PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
ABD, bir dönem başına 10 milyon dolar ödül koyduğu Colani’nin liderliğindeki HTŞ rejimini “teröre destek veren devletler” listesinden çıkararak Suriye politikasında dikkat çekici bir U dönüşüne imza attı.

YDH- ABD, Suriye'yi “teröre destek veren devletler” listesinden resmen çıkararak Şam'a yönelik yıllardır uyguladığı baskı politikasında önemli bir değişikliğe gitti.
Washington'ın kararı, bir dönem “teröre” destek verdiği gerekçesiyle ağır yaptırımlara maruz bıraktığı Esed yönetiminin devrilmesinin ardından, geçmişte yine ABD tarafından terör örgütü ilan edilen Heyet Tahrir eş-Şam'ın (HTŞ) kurucusu Colani liderliğindeki yeni rejimle yakınlaşmasının dikkat çekici bir sonucu oldu.
ABD Dışişleri Bakanlığı, pazartesi günü yaptığı açıklamada Suriye'nin “Teröre Destek Veren Devletler” listesindeki statüsünün kaldırıldığını duyurdu. Washington ayrıca HTŞ'nin selefi olan Nusra Cephesi'ne yönelik “Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist” tanımlamasını da kaldırdı.
ABD rejimi, bu adımların Suriye'nin “uluslararası terörizmden uzaklaşması ve ekonomik sisteme yeniden entegre olması” yönündeki çabalarını tanıdığını savundu.
Esed yönetimi neden listede tutuluyordu?
Suriye, ABD'nin “Teröre Destek Veren Devletler” listesine ilk olarak 1979'da alınmıştı. Washington, Şam'ın Filistinli silahlı gruplara ve Hizbullah'a verdiği desteği gerekçe gösterirken, sonraki yıllarda Suriye yönetimini bölgedeki çeşitli silahlı örgütlerle ilişkileri nedeniyle hedef aldı.
Esed döneminde bu suçlamalara Suriye'nin Irak'taki silahlı gruplara verdiği destek ve ABD karşıtı faaliyetlerle bağlantılı olduğu yönündeki iddialar da eklendi.
Ancak bugün ortaya çıkan tablo, Washington'ın yıllarca “teröre destek” gerekçesiyle ağır yaptırımlarla kuşattığı Suriye'de iktidarın değişmesiyle birlikte aynı ülkeye yönelik yaklaşımını kökten değiştirdiğini gösteriyor.
Üstelik yeni yönetimin başındaki isim Colani’nin geçmişi, bu dönüşümü daha da dikkat çekici hale getiriyor.
Dün “terörist” olan Colani, bugün Washington'ın muhatabı
Colani’nin, Suriye savaşının en kanlı dönemlerinde Nusra Cephesi'nin liderliğini yürüttü. El-Kaide'nin Suriye kolu olarak kurulan örgüt, daha sonra adını HTŞ olarak değiştirdi. ABD de HTŞ'yi uzun süre yabancı terör örgütü olarak tanımladı; Colani’yi ise “Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist” listesine aldı.
HTŞ'nin geçmişte el-Kaide ile bağlantısı bulunmasına rağmen Washington, Colani’nin Esed yönetimini devirmesinin ardından bu geçmişi yeniden değerlendirmeye başladı. ABD, geçen yıl HTŞ'nin “Yabancı Terör Örgütü” statüsünü kaldırırken, Colani’ye yönelik kişisel terör tanımlamasını da sonlandırdı. Ardından Trump rejimi Suriye'ye yönelik kapsamlı yaptırım sistemini gevşetmeye başladı.
Böylece ABD'nin yıllarca “terörizm” gerekçesiyle hedef aldığı Suriye'de, Washington'ın kendi terör listelerinde yer alan bir örgütün liderliğinden gelen Colani, kısa süre içerisinde ABD'nin diplomatik muhatabına dönüştü.
Bu dönüşüm, Washington'ın “terörizm” tanımlamalarının değişmez ilkelerden ziyade siyasi koşullara göre yeniden şekillenebildiği yönündeki eleştirileri de beraberinde getiriyor.
Washington'ın yeni Şam politikası
ABD'nin Suriye'yi listeden çıkarma kararı, yalnızca yaptırım politikasındaki bir değişiklik olarak görülmüyor. Washington, yeni Şam rejimini ekonomik ve siyasi açıdan destekleyerek Suriye'nin bölgedeki yönelimini de değiştirmeye çalışıyor.
Trump rejimi, Colani ile görüşmelerin ardından Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılacağını açıklamış ve yeni yönetimden İsrail ile “normalleşme, yabancı silahlı grupların ülkeden çıkarılması ve Filistin direniş gruplarının faaliyetlerinin engellenmesi” gibi adımlar beklediğini belirtmişti.
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da Washington'ın Şam'ı İsrail ile “normalleşmeye” teşvik ettiğini açıkça dile getirdi. ABD'li yetkililer aynı zamanda Şam ile Tel Aviv arasındaki görüşmelere destek veriyor.
Dolayısıyla Washington'ın Colani yönetimine yönelik yaklaşımı, yalnızca Suriye'nin “terörden uzaklaşması” söylemiyle açıklanamayacak kadar geniş bir jeopolitik dönüşüme işaret ediyor. Suriye'nin ekonomik olarak yeniden sisteme dahil edilmesi karşılığında yeni yönetimin dış politika tercihleri de Washington'ın beklentileri doğrultusunda şekillendiriliyor.
Şam'dan Washington'a teşekkür
HTŞ rejimi ise Washington'ın kararını memnuniyetle karşıladı. Cumhurbaşkanı Colani, kararı “tarihi” olarak nitelendirerek bunun ülkenin yeniden yapılanması ve ekonomik toparlanmasına katkı sağlayacağını söyledi.
Rejimin Merkez Bankası Başkanı Safvat Raslan da kararın ülkeyi “küresel ekonomik sistemdeki doğal yerine” döndüren tarihi bir adım olduğunu belirterek, modern ve güvenilir bir finans sistemi kurmak için çalıştıklarını açıkladı.
HTŞ rejiminin Dışişleri Bakanı Esad Şeybani de Washington'ın kararını memnuniyetle karşılayan isimler arasında yer aldı. Yeni Şam rejimi, kararın ülkenin uluslararası finans sistemine yeniden entegre olmasının ve savaş sonrası yeniden yapılanmanın önünü açmasını bekliyor.
Böylece ABD, 47 yıl boyunca “teröre destek veren devlet” olarak tanımladığı Suriye'yi listeden çıkarırken, ülkenin başındaki isim de geçmişte Washington tarafından terörist olarak tanımlanan bir örgütün liderliğinden devlet başkanlığına yükselmiş oldu. Washington ise bu keskin dönüşümü, Colani yönetiminin “uluslararası terörizmden uzaklaşması” ve yeni Suriye'nin bölgesel istikrara katkı sunmasıyla gerekçelendiriyor.
Ancak kararın asıl dikkat çekici yönü, ABD'nin Suriye'ye yönelik “terörizm” değerlendirmesinin değişmesinden çok, Suriye'deki siyasi iktidarın değişmesiyle birlikte aynı aktörlere yönelik tanımlamaların da değişmiş olması.