Muhsin Rızai: İran eski İran değil Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
İRAN
23 Ağustos 2026 · 20:03

Muhsin Rızai: İran eski İran değil

İran Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Muhsin Rızai, Tahran’ın savunma ve diplomasi stratejisini köklü biçimde değiştirdiğini belirterek ABD’nin yeni bir askeri veya ekonomik hamlesine deprem yaratacak karşılıklar vereceklerini söyledi.

YDH ― İran Milli Güvenlik Genel Sekreteri Muhsin Rızai, devlet televizyona verdiği röportajda, 12 günlük savaşın ardından İran'ın savunma ve diplomasi stratejisinde ciddi bir değişim yaşandığını belirterek, ABD'nin İran'a yönelik yeni bir askeri veya ekonomik hamlesine deprem yaratacak karşılıklar vereceklerini söyledi. 

Rızai, İran'ın savunma stratejisinde bir “strateji değişikliğinden” ziyade ciddi bir devrim yaşandığını savundu. 

Savaşın ardından İran'ın hem savunma reflekslerini hem de diplomatik yaklaşımını yeniden şekillendirdiğini belirten Rızai, “Bugünün İran'ı kesinlikle savaştan önceki İran değil,” dedi. 

Şehit Devrim Lideri Ayetullah Ali Hamenei’nin tecrübeli askeri komutanları kritik görevlere atamasının da bu dönüşümün parçası olduğunu ifade eden Rızai, geçtiğimiz dönemde edinilen askeri tecrübelerin gelecekteki olası bir savaşta kullanılacağını söyledi. 

“Amerika diplomasiye ihanet etti”

ABD'nin müzakere süreçlerinde verdiği sözlerden geri adım attığını ve imzaladığı taahhütleri yerine getirmediğini öne süren Rızai, bunun İran'ın diplomatik tutumunda da değişikliğe yol açacağını belirtti.

Rızai, “Artık eskisi gibi uslu çocuk rolüne bürünüp masa başında oturup beklemeyeceğiz,” diyerek, İran'ın bundan sonra sözlerden ziyade somut adımlar beklediğini ifade etti.

İran'ın NPT'ye taraf olduğunu, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile işbirliği yaptığını ve nükleer tesislerini uluslararası denetimlere açtığını hatırlatan Rızai, buna rağmen İran'ın nükleer tesislerine saldırı düzenlendiğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik politikalarının dünyada nükleer silah edinme eğilimini artırdığını ileri süren Rızai, Washington'un nükleer silahların yayılmasını engellemek yerine “nükleer güvensizlik” yarattığına dikkat çekti.

Rızai ayrıca, ABD'nin ve İsrail'in politikalarının askeri sanayi kompleksinin çıkarlarına hizmet ettiği yönündeki iddialara işaret ederek, bölgedeki güvensizlik ortamının silah satışlarını artırmak amacıyla bilinçli biçimde körüklendiğinin tartışıldığını söyledi.

“Ekonomik ablukaya katılanları düşman ilan ederiz”

Rızai, İran'a yönelik olası bir ekonomik abluka veya yaptırım kampanyasına katılan ülkelere de sert uyarıda bulundu.

İran'ın öncelikle bu ülkelerle müzakere edeceğini ve Washington'dan uzak durmalarını isteyeceğini söyleyen Rızai, buna rağmen İran'a yönelik ekonomik savaşa katılmaları halinde söz konusu ülkelerin çıkarlarını hedef alabileceklerini belirtti.

“İlk olarak etrafımızdaki ülkelere ve tüm dünyaya şu çağrıyı yapıyoruz: Sakın Amerika'nın safında yer alıp bize karşı bir ekonomik savaşa girmeyin” diyen Rızai, İran'a yönelik ekonomik ablukaya ortak olan ülkeleri “düşman” olarak göreceklerini ifade etti.

Rızai, ABD'nin İran'a karşı ekonomik savaşı genişletmesi halinde Washington'un İran çevresindeki ve dünyanın diğer bölgelerindeki ekonomik çıkarlarının da hedef alınabileceğini savundu.

İran'ın askeri operasyonlara hazır olduğunu söyleyen Rızai, ancak 12 günlük savaşta olduğu gibi “mantıklı ve akılcı bir tırmanış stratejisi” izleyeceklerini belirtti.

“Hürmüz Boğazı'nın açılması gündemde değil”

Rızai'nin röportajdaki en dikkat çekici açıklamalarından biri Hürmüz Boğazı'na ilişkin oldu.

ABD Başkanı'nın açıklamalarının aksine Hürmüz Boğazı'nın kapalı olduğunu belirten Rızai, Washington'un tutumunu değiştirmemesi ve taahhütlerini yerine getirmemesi halinde boğazın açılmasının şu an için gündemde olmadığını söyledi.

