İsrail eski Dışişleri Bakan Yardımcısı: Suriye 10 yıl içinde varoluşsal tehdit olacak Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
İSRAİL
20 Ağustos 2026 · 11:22

İsrail eski Dışişleri Bakan Yardımcısı: Suriye 10 yıl içinde varoluşsal tehdit olacak

Eski Knesset üyesi Sharren Haskel, İsrail'in güvenlik politikalarının 7 Ekim sonrası dönemde “düşmanı ortadan kaldırma” anlayışı üzerine kurulması gerektiğini savunurken, Suriye ve Lübnan'daki silahlı gruplara karşı askeri operasyonların sürdürülmesi gerektiğini söyledi.

YDH ― Eski Knesset üyesi ve İsrail'in eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Sharren Haskel, i24 News'te Ariel Oseran'ın sunduğu On the Record programında, İsrail'in yaklaşık üç yıldır sürdürdüğü çok cepheli savaşın gölgesinde dış politika, uluslararası kamuoyundaki konumu ve güvenlik stratejisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 

“İsrail'in önemli bir seçime doğru ilerlediği bir dönemde gerçekleştirilen” röportajda Oseran, yaklaşık üç yıldır devam eden çok cepheli savaşın ardından “ülkenin” küresel konumunu daha geniş bir çerçevede ele aldı.

Oseran, 36 ülkede gerçekleştirilen yakın tarihli bir Pew araştırmasının, G7 ülkelerinin tamamı da dahil olmak üzere yetişkinlerin yüzde 67'sinin İsrail hakkında olumsuz görüş taşıdığını ve İsrail'in uluslararası itibarında önemli bir düşüş yaşandığını gösterdiğini söyledi.

İsrail'in birkaç gün önce Suriye'de Türkiye sınırına 70 kilometre mesafede "çok alışılmadık" bir saldırı gerçekleştirdiğini belirtti.

ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın bunun İsrail ile Türkiye arasında neredeyse doğrudan bir askeri çatışmaya yol açabileceğini söylediğini aktaran Oseran, saldırının gerekli olup olmadığını sordu.

Sunucu ayrıca propaganda alanının ötesinde hükümetlerden İsrail'e yönelik gelen eleştirilerde ortaya çıkan algıya da değindi.

Oseran, kampüslerdeki tepkilerden ziyade hükümetlerin eleştirilerinin, İsrail'in kabadayılaştığı ve kolay tetik çeker hale geldiği yönünde olduğunu söyledi.

Oseran, İsrail'in 7 Ekim'den sonra kırmızı çizgilerini dayatmayı hedefleyen anlaşılır bir güvenlik doktrini benimsediğini, ancak buna rağmen artık çok ileri gittiğine ilişkin bir algı bulunduğunu belirtti.

Haskel ise Suriye'nin en fazla 10 yıl içinde İsrail için ciddi, hatta varoluşsal bir tehdide dönüşeceğini savunarak, "Sözümü unutmayın" dedi.

Suriye'de şu anda bulunan güçlerin ordular olduğunu söyleyen Haskel, Hamas'ı yaptığı eylemler nedeniyle en acımasız, iğrenç ve aşağılık terör örgütlerinden biri olarak görenlerin, el-Nusra Cephesi ve IŞİD’i Hamas'la karıştırmaması gerektiğini savundu.

Radikal İslamcı güçlerle uğraşmanın ne anlama geldiğini bildiklerini söyleyen Haskel, Suriye'de bir statüko bulunduğunu ve karşı tarafın bunu bozmak istediğini savundu.

Statükonun bozulmasının ne anlama geldiğini anladıklarından emin olunması gerektiğini ifade etti.

Oseran ise İsrail'in önümüzdeki on yılda radikal İslamcılığı ortadan kaldıramayacağını belirterek, bunun İsrail'in gelecek on yıl boyunca aktif ve çok cepheli bir savaşın içinde kalacağı anlamına gelip gelmediğini sordu.

Haskel, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'e Gazze ve Suriye'deki saldırılarını durdurması gerektiğini söylediği bir durumda dahi operasyonlara devam edilmesi gerektiğini savundu.

Çocukları ve ülkesi üzerinde hiçbir varoluşsal tehdit kalmadığından emin olmak için ellerinden gelen her şeyi yapmaları gerektiğini söyleyen Haskel, İsrail'in barış için elini her zaman uzatacağını ve bunu her zaman yapacağını belirtti.

Oseran ise karşı tarafın aynı şekilde el uzatmadığını söyledi; Gazze'de bir fırsat verildiğini ve Hamas'a silahsızlanması çağrısında bulunulduğunu belirtti.

Oseran, "Silahsızlanın, silahsızlanın. Hepsi bu. Silahsızlanın" dediklerini söyledi.

Ancak Oseran, bir silahsızlanma planı ortaya konulmasına rağmen İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun buna karşı çıktığını belirtti.

Haskel ise buna sert tepki gösterek "Lütfen benimle böyle şakalar yapmayın, çünkü bu komik değil" dedi.

Haskel, bir daha asla 7 Ekim’e benzer bir olayın yaşanmaması için elinden gelen her şeyi yapacağını söyledi.

Aynı yaklaşımın Lübnan için de geçerli olduğunu belirten Haskel, İsrail'in Lübnan'la barış istediğini ve bunun için bir yol inşa ettiklerini savundu.

Buna karşılık “İran destekli olduğunu söylediği radikal İslamcı bir terör örgütünün silahsızlandırılması gerektiğini” belirten Haskel, aksi takdirde yalnızca bir sessizlik ve istikrar yanılsaması yaratılacağını söyledi.

Bu yapının geçen sefer olduğu gibi yeniden İsrail'e saldırabilecek kadar güçleneceğini savunan Haskel, aynı noktaya bir daha gelinemeyeceğini belirtti.

Bunun tekrar yaşanmasına asla izin vermeyeceğini söyleyen Haskel, bunu önlemek için elinden gelen her şeyi yapacağını vurgulayarak, "Çünkü kızlarım 7 Ekim'i bir daha yaşamayacak" dedi.

Oseran, ortaya çıkan her tehdide saldırma şeklindeki askeri tutumun sürdürülebilir olup olmadığını sordu.

Bu yaklaşımın İsrail'i tarihinin en uzun savaşına, yaklaşık üç yıldır devam eden bir çatışmaya sürüklediğini ve görünürde bir son bulunmadığını belirten Oseran, İsraillilerin “kılıçların gölgesinde” yaşamasının ve başka bir alternatif bulunmamasının yeni gerçeklik olup olmadığını sordu.

Haskel, 7 Ekim'den çıkarılan en büyük derslerden birini İsrail ordusunun da açık biçimde ifade ettiğini söyledi.

Daha önce İngilizceye çevirmediğini belirttiği bir ifadeyi aktarmaya çalışan Haskel şöyle dedi:

“İsrail asla çatışmayı yönetmemeli, bunun yerine düşmanını ortadan kaldırmalı, parçalamalıdır.”

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 20.08.2026 13:04 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/43735/israil-eski-disisleri-bakan-yardimcisi-suriye-10-yil-icinde-varolussal-tehdit-olacak