aber ve El-Vedia; Taiz'deki El-Maha Limanı; Ed-Dali'deki El-Alele ve Muris üsleri ile Şebve'nin Bihan ilçesindeki niteliği belirsiz bazı hedefler vuruldu. Bu operasyonlarda şu ana dek en az 72 koalisyon askeri öldü, 166'dan fazla asker ise yaralandı.
Yemenlilerin Suudi Arabistan'la girdikleri bu savaşta üstünlüğü ele geçirdiği son derece net; nitekim bu durum Suudi yönetiminde bölgesel savaşın daha da şiddetleneceğine dair ciddi bir endişe yarattı.
Yemenlilerin Suudi Arabistan'ın içlerine kadar uzanan nokta atışı saldırılarının boyutu ve sahadaki askerî hâkimiyeti karşısında sarsılan Riyad rejimi, telaşla yeniden bir koalisyon kurma ve uluslararası destek bulma arayışına girdi.
Bu adımların bir sonucu olarak Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Fars Körfezi, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde kolektif deniz güvenliğini artırmak ve seyrüsefer emniyetini sağlamak adına bir “deniz savunma koalisyonu” kurmak için 14 ülkenin desteğini almayı başardı.
Söz konusu koalisyonda Suudi Arabistan, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Pakistan, Türkiye, Mısır, Ürdün, Bangladeş, Nijerya, Sudan, Cibuti, Somali ve istifa eden Yemen hükümeti yer alıyor. ABD ve İngiltere de bu koalisyona destek verdiklerini açıkladı.