Şeyh Naim Kasım: Bizi teslimiyete sürükleyecek dayatmaları asla kabul etmeyeceğiz Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
LÜBNAN
14 Ağustos 2026 · 21:51

Şeyh Naim Kasım: Bizi teslimiyete sürükleyecek dayatmaları asla kabul etmeyeceğiz

Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, Lübnan-İsrail görüşmelerinde ortaya çıkan sözde “çerçeve anlaşmasını” ABD-İsrail dayatması olarak nitelendirerek teslimiyeti reddettiklerini, Lübnan’ın egemenliğinin ve direnişin savunulacağını vurguladı.

YDH ― Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, Hizbullah'ın, İslam Devrimi Lideri Şehit Seyyid Ali Hamenei'ye 2 Mart 2026’da düzenlenen suikasta karşılık verdiğini vurguladı.

Şeyh Naim Kasım, "Bu misilleme, aynı zamanda on beş aydır çektiğimiz acıların da bir özetidir," ifadelerini kullandı.

Ayrıca Hizbullah'ın, İsrail-ABD'nin hedeflerine ulaşmasına set çektiğini ve kendi belirlediği yolda yürümeye kararlılıkla devam ettiğini dile getirdi.

2006 Zaferi'nin yirminci yıl dönümü vesilesiyle Cuma günü yaptığı konuşmada Şeyh Kasım, kurtuluşu teslimiyette arayanlara şöyle seslendi:

“Onlar bir serabın peşinden koşuyorlar ve direnişin ruhunu hiç tanımıyorlar. Bu direnişin ne denli köklü ve sarsılmaz bir iradeye dayandığından habersizler.”

Şeyh Naim Kasım, sözlerine şu güçlü uyarıyla devam etti:

“Bizi teslimiyete ve çöküşe sürükleyecek dayatmaları asla kabul etmeyeceğiz; böylesi seçeneklerin karşısında dimdik duruyoruz.”

Lübnanlı yetkililer ile İsrail arasında doğrudan yürütülen görüşmeler sonucunda ortaya çıkan sözde “çerçeve anlaşmasını” da sert bir dille eleştiren Şeyh Naim Kasım, "Ortada ne bir çerçeve var ne de bir anlaşma," dedi.

Washington'da “Çerçeve Anlaşması” adı altında sahnelenen oyunu izleyen herkesin, masada yalnızca Amerikan-İsrail ittifakından oluşan tek bir taraf gördüğünü belirten Şeyh Kasım, durumu şöyle özetledi:

“Lübnan heyeti bu süreçte tamamen karşı tarafa tabi olmuş; Washington'ın emirlerini ve İsrail'in arzularını harfiyen yerine getiren bir araca dönüşmüştür.”

Bu metnin, “bizzat İsrail mürekkebiyle kaleme alınmış bir İsrail dayatması olduğunun” altını çizen Şeyh Kasım, Lübnan yönetiminin bu belgeye imza atarak İsrail'in tüm taleplerine boyun eğdiğini belirtti.

Şeyh Naim Kasım, "Amerika Birleşik Devletleri'nin güdümündeki bu yönetim, yalnızca kendi sicilini temize çıkarmanın ve iktidara gelirken efendilerine verdiği sözleri tutmanın peşinde," ifadelerini kullandı.

Şeyh Kasım, söz konusu dayatmanın, “Lübnanlı yetkilileri İsrail düşmanından yargı önünde hesap sorma hakkından, kendi elleriyle ve zillet içinde mahrum bıraktığını” ifade etti.

İsrail işgal rejimiyle yürütülen yedi turluk doğrudan müzakereler sonucunda tek bir kazanım bile gösterilemeyeceğine dikkat çeken Şeyh Kasım, bu anlaşmanın temelindeki iki büyük fiyaskoyu şöyle açıkladı:

“Birincisi, daha masaya oturulmadan İsrail'in tüm taleplerinin peşinen kabul edildiği o doğrudan müzakere sürecidir. İkincisi ise baştan sona anlaşma metninin içeriğidir. Lübnanlı yetkililer, düştükleri bu hezimeti artık kabullenmelidir.”

Şeyh Kasım, yetkililere açık bir çağrıda bulunarak onları başarısızlıklarıyla yüzleşmeye, yüzlerini yeniden kendi halklarına dönmeye ve güven veren, birleştirici bir duruş sergilemeye davet etti.

