PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
ABD'nin Ankara Büyükelçisi, İsrail'in Golan işgaline ilişkin sözlerinden geri adım atarak açıklamasının BM tutumunu desteklemediğini söyledi.

YDH- ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye-Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'nin Golan Tepeleri'ni işgaline ilişkin önceki açıklamalarından geri adım attı.
Barrack, cuma günü yaptığı açıklamada İsrail güçlerinin, Suriye'nin egemenliğini teyit eden Birleşmiş Milletler kararlarına aykırı şekilde Golan Tepeleri'ni hâlâ işgal ettiğini söylemişti.
Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump'ın tutumuyla çelişmişti. Trump, 2019'da İsrail'in işgal altındaki Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanıyarak ABD'nin bölgeye ilişkin onlarca yıllık politikasını değiştirmişti.
Barrack, pazar günü yaptığı yeni açıklamada ise cuma günkü sözlerinin Golan Tepeleri'nin tarihsel statüsüne ilişkin olduğunu ve Birleşmiş Milletler'in Suriye'nin Golan Tepeleri'ne ilişkin tutumunu destekleme anlamına gelmediğini söyledi.
Barrack, asıl anlatmak istediğinin ülkeler arasında müzakere edilerek varılan anlaşmaların, toprakları gösteren haritalardan daha kalıcı olduğuna işaret etmek olduğunu belirtti.
Golan Tepeleri'ni örnek gösteren Barrack, “güç kullanılarak ele geçirilen toprakların nesiller boyunca ihtilaf konusu olmaya devam ettiğini” söyledi.
İsrail'in Golan işgali sürüyor
İsrail güçleri, uluslararası toplumun tepkilerine rağmen 1967'den bu yana Suriye'ye ait Golan Tepeleri'ni işgal altında tutuyor.
Beşşar Esed hükümetinin Aralık 2024'te devrilmesinin ardından İsrail güney Suriye'deki işgalini daha da genişletti.
Suriye'deki hükümetin çöküşünün ardından oluşan güvenlik boşluğundan yararlanan İsrail, askeri varlığını Suriye topraklarının daha derinlerine taşıdı.
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da Golan Tepeleri'nin İsrail'e ait olduğunu savundu. Netanyahu'nun bu açıklamaları ise uluslararası kamuoyunda geniş tepkiyle karşılandı.
Uluslararası toplum, İsrail'in Suriye Golan Tepeleri'ndeki işgalini Suriye ile imzalanan 1974 ateşkes anlaşmasının ihlali olarak değerlendiriyor. İsrail'in, savaşın harap ettiği Suriye'deki kaostan yararlanarak bölgedeki topraklarını genişlettiği belirtiliyor.