‘Lübnanlı AIPAC adamı’ ve Beyrut’taki İsrail’le normalleşme ağı

13 Ağustos 2026

Bankacı ve medya patronu Antoun Sehnaoui’nin çevresindeki medya, finans ve Washington bağlantıları, Beyrut’ta İsrail’le normalleşme ağını görünür kılıyor.

YDH- Araştırmacı gazetecilik portalı The Grayzone, İsrail’in Güney Lübnan’daki işgalinin sürdüğü bir dönemde, Lübnanlı milyarder bankacı ve medya patronu Antoun Sehnaoui’nin, İsrail’le “normalleşmeyi” teşvik eden geniş bir siyasi, medya ve ekonomik ağın merkezinde yer aldığını belirtti.

The Grayzone’un kapsamlı haberinde, Sehnaoui’nin Washington’daki iş ve medya çevreleriyle bağlantılar kurduğu, Beyrut’ta ise aşırı sağcı Hristiyan gruplarla ilişkiler geliştirdiği ve bu ağın “İsrail’le normalleşme” sürecini desteklemek amacıyla kullanıldığı bildirildi.

Sehnaoui’nin Lübnan kamuoyunu etkilemek amacıyla Fransızca yayın yapan Ici Beyrouth, İngilizce This Is Beirut ve Arapça Hunna Lubnan gibi medya kuruluşlarına önemli miktarda finansman sağladığı kaydedildi.

Bu iddialar, Lübnan’ın önde gelen gazetelerinden L’Orient Today’nin Sehnaoui ailesi ve bankacının ülkedeki nüfuzu üzerine yayımladığı kapsamlı araştırmanın ardından gündeme geldi. L’Orient Today, Sehnaoui’yi bankacılık, medya ve siyaset alanlarında etkili bir isim olarak tanımladı.

Sehnaoui’nin İsrail’le ilişkileri, temmuz sonunda Washington’da İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile aynı yemekte görüntülenmesinin ardından Lübnan’da yeniden gündemin merkezine oturdu. Lübnanlı avukatlar, söz konusu buluşmanın ardından Sehnaoui hakkında İsrail’le temas kurduğu gerekçesiyle soruşturma başlatılması talebiyle başvuruda bulundu. Lübnan yargısının da Sehnaoui’nin bulunması ve sorgulanması yönünde karar aldı.

Bankacılık krizinden “İsrail’le normalleşme” girişimlerine

Sehnaoui Lübnan’da İsrail yanlısı politikaların öne çıkan savunucularından biri haline gelmeden önce de ülkenin en zengin ve etkili bankacılarından biri olarak biliniyordu.

Sehnaoui, 2019’da Lübnan ekonomisinin çöküşünün ardından bankacılık sektörünün tartışmalı isimlerinden biri haline geldi. Bankacılık sistemindeki kriz sırasında sıradan Lübnanlıların mevduatlarına erişemediği bir dönemde, ülkenin bankacılık elitlerinin milyarlarca doları yurt dışına aktardığı yönündeki iddialar gündeme taşındı.

Sehnaoui ailesinin sahip olduğu bankalar üzerinden büyük miktarlarda paranın ülke dışına çıkarıldığı belirtilirken, Sehnaoui’nin Fransız bankacılık kuruluşları üzerinden yürüttüğü faaliyetler de dikkat çekiyor.

Sehnaoui’nin ABD siyasi çevreleriyle ilişkileri ise yıllar öncesine uzanıyor.

Eski ABD Adalet Bakanı John Ashcroft 2010 yılında Sehnaoui’nin sahibi olduğu Lübnan Kanada Bankası’nda Hizbullah bağlantılı olduğu iddia edilen hesapların incelenmesine yardımcı oldu ve ABD Hazine Bakanlığı’nın “terör” finansmanından sorumlu eski yetkilisi Daniel Glaser daha sonra Sehnaoui’nin bankasında danışman olarak görev yaptı.

