İran'a karşı savaşın sessiz kaybedeni: Bahreyn Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
ARAP DÜNYASI
15 Ağustos 2026 · 23:30

İran'a karşı savaşın sessiz kaybedeni: Bahreyn

Bahreyn, ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşında aldığı pozisyonun ardından doğrudan hedef hâline gelerek tüm hayati sektörlerinde ağır bir ekonomik yıkımla yüzleşiyor.

YDH- El-Ahbar’ın haberine göre, İran’a karşı savaşın bölge ekonomilerinde yol açtığı kayıplar tartışılırken Bahreyn’in uğradığı zararlar büyük ölçüde gündemin dışında kalıyor.

Bahreyn’e yönelik değerlendirmelerise çoğunlukla sınırlı ve yüzeysel ifadelerle geçiştiriliyor.

Bölgesel ekonomik kayıplara ilişkin tartışmaların merkezinde, siyasi nüfuzları, ekonomik büyüklükleri ve küresel enerji piyasalarındaki ağırlıkları nedeniyle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar gibi ülkeler yer alıyor.

Ancak savaşın ilk günlerinden itibaren İran’ın en ağır saldırılarından birinin hedefi olan Bahreyn, çatışmanın ekonomik ve stratejik sonuçlarını doğrudan yaşayan ülkeler arasında bulunuyor.

Ekran Resmi 2026-08-15 23.17.37

İran’ın misilleme saldırılarında, ABD’nin askeri ve istihbarat altyapısının yanı sıra Beşinci Filo karargâhı ile Washington’ın Bahreyn’deki yatırımları nedeniyle stratejik önem taşıyan enerji ve sanayi tesisleri de hedef alındı.

Yüzölçümü, kaynakları ve nüfusu göz önüne alındığında Bahreyn oldukça küçük bir ekonomi manzarası çiziyor.

Yine de "Arap Baharı" sürecinde bölgeyi kasıp kavuran savaşlar ve çatışmalar, Krallığı Libya ve Sudan gibi çok daha zengin kaynaklara sahip ülkelerin önüne taşıdı.

Ülke, bu süreçte yaklaşık 47,5 milyar dolarlık gayrisafi yurt içi hasılasıyla (GSYH) en büyük on ikinci Arap ekonomisi konumuna yükseldi.

Ne var ki geçen yılki IMF verilerine göre reel GSYH büyümesi ivme kaybetti.

Büyüme oranı 2022'deki yüzde 6,2 bandından 2025 projeksiyonlarında yüzde 2,9'a kadar geriledi.

Bu yavaşlamanın ardında iki temel neden yatıyordu.

İlki, hidrokarbon üretimindeki daralmanın giderek derinleşmesiydi. Bu oran 2022'de eksi yüzde 1,5 iken, 2024'te eksi yüzde 3,3'e kadar düştü. 2025 yılı için ise büyümenin ancak yüzde 0,2 ile sınırlı kalacağı tahmin ediliyor.

Nitekim hidrokarbon gelirlerinin toplam kamu gelirleri içindeki payının 2022'de yüzde 62,5 seviyesindeyken geçen yıl yüzde 54,1'e düşmesi de bu tabloyu net bir şekilde doğruluyor.

İkinci temel neden ise hidrokarbon dışı sektörlerdeki büyüme oranının 2022'deki yüzde 7,9 seviyesinden geçen yıl yüzde 3,3'e gerilemesiydi.

Ekran Resmi 2026-08-15 23.21.02

Genel tabloya bakıldığında, IMF uzmanlarının bu yılın başlarında yayımladığı rapora göre ülkenin mali durumu 2024 yılında bozulmaya devam etti ve bu gidişatın 2025'te de süreceği öngörülüyor.

Tahminler, bütçe açığının GSYH'ye oranının 2024'teki yüzde 11 seviyesinden 2025'te yüzde 11,5'e çıkacağına işaret ediyor.

Benzer bir karamsar tablo, toplam kamu borcunun GSYH'ye oranında da göze çarpıyor.

IMF uzmanları bu oranın 2024'teki yüzde 134 seviyesinden 2025'te yüzde 145,1'e tırmanacağını tahmin ediyor.

Resmi rezervlerin 2024'teki 4,6 milyar dolardan 2025'te 5,5 milyar dolara çıkması beklense de, bu miktar olası petrol dışı mal ve hizmet ithalatının ancak iki aylık faturasını karşılayabilecek düzeyde kalıyor.

Bir diğer kritik gösterge olan cari işlemler dengesi ise 2022'den bu yana düşüş trendinde görünse de hâlâ fazla veriyor.

2024'te üretimin yüzde 4,8'ine denk gelen bu oranın, geçtiğimiz yıl için yüzde 3,8 bandında gerçekleştiği düşünülüyor.

İşte bu zorlu ekonomik koşullar altında Bahreyn, Amerika ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşta saf tuttu.

Ekran Resmi 2026-08-15 23.23.01

Bunun sonucunda tırmanan askeri gerilim, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının getirdiği ağır ekonomik yıkımın yanı sıra ülkeyi yeni bir tehlikenin içine attı.

