PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Dünyanın en büyük LNG üreticilerinden Katar, bütçesinde ve dış yardımlarında tarihi kesintilere gidiyor.

YDH ― Financial Times’a göre altı aydır süren ABD-İsrail savaşı ve İran’ın Hürmüz Boğazı çevresindeki saldırıları, Katar’ı ciddi mali önlemler almaya zorladı.
LNG üretimi ve ihracatındaki sert düşüş nedeniyle Doha, bazı devlet kurumlarının bütçelerini %30’a kadar, yurtdışı yardım harcamalarını ise yaklaşık %85 oranında kıstı.
Katar’ın en büyük sorunu, LNG ihracatının büyük ölçüde Hürmüz Boğazı’na bağımlı olması.
Suudi Arabistan ve BAE alternatif boru hatlarıyla enerji ihracatının bir bölümünü sürdürebilirken, Katar ve Kuveyt deniz taşımacılığındaki aksamalardan çok daha ağır etkileniyor.
IMF, Katar ekonomisinin bu yıl %8,6 daralmasını bekliyor. Goldman Sachs’a göre ise Katar ve Kuveyt’in kaybettiği enerji ihracatı geliri haftada 1,5 ila 2 milyar dolara ulaşıyor.
Katar’ın yaklaşık 500 milyar dolarlık varlık yöneten QIA fonu önemli bir mali tampon sağlıyor.
Ancak Doha, bütçe açığını kapatmak için rezervlerini kullanırken gelecekteki yatırım ve büyüme kapasitesini de riske atıyor.
Öte yandan İran saldırılarında hedef alınan Ras Laffan’daki hasarın Katar’ın LNG ihracat kapasitesini %17 düşürdüğü ve tam onarımın beş yıla kadar sürebileceği belirtiliyor.
Bu nedenle Doha’nın karşı karşıya olduğu sorun yalnızca savaş sırasında yaşanan ihracat aksaması değil, orta vadeye yayılabilecek yapısal bir gelir kaybı.
Savaş öncesinde North Field genişlemesiyle büyük bir LNG gelir artışı bekleyen Katar, şimdi kamu harcamalarını kısarken enerji kapasitesini artırma planlarını sürdürmeye çalışıyor.
FT’nin ortaya koyduğu tablo, Körfez ülkelerinin dev mali rezervlerinin savaşın ekonomik etkilerini ortadan kaldırmadığını, yalnızca bu maliyetleri daha uzun süre taşıma imkânı sağladığını gösteriyor.