
YDH ― Bu sabah, Çarşamba günü, İsrail işgal yetkilileri Cenin'in doğusunda, Marj Ibn Amer kavşağı ile Aaba köyünü Haddad kavşağına bağlayan yol üzerinde bulunan bir dizi ticari işletmenin yıkımına başladı. Yıkım süreciyle eş zamanlı olarak bu yola çıkan yollar da trafiğe kapatıldı.
Yıkım öncesi işletmelere bildirim yapıldı
Cenin Valiliği'ndeki yerleşim dosyasından sorumlu yetkili Tarık Ağbaria, işgal güçlerinin yaklaşık on gün önce sayıları 27 civarında olan bu tesislerin sahiplerine yıkım konusunda bildirim yaptığını söyledi.
Ağbaria, söz konusu caddeye giden yolların kapatılmasının işgal güçlerinin yıkım operasyonunun başlamasıyla aynı zamana denk geldiğini ve bunun vatandaşların hareketini ve bölgeye erişimini engellediğini söyledi.
Tesislerin yıkılması ekonomik faaliyeti etkiliyor
Yerel kaynaklar, yıkılan tesislerin ticari, endüstriyel ve tarımsal faaliyetleri kapsadığını açıkladı. Kaynaklar, yıkımların bölgedeki ekonomik faaliyete doğrudan zarar verdiğini ve bu tesislerde çalışarak geçimini sağlayan en az 150 ailenin hayatını etkileyeceğini belirtti.
Kaynaklar, işgal güçlerinin sabah saatlerinde askeri araçlar ve buldozerler eşliğinde bölgeye baskın düzenleyerek yıkım çalışmalarına başladığını aktardı. Bu durum ulaşımın aksamasına ve vatandaşlar ile işletme sahiplerinin ekonomik zarar görmesine neden oldu.
Yeni yıkımlar endişeyi artırdı
Yaklaşık on gün önce işgal güçleri, bölgedeki yaklaşık 40 tesisin yıkılacağını bildirdi. Bu durum, önümüzdeki dönemde daha fazla yıkım olabileceği yönündeki endişeleri artırdı.
Yıkımlar, işgalcilerin Cenin Valiliği'ndeki tesislere ve arazilere yönelik önlemlerinin tırmanmasıyla aynı zamana denk geldi. Özellikle işgalci yetkililerin inşaata sıkı kısıtlamalar getirdiği "C" olarak sınıflandırılan bölgelerde bu önlemler yoğunlaştı.
Temmuz ayında 80 yıkım operasyonu
Temmuz ayı boyunca işgal yetkilileri 80 yıkım operasyonu gerçekleştirdi. Bu operasyonlar sonucunda 165 tesis etkilendi. Bu tesisler arasında 80 yerleşim yeri, 8 boş ev, 63 tarım tesisi ve 11 geçim kaynağı yer aldı.
Yıkım faaliyetlerinin yoğunlaştığı vilayetler arasında 34 tesisle Kalkilya, 26 tesisle Hebron, 22 tesisle Ramallah ve El-Bireh, 16 tesisle Beytüllahim ve diğer vilayetler yer aldı.
Smotrich yıkımları övdü
Aşırılıkçı İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise Çarşamba günü, işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin Valiliği'nde Filistinlilere ait binaların yıkımına başlanmasını övdü.
Aşırı sağcı "Dini Siyonizm" partisinin lideri Smotrich, Amerikan şirketi "X"in platformunda yaptığı bir paylaşımda, bölgede yeniden yerleşim hazırlığı için "Batı Şeria'nın kuzeyindeki Ganim ve Kadim'de" 26 binanın yıkımına yönelik bir operasyonun bu sabah başlatıldığını duyurdu.
Smotrich, Filistinlilere ait binaların "yasa dışı" olduğunu iddia etti ve bunların yıkılmasının, kendi ifadesiyle, "yerleşimi ve güvenliği güçlendirmek için gerekli bir adım" olduğunu söyledi.
Aşırılıkçı bakan, Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerinin hızlanmasıyla aynı zamana denk gelen yıkım operasyonuna ait olduğunu söylediği fotoğrafları yayınladı.
Ganim ve Kadim için yeniden yerleşim adımı
İşgal hükümeti, 2025 yılının sonlarında, Batı Şeria'da 19 yerleşimin kurulması veya yeniden düzenlenmesini içeren bir kararın parçası olarak "Ganim" ve "Kadim" yerleşimlerinin yeniden kurulmasını onayladı.
Mart 2023'te İsrail Knesset'i "Çekilme Planı" yasasında değişiklik yaptı. Bu değişiklikle, yerleşimcilerin 2005 yılında tahliye edilen Batı Şeria'nın kuzey bölgelerine girip yerleşmelerini engelleyen kısıtlamalar kaldırıldı.
BM: Binlerce yerleşim birimi için plan ilerletildi
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin yerleşimlerle ilgili son raporuna göre, işgalci yetkililer 14 Mart ile 12 Haziran tarihleri arasında, işgal altındaki Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Batı Şeria'da 4.750 yerleşim birimi inşa etme planlarını ilerletti veya onayladı.
Aynı BM raporuna göre işgal hükümeti, 25 Mart'ta Batı Şeria'nın "C" olarak sınıflandırılan bölgesinde 34 yerleşimin kurulmasını veya yasallaştırılmasını da onayladı. Bu, tek bir İsrail hükümeti kararında onaylanan en büyük sayı oldu.
BM Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararı
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 2334 sayılı kararında, 1967'den beri işgal altındaki Filistin topraklarında, Kudüs de dahil olmak üzere kurulan yerleşim yerlerinin "hukuki geçerliliğinin olmadığını" ve uluslararası hukukun açık bir ihlalini oluşturduğunu teyit etti.