BAE, Lübnan’ın stratejik varlıklarına göz dikti Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
ARAP DÜNYASI
27 Ağustos 2026 · 17:04

BAE, Lübnan’ın stratejik varlıklarına göz dikti

BAE, Lübnan’da stratejik yatırımlarla liman, havalimanı ve kritik kamu altyapılarına yöneliyor; İsrail’le yakın ilişkileri ise Abu Dabi’nin ekonomik hamlesinin Lübnan açısından siyasi ve jeopolitik boyutuna ilişkin soru işaretlerini artırıyor.

YDH- Lübnan merkezli el-Ahbar gazetesine göre, Lübnan-BAE Ekonomik Forumu’na Emirliklerden üst düzey siyasi ve ekonomik katılım, Abu Dabi’nin Lübnan’a yönelik ilgisinin yalnızca yatırım arayışı olarak değerlendirilmemesi gerektiğine işaret ediyor.

Haberde, BAE’nin Lübnan’da Suudi rejiminin bıraktığı siyasi ve ekonomik boşluğu doldurmaya çalıştığı ve ülkenin stratejik varlıklarını hedeflediği ileri belirtiliyor.

Forumda BAE dış ticaretten sorumlu devlet bakanının yanı sıra çeşitli emirliklerdeki ticaret odalarının yöneticileri ve gayrimenkul, bankacılık, teknoloji, liman işletmeciliği gibi alanlarda faaliyet gösteren çok sayıda Emirlik sermayedarı yer aldı. Lübnan tarafında ise çok sayıda bakan ve 200’ün üzerinde iş insanı foruma katıldı.

Lübnan ve BAE özel sektör temsilcileri arasında yatırım fırsatlarını görüşmek üzere daha önce 51’den fazla ikili toplantı gerçekleştirildi. Bu yoğun temas, Lübnan’ın İsrail’in günlük saldırıları ve ekonomik kriz nedeniyle ağır bir dönemden geçtiği koşullarda gerçekleşiyor. Ülke ayrıca, Lübnan bankacılık sisteminin neden olduğu ve yaklaşık 180 milyar dolara ulaşan mevduat krizinin sonuçlarıyla karşı karşıya.

Gazete, Emirlik sermayesinin Lübnan’ı Suudilerin dolduramadığı bir siyasi boşluk alanı olarak gördüğünü belirtiyor. Suudi rejiminin Lübnan’daki etkisinin, siyasi ve güvenlik çevreleri üzerinden İsrail’le yürütülen müzakereler ile bazı iç siyasi kararlarla sınırlı kaldığı, buna karşın kapsamlı bir Suudi yatırım hamlesinin gerçekleşmediği ifade ediliyor.

Suudilerin Lübnan’a ekonomik destek sağlayacağı yönündeki açıklamalarının ise şimdilik söylem düzeyinde kaldığı aktarılıyor. Paris’teki gelişmeleri takip eden kaynaklara göre, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ülkesinin Lübnan’la ilgilendiğini, önceliğin ordu ve devlet kurumlarına destek olduğunu, ekonomik yardımın ise Lübnan’daki güvenlik ve siyasi koşulların istikrara kavuşmasının ardından geleceğini söyledi.

Lübnanlı bir iş insanı, Suudilerin yatırım vaatlerinin Suriye’de verilen benzer sözleri hatırlattığını belirterek, “Suriye’de de yatırım yapmaya hazır olduklarını söylediler ancak vaatlerin hayata geçirildiğine dair bir işaret görülmedi.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir başka Lübnanlı iş insanı ise Suudi rejimi ile BAE arasındaki rekabetin Lübnan’a da taşındığını söyledi. Kaynak, BAE ile İsrail arasındaki ilişkilerin yalnızca diplomatik yakınlıktan ibaret olmadığını, siyasi, güvenlik ve ticari boyutlar taşıdığını belirterek, Lübnan’ın bu ilişkiler ağına dahil edilmemesi gerektiğini vurguladı. Aksi durumda Emirlikler üzerinden Lübnan’a yönelik “örtülü normalleşme” kanallarının açılabileceği uyarısında bulundu.

Emirliklerin gözü stratejik varlıklarda

El-Ahbar’a göre, BAE’nin Lübnan’daki yatırım ilgisi esas olarak Beyrut Havalimanı, Beyrut Limanı ve Trablus Limanı gibi stratejik altyapılara yöneliyor. Gazetenin görüştüğü bir forum katılımcısı, Emirlik yatırımcılarının diğer alanlardaki yatırımların, havalimanı ve limanlar gibi temel deniz ve hava geçiş noktalarındaki yatırımlar olmadan siyasi açıdan fazla anlam taşımadığını düşündüğünü belirtti.

BAE sermayesinin Lübnan’da yıllardır gayrimenkul, ticaret ve turizm gibi alanlarda yatırımları bulunduğu, ancak bu yatırımların siyasi açıdan kayda değer bir karşılık oluşturmadığı ifade ediliyor. Bu nedenle Abu Dabi’nin ilgisinin, ülkenin ekonomik damarlarını ve stratejik geçiş noktalarını kontrol edebilecek alanlara kaydığı belirtiliyor.