Glaser daha sonraki yıllarda Washington’daki İsrail yanlısı düşünce kuruluşu “Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü” (Washington Institute for Near East Policy/WINEP) bünyesinde Hizbullah’ın küresel finans sisteminden dışlanmasını savunan açıklamalar yaptı.

Bu ilişkiler Sehnaoui’nin bankacılık ağı ile Washington’daki İsrail yanlısı çevreler arasında uzun süredir devam eden bir bağlantıya işaret ediyor.

Medya ağı: “Normalleşmenin” propaganda ayağı mı?

Haberde Sehnaoui’nin medya yatırımları özellikle mercek altına alındı.

This Is Beirut, kendisini “bağımsız ve partiler üstü, ancak tarafsız olmayan” bir medya kuruluşu olarak tanımlasa da İsrail’in Lübnan topraklarındaki işgaline yeterince yer vermiyor ve bunun yerine Hizbullah ile İran’a yönelik suçlamaları öne çıkarıyor.

Kuruluşun çalışanları arasında İsrail yanlısı Washington düşünce kuruluşlarıyla bağlantılı gazeteci ve araştırmacılar da bulunuyor.

Bu isimler arasında Hüseyin Abdulhüseyin, Seth J. Frantzman ve Claudia Groeling gibi gazeteci ve araştırmacılar yer alıyor. Bazı isimlerin “Demokrasileri Savunma Vakfı” (Foundation for Defense of Democracies/FDD) ve Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü gibi kuruluşlarla bağlantıları bulunuyor.

Ayrıca, This Is Beirut’un 2026 Münih Güvenlik Konferansı’nda İsrail merkezli “MIND Israel” düşünce kuruluşu ile ortak bir panel düzenlediği ve bu etkinliğin İsrail medyası tarafından “Lübnan-İsrail normalleşmesi” açısından önemli bir adım olarak sunulduğu kaydedildi.

Kuruluşun yazarlarından Abdulhüseyin’in Hizbullah’a karşı mücadelede İsrail ordusuyla işbirliğini savunan görüşler dile getirdiği de aktarıldı.

This Is Beirut’un röportaj yaptığı isimler arasında kendisini “Lübnanlı Siyonist” olarak tanımlayan ve “Lübnan-İsrail Barış İttifakı” (Lebanon Israel Peace Alliance) oluşumunun kurucularından Hagar Chemali’nin de bulunuyor.

Washington bağlantısı ve Morgan Ortagus

The Grayzone, Sehnaoui’nin Trump rejiminin eski Ortadoğu Özel Temsilcisi Morgan Ortagus ile ilişkisine de geniş yer verdi.

Ortagus, Nisan ayında Washington’daki Holokost Anma Müzesi’nde düzenlenen etkinlikte Sehnaoui’yi överek ailesinin “Hristiyan Siyonist” geçmişine vurgu yaptı. Ortagus ayrıca, Sehnaoui’nin Lübnan’da hukuken sorun yaratabilecek faaliyetlerde bulunduğunu ifade etti.

İkili arasındaki yakın ilişki, Sehnaoui’nin Washington’da İsrail Başbakanı Netanyahu ile aynı yemekte görüntülenmesinin ardından daha fazla tartışma konusu oldu.

Sehnaoui ve Ortagus, yakın zamanda ölen ABD’li Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham anısına düzenlenen yemekte Netanyahu ile bir araya geldi. Bu buluşmanın ardından Lübnanlı avukatlar Sehnaoui hakkında suç duyurusunda bulundu; yargı da Sehnaoui’nin bulunarak sorgulanması yönünde 30 günlük karar aldı.

Sehnaoui Washington’daki siyasi çevrelerde “Lübnanlı AIPAC adamı” olarak anılmaya başlandı.

Hizbullah’a yönelik finansal baskı

The Grayzone’un dikkat çektiği bir diğer konu ise Lübnan’daki Karz-ı Hasen kurumu.

