PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
ABD ile Suudi rejimi arasındaki nükleer işbirliği, Tel Aviv’le ilişkilerin normalleştirilmesi şartına bağlanırken, anlaşma Kongre’nin onay sürecine taşındı.

YDH- ABD Başkanı Donald Trump, Suudi rejimiyle temmuz ayında varılan sivil nükleer enerji anlaşmasını Kongre’ye gönderirken, anlaşmanın yürürlüğe girmesini Suudilerin İsrail’le ilişkileri normalleştirmesi şartına bağladı.
Reuters’a konuşan bir ABD yönetimi yetkilisine göre, ABD şirketlerinin Suudi rejimine sivil nükleer teknoloji ihraç etmesine imkan tanıyacak anlaşma pazartesi günü Kongre’ye iletildi.
ABD’li yetkili, Trump’ın tutumunda herhangi bir değişiklik olmadığını belirterek, anlaşmanın ancak Suudilerin “İbrahim Anlaşmaları”na katılması halinde ilerleyeceğini söyledi. Söz konusu anlaşmalar, İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas ve Sudan arasında diplomatik ilişkilerin normalleştirilmesini öngörüyor.
Trump, temmuz ayında Suudi rejimiyle nükleer anlaşmaya varılmasının ardından da Suudilerin İsrail’le normalleşmesini anlaşmanın yürürlüğe girmesi için şart koşmuştu.
Suudilerden Filistin şartı
Eski ABD Başkanı Joe Biden da Suudilerle nükleer anlaşma yapılmasını desteklemiş ve bunu İsrail’le normalleşme süreciyle ilişkilendirmek istemişti.
Suudilerle İsrial arasında 2023’te “normalleşmenin” yakın olduğu düşünülürken, aynı yıl ekim ayında İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşının başlaması süreci değiştirdi.
Suudi rekimi ise İsrail’i tanımadan önce Filistin devletinin kurulmasına yönelik geri döndürülemez bir sürecin başlatılmasını talep ediyor.
Milyarlarca dolarlık nükleer proje
30 yıllık anlaşma, Suudi rejiminde AP1000 tipi nükleer reaktörlerin inşa edilmesini öngörüyor. On milyarlarca dolar değerindeki projenin, Kanadalı Cameco ve Brookfield Asset Management'ın ortak mülkiyetindeki Westinghouse şirketine önemli ekonomik katkı sağlaması bekleniyor.
İki Kongre kaynağına göre anlaşma, Kongre liderlerine gönderildi ve çarşamba günü ilgili komitelere iletilmesi bekleniyor. Kongre'nin 90 yasama günü içinde anlaşmaya itiraz etmemesi halinde anlaşma yürürlüğe girecek.
Kongre’nin anlaşmayı reddetmesi halinde Trump’ın bu kararı veto etme yetkisi bulunuyor. Kongre'nin vetoyu aşabilmesi için ise üçte iki çoğunluk gerekiyor.
Suudi rejiminin nükleer programına ilişkin endişe
Bazı Demokrat Kongre üyeleri ve nükleer silahların yayılmasını önleme alanında faaliyet gösteren uzmanlar, anlaşmanın Suudilerin uranyum zenginleştirmesini veya nükleer atıkları yeniden işlemesini yasaklamamasını eleştiriyor. Bu iki süreç, nükleer silah üretimine giden potansiyel yollar arasında değerlendiriliyor.
Birleşik Arap Emirlikleri ise 2009 yılında ABD ile imzaladığı sivil nükleer anlaşmada bu faaliyetlerden vazgeçmişti.
Trump rejimi, mevcut anlaşmada yasaların gerektirdiği nükleer silahların yayılmasını önleme tedbirlerinin bulunduğunu savunuyor.
Nükleer silahların yayılmasının önlenmesi politikaları konusunda çalışan Henry Sokolski ise anlaşmanın Kongre sürecine taşınmasıyla, normalleşme ve nükleer yayılmanın önlenmesine ilişkin şartlar yerine getirilmeden de anlaşmanın ilerlemesinin önünün açılabileceğini belirterek, bunun ciddi bir sorun oluşturabileceği uyarısında bulundu.