Reuters: İran savaşı “maliyetli çıkmaz”a dönüştü Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
İRAN
28 Ağustos 2026 · 12:50

Reuters: İran savaşı “maliyetli çıkmaz”a dönüştü

Altı aylık İran savaşının Tahran’ı teslim alamayan ABD’yi artan ekonomik ve jeopolitik maliyetlerle karşı karşıya bıraktığı belirtildi.

YDH- Reuters analizine göre ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşının üzerinden altı ay geçmesine rağmen Washington’ın Tahran’ı teslim olmaya zorlayacak bir sonuç elde edememesi, çatışmayı giderek daha maliyetli bir çıkmaza sürüklüyor.

İran yönetimi ağır ekonomik baskı altında olmasına rağmen iktidarını korurken, Trump rejiminin yeni yaptırım tehditlerinin de savaşın yönünü değiştirmekte zorlandığı belirtiliyor.

Reuters’in Samia Nakhoul imzalı analizinde, 28 Şubat’ta başlayan savaşta ABD ve İsrail’in İran’ın üst düzey yöneticilerini hedef almasına rağmen Tahran’ın siyasi kontrolünü koruduğu ve zamanın kendi lehine işlediğine inandığı ifade edildi.

Washington’ın İran’a yönelik yeni yaptırım hamlesinin önündeki en önemli sorun, Trump rejiminin İran ekonomisini ayakta tutan başlıca ülkeler, özellikle Çin ve Hindistan üzerindeki baskıyı ne ölçüde artırabileceği.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington’ın İran ekonomisini ayakta tutan mali kanalları keseceğini açıklarken, ABD öncülüğündeki deniz ablukası da İran’ın petrol ihracatını ve döviz gelirlerini sınırlandırıyor.

Eski ABD diplomatı Aaron David Miller, Washington’ın savaştan çıkış yolu bulmakta “zorlandığını” belirterek, Bessent’in yaptırımları II. Dünya Savaşı’ndaki Normandiya Çıkarması’na benzetmesine karşılık sürecin “Zafer Günü”nden çok “Çaresizlik Günü” olarak nitelendirilebileceğini söyledi.

Stratejik danışmanlık kuruluşu Horizon Engage’in araştırma direktörü Michael Knights ise deniz ablukasının yaptırımlardan daha önemli bir sonuç doğurabileceğini belirtti. Knights’a göre İran’ın mevcut temel sorunu ekonomik baskıya dayanmak değil, bu baskıyı nasıl aşacağı.

İran’ın onlarca yıldır yaptırımlara uyum sağladığını ve önceki “azami baskı” politikalarının da Tahran’ın temel politikalarını değiştirmediğini belirten Knights, ekonomik baskının İran’ı Körfez ülkelerine yönelik baskıyı artırmaya ve Washington’ı diplomatik bir çıkış yoluna zorlamaya yöneltebileceğini ifade etti.

Knights, İran’ın Kızıldeniz’deki müttefiki Sanaa yönetimine bağlı Yemen ordusunun kullandığı yönteme benzer şekilde dönemsel saldırılar, aralıklı müzakereler ve kapsamlı savaşa varmayan uzun süreli bir yıpratma kampanyasına yönelebileceğini belirtti. Bu kapsamda gemiler, limanlar, enerji altyapısı ve diğer kritik hedeflerin baskı altına alınmasının Körfez ülkeleri açısından savaşın maliyetini artırabileceği değerlendiriliyor.

Washington’ın “zafer” iddiası sorgulanıyor

Trump rejimi ise savaşın ve ekonomik yaptırımların ABD lehine sonuç verdiğini savunuyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott, İran ekonomisinin “serbest düşüşte” olduğunu ve İran ordusunun ağır biçimde zayıflatıldığını öne sürerek Trump’ın elindeki tüm araçları kullandığını ve İran’ın kalan mali kaynaklarının da kesildiğini iddia etti.

Bununla birlikte eski ABD diplomatı Alan Eyre, Washington’ın yaptırımları etkili biçimde uygulamak için gerekli uluslararası desteğe ve bürokratik kapasiteye sahip olup olmadığını sorguladı.

Eyre, 2015 nükleer anlaşması öncesinde uygulanan çok taraflı yaptırım politikasının aksine mevcut operasyonun müttefikler ve ticaret ortaklarıyla sürdürülen kapsamlı diplomasi yerine kamuoyu önünde yapılan tehditlere dayandığını belirtti.

İranlı yetkililer ise ABD’nin stratejisinin daha önce başarısız olmuş “azami baskı” politikasının tekrarı olduğunu vurguluyor. Reuters’e konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, Çin gibi ülkelerin ABD’nin çıkarlarına hizmet etmek amacıyla İran’la ekonomik işbirliğini kesmeyeceğini söyledi.

İran yönetiminin, Washington’ın ekonomik baskıyla toplumdaki hoşnutsuzluğu artırarak zaman içinde siyasi karışıklığa yol açmayı hedeflediğine inandığı aktarıldı.

Körfez ülkeleri iki arada

İran savaşının en büyük açmazlarından biri de Körfez ülkeleri açısından ortaya çıkıyor.

Körfez ülkeleri yeni bir savaştan kaçınarak ekonomik ve diplomatik baskının sürmesini isterken, İran’ın savaştan galip çıkmış görüntüsü vermesinden ve Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini korumasından da endişe ediyor.

İran’ın fiilen kapattığı Hürmüz Boğazı, küresel petrol arzının kritik güzergâhlarından biri olduğu için çatışmanın uzaması dünya enerji piyasaları üzerindeki baskıyı artırıyor.

Suudi merkezli Körfez Araştırma Merkezi Başkanı Abdulaziz Sagir, İran yönetiminin dayanıklılığı ve ülke içindeki kontrolünü sürdürebilme kapasitesi nedeniyle yaptırımların tek başına Tahran’ın politikalarını kısa sürede değiştireceğine Körfez ülkelerinin ikna olmadığını söyledi.

Sagir, İran’da kapsamlı bir siyasi değişimin veya yönetimin çöküşünün kısa sürede gerçekleşmesinin düşük ihtimal olduğunu belirtti.

Savaşta çıkmaz derinleşiyor

Reuters analizine göre arabuluculuk girişimlerinin sonuç vermemesi halinde mevcut tablo tehlikeli bir çıkmaza dönüşebilir.

Washington, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kozunu kaybetmesini ve Tahran’a boğazın yönetiminde belirleyici bir rol vermemeyi istiyor. İran ise teslim olmuş görüntüsü vermeden ABD deniz ablukasının kaldırılmasını hedefliyor.

Körfez ülkeleri ise çatışmanın kendi topraklarına ve ekonomilerine yayılmasını önlemeye çalışırken İran’ın savaştan galip çıkmış bir taraf olarak ortaya çıkmasını istemiyor.

Reuters’in değerlendirmesine göre tarafların hedefleri arasındaki bu çelişki, altı ayın sonunda İran savaşını hızlı bir zaferden ziyade maliyeti giderek artan bir “stratejik çıkmaza” dönüştürüyor.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 28.08.2026 14:22 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/43925/reuters-iran-savasi-maliyetli-cikmaz-a-donustu