PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Financial Times gazetesi, Katar, Umman, Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan'ı belirli alanlarda önemli nüfuz araçlarına sahip "mini orta güçler" olarak tanımladı.

YDH - Etkisi sınırlı olmakla birlikte belirli alanlarda önemli nüfuz araçlarına sahip ülkeler, yeni uluslararası düzenin biçimlenmesinde dikkate değer bir rol oynayabilir.
Financial Times (FT), bu ülkeleri "mini orta güçler" olarak tanımlıyor ve Katar, Umman, Azerbaycan, Kazakistan ile Özbekistan'ı bu gruba dahil ediyor.
Kanada, Hindistan, Brezilya, Güney Afrika ve Meksika gibi büyük orta güçlerden farklı olarak bu ülkeler, uluslararası gündemi tek başlarına biçimlendirebilecek güce sahip değil. Ancak FT'ye göre enerji, ulaşım güzergahları, bölgesel güvenlik, arabuluculuk, finans, teknoloji ve coğrafi konum gibi belirli alanlarda kayda değer bir nüfuz elde ediyorlar.
Katar ve Umman, öncelikle diplomatik imkanlarından yararlanıyor.
Katar, doğalgaz kaynaklarını ve mali imkanlarını uluslararası çatışmaların taraflarına erişebilme kabiliyetiyle birleştiriyor. Umman ise stratejik konumunun yanı sıra birbirine hasım taraflar arasındaki iletişim kanallarını açık tutabilme kabiliyetine dayanıyor.
FT'ye göre arabuluculuk, her iki ülke için de bir nüfuz kaynağına dönüşüyor.
Katar ve Umman, güvenlik alanında ABD ile yakın ilişkilerini sürdürürken Washington'un "hasımlarıyla" da iletişim kanallarını açık tutuyor. Gazeteye göre bu durum, iki ülkenin arabuluculuk yapabilmesine ve farklı güç merkezleri arasında hareket alanını korumasına imkan tanıyor.
Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan ise coğrafi konum, enerji kaynakları ve altyapı sayesinde nüfuz araçları elde ediyor.
Azerbaycan petrol ve doğalgaz ihraç ederken aynı zamanda Doğu ile Batı arasındaki ticaret güzergahları üzerinde bulunuyor.
Kazakistan önemli petrol ve uranyum rezervlerine sahip olmasının yanı sıra Rusya ile Çin arasında stratejik bir konumda yer alıyor.
Orta Asya'nın nüfusu en yüksek ülkesi Özbekistan da coğrafi konumu ve bölgesel ticarette giderek artan rolü sayesinde ağırlığını artırıyor.
Bununla birlikte Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan büyük güçlerden yalnızca birinin eksenine bütünüyle girmek istemiyor. FT, bu ülkelerin Rusya, Çin, Türkiye, AB ve ABD ile aynı anda ilişkilerini geliştirdiğine dikkat çekiyor.
Gazeteye göre coğrafi koşullar, ticari ilişkiler ve güvenlik meseleleri, bu ülkelerin tek bir güç merkezinden açıkça yana tavır almasını riskli hale getiriyor.
FT, "mini orta güçlerin" yeni uluslararası düzenin koşullarını kendi başlarına belirleyemeyeceğini vurguluyor.
Bununla birlikte gazeteye göre yeni düzenin biçimlenmesinde söz sahibi olmak isteyen devletler, bu ülkelerin kaynaklarına, ulaşım güzergahlarına ve diplomatik kanallarına bağımlı olacak. Böylece küresel gündemi tek başlarına belirleyemeyen ülkeler, belirli alanlarda sahip oldukları imkanları daha geniş bir siyasi nüfuza dönüştürebilecek.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, yeni uluslararası düzenin 2020'li yılların ikinci yarısında biçimlenmeye başlayacağı görüşünde.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise dünya düzeninin fiili temelini "orman kanunu" olarak nitelendirmişti. Kallas, ilan edilen kurallar sisteminin uygulamada çoğu zaman güçlünün hakkı karşısında geri plana düştüğünü belirtmişti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Kasım 2024'te yeni bir dünya düzeninin oluşmakta olduğunu söylemişti.
Putin'e göre son 20 yılda tarihsel ölçekte gelişmeler yaşandı ve bunların sonucunda geçmişteki sistemlerden farklı yeni bir dünya düzeni ortaya çıkıyor.
Putin ayrıca Batı liberalizmini eleştirerek hoşgörüsüzlük ve saldırganlığın arttığını savunmuş, "bizimle olmayan bize karşıdır" anlayışını tehlikeli olarak nitelendirmişti.