
YDH- ABD’nin müttefikleri, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun Washington’ın Gazze için hazırladığı 15 maddelik planı reddetmesinin, Trump rejiminin kurduğu “Barış Kurulu”na ve Washington’ın Ortadoğu üzerindeki etkisine duyulan güveni zedelediğini düşünüyor.
Politico’ya konuşan ve ABD’nin bölgedeki politikalarına ilişkin bilgi sahibi diplomatlar, “Washington’ın Gazze konusunda İsrail üzerinde gerekli baskıyı oluşturacak güce sahip olmadığı veya bu gücü kullanmaya yanaşmadığı” görüşünde. Diplomatlar, bu durumun ABD’nin bölgedeki diğer müzakere girişimleri açısından da endişe verici olduğunu belirtiyor.
Bir Arap diplomat, Netanyahu’nun planı reddetmesinin bölgesel istikrar ve İsrail’in güvenliği açısından uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğini belirterek, Trump’ın Netanyahu üzerindeki siyasi baskıyı artırarak sürece yeniden yön verme imkanına sahip tek aktör olduğunu iddia etti.
Netanyahu’nun tutumu Washington’ı zorluyor
Habere göre, Netanyahu’nun tavrı, Washington’ın “Ortadoğu’daki sorunları yeniden şekillendirme çabalarında” karşılaştığı güçlükleri artırıyor. ABD yönetimi bir yandan İran savaşını sona erdirmeye, diğer yandan İsrail ile Hizbullah arasındaki Lübnan çatışmasını sonlandırmaya çalışıyor.
Netanyahu, pazar günü Beyaz Saray destekli Gazze planını reddederek İsrail askerlerinin bölgeden çekilmesinin ancak Hamas’ın tamamen silahsızlandırılmasının ardından gerçekleşebileceğini söyledi.
Bu tutumun, Trump’ın geçen yıl İsrail ile Hamas arasındaki savaşı sona erdirmek amacıyla oluşturduğu ve 27 ülkenin yer aldığı “Barış Kurulu”nun geleceğini daha da zora sokabileceği değerlendiriliyor.
ABD’nin eski Suudi Arabistan Büyükelçisi Robert Jordan, “Barış Kurulu”nun mevcut durumunu “yürüyüşü aksayan bir yapıya” benzetti. Jordan, kurulun hiçbir zaman Birleşmiş Milletler’in yerine geçebilecek geniş tabanlı ve güçlü bir yapı olarak görünmediğini belirterek, İsrail’deki siyasi tablonun da durumu daha karmaşık hale getirdiğini söyledi.
Kurul yönetimi yorum talebine yanıt vermezken, bir kurul yetkilisi çalışmaların İsrail’in katılımıyla sürdüğünü savundu. Yetkili, Gazze’ye konuşlandırılması planlanan uluslararası istikrar gücünde görev alacak yüzlerce asker için lojistik destek merkezinin inşa edildiğini belirtti.
“İsrail, iki devletli çözümün önündeki engellerden biri”
Ortadoğu politikasını yakından takip eden Batılı bir diplomat, Netanyahu’nun tutumunun ABD’nin İsrail politikasının yanlış yönde ilerlediğini gösterdiğini söyledi.
Diplomat, İsrail’i sürekli olarak memnun etmeye çalışmanın daha fazla ve daha ağır taleplere yol açtığını belirterek, Netanyahu’nun son hamlesinin “Barış Kurulu”nun çalışmalarını tamamen sona erdirmese de İsrail’in uygulanabilir bir iki devletli çözümün önündeki engellerden biri olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.
Trump ise Netanyahu ile açık bir çatışmaya girmekten kaçındı. ABD Başkanı, pazartesi günü gazetecilere yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı’nın ABD planını reddetmesine rağmen Netanyahu ile “iyi bir ilişkisi” olduğunu söyledi. Beyaz Saray ise İsrail’in plana karşı çıkması konusunda daha fazla açıklama yapmadı.
Trump rejiminden bir yetkili ise Netanyahu’nun kararının barış sürecini sekteye uğrattığı görüşünde olmadıklarını belirterek, İsrail başbakanının tutumunun iç kamuoyuna yönelik seçim hesaplarıyla bağlantılı olduğunu savundu.
Trump’ın Ortadoğu’daki etkisi sorgulanıyor
Netanyahu’nun planı reddetmesi, İsrail’de yaklaşan parlamento seçimleri öncesinde siyasi desteğinin gerilediği bir döneme denk geldi.
Avrupa’da ise bazı hükümetler “Barış Kurulu”nun Gazze’deki süreci yeniden canlandırabileceği umudunu koruyor. Ancak bölgeyi yakından takip eden bazı uzmanlar, Netanyahu’nun kurulun çalışmalarını “İsrail’in çıkarlarına daha fazla hizmet edecek şekilde” yönlendirdiğini düşünüyor.
Eski İsrail Başbakanı Şimon Peres’in diplomatik danışmanlığını yapan Nimrod Novik, Netanyahu’nun tutumunun ABD ve “Barış Kurulu” ekibinin sabrını sınadığını söyledi.
Filistin müzakere ekibine daha önce danışmanlık yapan Zaha Hassan ise Barış Kurulu’nun Trump’ın kişisel girişimi olduğunu belirterek, “ABD İsrail’i Gazze’de geri adım atmaya, güçlerini çekmeye ve kurulun çalışmalarına izin vermeye ikna edemezse, bölgedeki diğer aktörler Washington’ın İsrail’i kendi ülkeleri açısından sınırlandırabileceğine nasıl inanabilir?” değerlendirmesinde bulundu.
Bir Avrupalı diplomat da Trump’ın Ortadoğu üzerindeki etkisine yönelik hayal kırıklığının İran savaşını hızlı biçimde sona erdirememesiyle daha önce ortaya çıktığını belirtti. Diplomat, çözümün beklenenden daha uzakta olduğunu ve Trump’ın güvenilirliğini kaybetmeye başladığını savunarak, bölgedeki durumun belirsizlik içinde olduğunu söyledi.