Bazı Lübnanlı iş insanlarına göre ise Emirliklerin hedefleri liman ve havalimanlarının işletilmesiyle sınırlı değil. Kaynaklar, mal, para ve insan hareketlerinin bu tesisler üzerinden yönetilmesine ilişkin sistemlerin de yatırım gündeminde olabileceğini söylüyor. Bunlar arasında nüfus kayıtlarının yönetimi, kimlik kartlarının ve hatta pasaportların çıkarılmasına yönelik dijital programlar da bulunuyor.

Bir kaynak, mevcut yatırımcıların bir bölümünün sistemden çıkarılmasının hedeflenebileceğini belirterek, “İncript” gibi şirketlerin yanı sıra başka şirketlerin de devre dışı bırakılabileceğini ifade etti. Aynı kaynak, Middle East Airlines’ın (MEA) da satış sonrasında yeni bir yapıya kavuşturulabileceğini söyledi.

Beyrut Limanı açısından ise Fransız CMA CGM’nin konumu ayrıca gündeme geliyor. Kaynağa göre, Emirlik tarafının limana ilgisinin temel nedeni, buradaki mevcut işletme yapısının değiştirilmesi ihtimali. Dubai Ports World’ün yaklaşık bir yıldır Lübnan’da ofis açmış olmasına rağmen ülkede henüz kayda değer bir faaliyet yürütmemesi de dikkat çekici bulunuyor.

Özelleştirme Emirlik sermayesine alan açıyor

El-Ahbar’a göre, Lübnan hükümetinin devlet varlıklarının özelleştirilmesine yönelik yaklaşımı, BAE’nin önündeki fırsatları daha da genişletiyor. Hükümet, özelleştirmeyi devletin bazı sektörleri işletme yükünden kurtulması ve bu alanların geliştirilmesi için temel araçlardan biri olarak görüyor.

Bu yaklaşım, başta limanlar ve havalimanları olmak üzere stratejik kamu varlıklarının yabancı yatırımcılara devredilmesinin önünü açabilir. Gazete, BAE’nin hedeflerine ulaşabilmek için Lübnan’a yeniden imar konusunda destek ve benzeri ekonomik teşvikler sunmaya da hazır olduğunu belirtiyor.

Beyrut Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Muhammed Şukeyr, Lübnan’ın yeniden imar ve altyapı yatırımlarıyla “umut vadeden” bir döneme girdiğini söylerken, BAE Ticaret Odaları Federasyonu Başkan Yardımcısı Abdullah Sultan Uveys, iki ülke arasındaki ticaret ve yatırımların artırılması için yeni bir zemin oluşturulması çağrısında bulundu.

El-Ahbar’ın görüştüğü üst düzey bir yetkili ise Emirlik yatırımlarının siyasi yardım veya mali destek olarak okunmaması gerektiğini söyledi. Yetkiliye göre Körfez’de “hayırseverlik dönemi” geride kaldı; Abu Dabi artık Lübnan’da ekonomik ve stratejik değer taşıyan varlıkları satın almak istiyor.

Yetkili, BAE’nin Mısır’da izlediği modele ve şu anda Suriye hükümetine sunduğu tekliflere işaret ederek, Abu Dabi’nin Lübnan’daki yatırım hedeflerine ulaşmak için gerekli adımları atmaya hazır olduğunu belirtti. Bunun için temel koşulun ise Lübnan’ın satışa hazır olması olduğu ifade edildi.

Bu noktada Başbakan Nevvaf Selam hükümetinin devlet varlıklarını özelleştirme yaklaşımı önem kazanıyor. Hükümetin, bazı kamu sektörlerinin yönetim yükünden kurtulmak ve geliştirme maliyetlerini özel sektöre aktarmak amacıyla özelleştirmeyi temel politika araçlarından biri olarak gördüğü belirtiliyor.

El-Ahbar, BAE’nin bu süreçte yeniden imar desteği gibi bazı teşvikleri de yatırım hedefleriyle birleştirebileceğini belirtiyor. Gazeteye göre, Emirliklerin Lübnan’a yönelik hamlesi böylece yalnızca sermaye girişinden ibaret olmayıp, ülkenin stratejik altyapısı ve devlet varlıkları üzerinde uzun vadeli ekonomik ve siyasi nüfuz kurma arayışına dönüşüyor.

Bu çerçevede BAE’nin Lübnan’daki artan varlığı, Suudilerle bölgesel rekabetin yanı sıra İsrail’le kurduğu yakın ilişkiler nedeniyle de tartışmalı bir boyut taşıyor.

El-Ahbar, özellikle limanlar, havalimanı ve devletin kritik dijital altyapılarında Emirlik sermayesinin etkinlik kazanmasının Lübnan’ın ekonomik bağımsızlığı ve siyasi karar alma kapasitesi açısından sonuçlar doğurabileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 27.08.2026 18:43 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/43908/bae-lubnan-in-stratejik-varliklarina-goz-dikti