“Bu kez adımı atan İran değil, Amerika olmalı,” diyen Rızai, ABD'nin sözlü açıklamalar yerine somut adımlar atması gerektiğini savundu.

Rızai ayrıca, İran'a yönelik ekonomik savaşa katılacak ülkelerin Fars Körfezi'ndeki petrol ihracatının da hedef alınabileceği tehdidinde bulundu.

İran'ın böyle bir durumda yalnızca Hürmüz Boğazı'nı değil, gerekmesi halinde Fars Körfezi'ndeki tüm petrol akışını engelleyebileceğini söyledi.

Umman ile Hürmüz Boğazı'na ilişkin bir “orta hat” üzerinde görüşmeler yürüttüklerini belirten Rızai, ancak bu düzenlemenin boğazın yeniden açılmasıyla doğrudan ilgili olmadığını ifade etti.

Rızai'ye göre söz konusu mutabakat, İran'ın ileride boğazı açmaya karar vermesi halinde gemilerin güvenli geçişi ve ticaretin düzenlenmesine yönelik olacak.

“Askeri yığınak yaparlarsa vururuz”

Rızai, ABD'ye İran çevresine yeni askeri güç göndermemesi çağrısında da bulundu.

Washington'un bölgeye askeri birlik sevk etmesi halinde bu güçleri hedef alacaklarını belirten Rızai, “Eğer askeri güç yığmaya kalkarlarsa, o üssü başlarına yıkarız,” dedi.

İran karşıtı gruplarla ABD'nin gizli faaliyet yürüttüğünün tespit edilmesi halinde bu yapıların toplandığı yerlerin de hedef alınabileceğini söyleyen Rızai, İran'ın mevcut tutumunun “sessizlik” olarak yorumlanmaması gerektiğini vurguladı.

ABD'nin İran'ın taleplerini karşılamaması halinde Tahran'ın pasif biçimde beklemeyeceğini ifade eden Rızai, Washington'un başlatmaya çalıştığını söylediği ekonomik savaşı “temelinden çökertmeye” çalışacaklarını belirtti.

“İran savaş yanlısı değil, ancak boyun da eğmeyecek”

İran'ın savaş istediği yönündeki eleştirileri reddeden Rızai, ülkesinin ABD ve İsrail'in saldırılarına karşı meşru müdafaa hakkını kullandığını savundu.

Rızai, “Savaş sevdalısı değiliz ama bu, asla boyun eğeceğimiz anlamına da gelmez,” dedi.

İran'ın geçmişte ABD ile birden fazla kez müzakere ettiğini ve ateşkesleri kabul ettiğini hatırlatan Rızai, Tahran'ın hem askeri hem de diplomatik alanı bir mücadele sahası olarak gördüğünü söyledi.

Batı Asya'da kalıcı güvenlik istediklerini belirten Rızai, İran, Lübnan, Gazze ve Yemen'deki savaşların sona ermesini hedeflediklerini ifade etti.

İran diplomasisinin önümüzdeki 50 yıl boyunca ülkenin güvenliğini sağlamayı ve bölgesel savaşların sona ermesine katkıda bulunmayı amaçlaması gerektiğini dile getirdi.

Gençlere “ekonomik cihat” çağrısı

Rızai, röportajın son bölümünde İranlı gençlere ekonomik alanda seferberlik çağrısı yaptı.

Askeri ve savunma alanındaki atılımlara benzer bir sürecin ekonomi alanında da yaşanması gerektiğini savunan Rızai, gençlerin üretime yönelmesini ve ülkenin ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sunmasını istedi.

ABD'nin bölgede zayıfladığını ve bir “otorite boşluğu” oluştuğunu ileri süren Rızai, bu gelişmenin İran için önemli bir kazanım olduğunu söyledi.

Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin yeni ittifak arayışlarına yöneldiğini söyleyen General Rızai, İran'ın bölgede kurulacak ittifakları destekleyebileceğini ancak bu yapıların eşit ortaklık temelinde oluşturulması gerektiğini ifade etti.

İran ve Mısır gibi ülkelerin bölgesel oluşumlarda dışarıda bırakılamayacağını belirten Rızai, bu ülkelerin kurulacak yeni düzenin “kurucu unsurları” arasında yer alması gerektiğini savundu.

Rızai, açıklamalarını bölgedeki mevcut gelişmeleri “İran milletinin şahlanış ve yükseliş rüzgarı” olarak nitelendirerek tamamladı.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 23.08.2026 21:30 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/43805/muhsin-rizai-iran-eski-iran-degil