Ülkedeki Amerikan üsleri ve ABD menşeli şirketlerin yatırım yaptığı ekonomik tesisler, doğrudan İran'ın misilleme menziline girdi.

Kriz ortamından Formula 1 yarışları bile nasibini aldı.

Tıpkı Kuveyt ve Katar gibi, Bahreyn'in de Hürmüz Boğazı'nı es geçebilecek alternatif bir deniz veya kara yoluna sahip olmaması, dış ticaretinde keskin bir düşüşe yol açtı.

Bu sert düşüş, Bahreyn Bilgi ve e-Devlet Kurumu'nun yayımladığı ilk çeyrek dış ticaret verilerinde bütün çıplaklığıyla göze çarpıyor.

Rakamlar, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla ticarette yüzde 14,5'lik bir daralmaya işaret ediyor.

Petrol dışı ihracat yaklaşık yüzde 10 eridi. Petrol dışı ithalat ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17 oranında azaldı.

Ekran Resmi 2026-08-15 23.24.15

Savaşın 2026 yılının ikinci ve üçüncü çeyreklerindeki seyrine de bağlı olarak, dış ticaret üzerindeki bu yıkıcı etki iyice belirginleşti.

Ekonomi üzerindeki baskı her geçen gün daha da ağırlaştı.

Bunun temel nedeni, Hürmüz Boğazı'ndan geçen deniz trafiğinin durma noktasına gelmesiydi.

BAPCO rafinerisinden dev alüminyum fabrikalarına, su arıtma tesislerinden diğer üretim ve hizmet altyapılarına kadar Bahreyn'in can damarı olan enerji ve sanayi tesisleri ciddi hasar gördü.

Bahreyn'in herhangi bir deniz veya kara yolu alternatifinden yoksun bulunması, dış ticaret kalemlerinde yarattığı bu ciddi daralmayla bir kez daha kendini gösterdi.

Tüm bu yaşananlar; başta üretim ve ihracat kalemleri olmak üzere birçok alanda ağır kayıplara neden oldu.

Hasar gören tesislerin onarım masrafları bütçeyi zorladı.

Fırlayan sigorta ve nakliye maliyetleri, eriyen devlet gelirleri, giderek büyüyen bütçe açığı ve ülkenin ithalat-ihracat çarkını döndürebilmek için acil alternatifler bulma zorunluluğu üst üste bindi.

Ekran Resmi 2026-08-15 23.25.48

Örneğin Dünya Bankası, daha önce yayımladığı bir raporda, Mart ayında Sitra rafinerisine düzenlenen saldırının petrol üretimini artırma umutlarını suya düşürdüğünü belirtti.

Kurum, Bahreyn'in içinde bulunduğumuz yıl için ekonomik büyüme tahminini raporun yayımlandığı dönem itibarıyla yüzde 1,3'e kadar çektiğini vurguladı.

Dahası, son dönemdeki bazı uluslararası değerlendirmeler GSYH'de yüzde 5'lik bir küçülmeye işaret ediyordu.

Uluslararası Para Fonu'nun bu yıl için 6,5 milyar dolar olmasını beklediği resmi rezervler ise yaklaşık 3 milyar dolara kadar eridi.

Bahreyn maruz kaldığı doğrudan ve dolaylı ekonomik kayıpların tam faturasını çıkarmayı bekliyor.

Ancak bazı hayati sektörlerdeki ve faaliyetlerdeki çöküş çok hızlı ve ani gerçekleşti. Bu tablo özellikle turizm ve seyahat sektöründe tüm çıplaklığıyla yüzünü gösterdi.

Ekran Resmi 2026-08-15 23.27.11

Geçmişte yılda 15 milyon civarında turist ağırlayan ülke, geçen Temmuz ayından önce, her yıl Nisan ayında düzenlenen Formula 1 yarışının iptal edilmesiyle turizm sezonunun en verimli dönemini kaybetti.

Bu iptal, ortalama harcamaları oldukça yüksek olan uluslararası ziyaretçilerin de aralarında bulunduğu 105 binden fazla seyircinin ekonomiye katacağı sıcak paradan mahrum kalınması anlamına geliyordu.

Oysa Bahreyn, bu yıl ekonomik göstergelerinde sunduğu toparlanma sinyalleriyle birlikte, 2030 yılına kadar milli ekonomisinin yaklaşık yüzde 90'ını petrol dışı kaynaklardan elde etme ana hedefine oldukça yaklaşmıştı.

Ancak Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü bu savaş tüm umutları enkaza çevirdi.

Yaşananlar, Krallığın mevcut hedefini yalnızca finansal ve ticari göstergelerindeki serbest düşüşü frenlemek zorunda kalacak kadar daralttı.

Ne var ki, Amerikan ve İsrail yetkililerinin ajandasında savaşa dönme fikri canlı kaldığı, Hürmüz Boğazı kapalı tutulduğu veya boğazdan geçişler güvenli olmadığı sürece, bu mütevazı hedefe ulaşmak bile bir hayal olarak kalıyor.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 15.08.2026 23:55 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/43616/iran-a-karsi-savasin-sessiz-kaybedeni-bahreyn