Faizsiz kredi sağlayan ve Hizbullah’la bağlantılı olduğu öne sürülen kurum İsrail saldırılarının yanı sıra ABD yaptırımlarının da hedefi haline geldi.

Washington merkezli FDD, Haziran ayında Karz-ı Hasen’e yönelik finansal baskının Hizbullah’ın ayakta kalma kapasitesini zayıflatabileceğini savunan bir analiz yayımladı. Bunun ardından ABD Hazine Bakanlığı, kurumla bağlantılı oldukları iddiasıyla çok sayıda Lübnanlıyı yaptırım listesine aldı.

Sehnaoui’nin ABD Hazine Bakanlığı çevreleriyle geçmişten gelen yakın ilişkileri nedeniyle bu süreçteki rolünün soru işaretleri yarattığı belirtildi. Ancak Sehnaoui’nin, Karz-ı Hasen’in finansal olarak hedef alınmasında doğrudan rol oynadığına ilişkin kesin kanıt bulunmadığı da aktarıldı.

Ailenin İsrail bağlantılarının geçmişi

Sehnaoui’nin İsrail’le ilişkilerinin kişisel siyasi tercihinden ibaret olmadığı, ailesinin geçmişine kadar uzandığı vurgulandı.

Sehnaoui’nin amcası Maurice Sehnaoui’nin Lübnan medyasına yaptığı açıklamalara dayanan haberde, Antoun’un babası Nabil Sehnaoui’nin İsrail ve Yahudiliğe özel ilgi duyduğu ve İsrail’le yakın ilişkiler geliştirdiği belirtildi.

Nabil Sehnaoui’nin 1970’lerin sonlarında İsrail istihbaratından üst düzey bir isim olan David Kimche’yi evinde ağırladığı ve Lübnan’daki Hristiyan aşırı sağ çevrelerle ilişkili olduğu aktarıldı.

Ayrıca, Nabil Sehnaoui’nin Lübnan İç Savaşı sırasında faaliyet gösteren et-Tanzim adlı aşırı milliyetçi Hristiyan örgütün önde gelen isimlerinden biri olduğu iddia edildi.

Et-Tanzim’in dönemin Lübnanlı Hristiyan milisleriyle ve İsrail’le ilişkilerine dikkat çekilerek, Sehnaoui ailesinin İsrail’le yakınlaşmasının tarihsel köklerinin Lübnan İç Savaşı dönemine kadar uzandığı kaydedildi.

“Tanımlı bir normalleşme ağı”

Sehnaoui’nin bugün yürüttüğü faaliyetleri, ailesinin geçmişteki İsrail bağlantıları, bankacılık sektöründeki nüfuzu, Washington’daki siyasi ilişkileri ve medya yatırımlarıyla birlikte değerlendiriliyor.

Bu ağ; bankacılık, medya, Washington’daki siyasi çevreler ve Lübnan’daki İsrail yanlısı grupları bir araya getirerek Beyrut’u Tel Aviv’le “normalleşmeye” yönlendirmeyi amaçlıyor.

Bu çerçevede Sehnaoui’nin Netanyahu ile görüşmesi, medya yatırımları ve Ortagus’la ilişkisi, daha geniş bir siyasi projenin parçaları olarak değerlendiriliyor.

L’Orient Today’nin bağımsız araştırması da Sehnaoui’nin Lübnan siyasetinde, bankacılık sektöründe ve medya alanında perde arkasından etkili olan önemli bir aktör olduğunu ortaya koyuyor. Gazete, Sehnaoui’nin İsrail’le yürütülen görüşmelerden Lübnan’daki siyasi dengelere kadar birçok başlıkta etkisinin bulunduğuna dikkat çekiyor.

The Grayzone, tüm bu gelişmelerin Lübnan’ın “İsrail’le normalleşmeye” ve ülke içinde yeni bir siyasi çatışmaya sürüklenmesi riskini artırdığını vurguluyor.