Bu krizden çıkmanın tek yolunun, Lübnan'ın elindeki gerçek güç unsurlarını; yani direnişi, milli birliği, devletin kapasitesini ve egemenlik haklarını sahaya sürmek olduğunu vurguladı.

Sözlerini sert sorularla sürdüren Şeyh Kasım, "Lübnanlı yetkililer, şanlı ordumuzun sürekli aşağılanmasını ve bombaların hedefi olmasını nasıl içlerine sindirebiliyor? 'Deneysel bölgeler' diyerek başımıza sardığınız bu yeni icat da neyin nesi?" diyerek Hizbullah'ın bu müzakere tiyatrosuna zerre kadar itimat etmediğinin altını çizdi.

Şeyh Kasım ayrıca yetkilileri bir an evvel bu yoldan dönmeye çağırdı:

"Bu günahkâr hatadan, bu utanç verici hezimetten, bu aşağılayıcı tavizden, Lübnan'ın egemenliğini ayaklar altına alan ve 'Siz kapalı kapılar ardında neyin sözünü verdiniz?' sorusunu akıllara kazıyan bu devasa hatadan derhal geri dönün."

Egemenliğin çiğnenmesinin ve İsrail varlığının bu topraklarda tutunmasının asla kabullenilemeyeceğini belirten Şeyh Naim Kasım, Amerikan vesayetinin ülkeyi resmen gasp etmeye karar verdiğini söyledi.

Şeyh Naim Kasım, direnişin duruşunu şu sözlerle özetledi:

"Bugüne dek verdiğimiz tüm kayıplar, savunduğumuz ve sonuna kadar savunacağımız bu haklı davamızın bir bedelidir. Yaptığımız her fedakârlık, sarsılmaz bir inancın ve çelikten bir iradenin eseridir. Karşımızdaki düşmanla silah gücümüz eşit olmayabilir, ancak diz çökmeyeceğiz."

İsrail'in dizginlenmesinde İslamabad Mutabakat Zaptı'nın oynadığı role de değinen Şeyh Kasım, işgalci gücün onca yıkıma rağmen bu sayede gerilimi düşürmek zorunda kaldığını hatırlattı.

Lübnan halkının evlerine dönmesini sağlayan yegâne güvencenin yine bu mutabakat olduğuna dikkat çekti.

İç istikrarın korunması, yerinden edilmiş sivillere derhal barınak ve yardım ulaştırılması ve savaşın açtığı yaraların sarılması konusundaki hayati öneme vurgu yapan Şeyh Kasım, bu yükümlülüklerin doğrudan devletin omuzlarında olduğunu hatırlattı.

Sözlerini sahadaki direnişçilere hitaben sürdüren Şeyh Kasım, şu güçlü mesajı verdi:

“Sizin uğrunuza canımızı feda edeceğiz. Damarımızdaki son damla kana kadar savaşacak ve sizi asla cephede yalnız bırakmayacağız. Öfkenizi kalbinizin en derinlerinde diri tutun; günü geldiğinde hedeflerinize ve haklarınıza ulaşmak için o öfkeyi kuşanmaya hazır olun.”

Direnişçilere seslenirken kararlılığını şu sözlerle pekiştirdi:

“İçinizdeki o öfkenin de patlayacağı bir an mutlaka gelecektir. Direnişe ve direnişçilere karşı kirli oyunlar tezgâhlamaya kalkan herkes, bunun bedelini en ağır şekilde ödeyecektir.”

Uli'l-Ba's savaşının getirdiği tüm zorluklara ve İsrail'in işlediği onca cürüme rağmen elde edilen en somut sonuçlardan birinin 27 Kasım 2024 tarihli anlaşma olduğunu hatırlatan Şeyh Kasım, bu metnin hâlâ geçerliliğini koruduğunu ve tüm adımların bu zemin üzerinde atılması gerektiğini vurguladı.

Şeyh Kasım sözlerini şu sitemkâr tespitle noktaladı:

"Lübnanlı yetkililerin gözü direnişin silahından başka hiçbir şeyi görmez oldu. İsrail'in kural tanımaz zorbalığına karşı durmak varken, namlularını kendi direnişçilerine çevirmeye başladılar."

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 14.08.2026 22:33 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/43568/seyh-naim-kasim-bizi-teslimiyete-surukleyecek-dayatmalari-asla-kabul-etmeyecegiz