PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Lübnan'daki Maruni Patriği Kardinal Mar Beşara Butros er-Rai, Lübnan’da devlet otoritesinin güçlendirilmesi, ülke egemenliğinin yeniden tesis edilmesi ve bölgesel çatışmalardan uzak durulması çağrısında bulundu.

YDH ― Maruni Patriği Kardinal Mar Beşara Butros er-Rai, Lübnan’ın siyasi ve güvenlik krizinden çıkış için ulusal çıkarların kişisel ve mezhepsel hesapların üzerinde tutulması, devlet kurumlarının güçlendirilmesi ve ülkenin tüm toprakları üzerindeki egemenliğinin yeniden tesis edilmesi çağrısında bulundu.
Er-Rai, Lübnan sevgisinin, ülkeyi “hiç kimsenin tekelinde olmayan, tüm evlatlarına ait tam ve eksiksiz bir vatan olarak arzulamak” anlamına geldiğini belirterek devlet kurumlarının ve kamu mallarının korunması, kanunlara saygı gösterilmesi ve yolsuzluğun reddedilmesi gerektiğini vurguladı.
Ulusal çıkarların kişisel menfaatlerin önünde tutulması gerektiğini ifade eden er-Rai, devletin güçlendirilmesinin aynı zamanda karar mercilerinin birliğini ve tüm Lübnanlıların ortak kurumlar ile tek bir meşruiyet çatısı altında birleşmesini gerektirdiğini söyledi.
Er-Rai, silah bulundurma ve kullanım yetkisinin yalnızca devletin elinde bulunması meselesinin Lübnanlılar arasında çatışmaya veya mezhepsel ayrılıkları derinleştirecek bir unsura dönüşmemesi gerektiğini belirtti.
Bu konunun “sağduyu ve ulusal sorumluluk bilinciyle” ele alınması çağrısında bulunan er-Rai, “Devlet, bir ortağın mağlup edilmesiyle değil, bilakis tüm ortakların aynı çatı altında bir araya gelmesiyle inşa edilir.” ifadelerini kullandı.
Er-Rai ayrıca devam eden müzakere ve girişimlerin mevcut siyasi durağanlığı sona erdirecek sonuçlar doğurmasını temenni etti.
Bu süreçlerin Lübnan’ın haklarını güvence altına alması, saldırıları durdurması, topraklarından çekilmeyi sağlaması ve ülkede güvenlik ile istikrarı yeniden tesis etmesi gerektiğini ifade etti.
Lübnan ordusunun güvenlik ve istikrarı koruma, meşru otoriteyi tesis etme sorumluluğunu taşıyan “kapsayıcı ulusal kurum” niteliğini sürdürdüğünü belirten er-Rai, uluslararası topluma orduya gerekli silah ve teçhizatın sağlanması çağrısında bulundu.
Er-Rai, ordunun “vatanın ve kurumların sarsılmaz kalesi” olarak kalabilmesi için ihtiyaç duyduğu desteğin sağlanmasının önemine dikkat çekti.
Güney Lübnan’daki duruma da değinen er-Rai, bölgenin “bir bekleme ve acı coğrafyası olarak kalmasının kabul edilemez olduğunu” söyledi.
Bölge halkının köylerine ve evlerine dönmesinin sağlanması gerektiğini belirten er-Rai, hasar gören bölgelerin yeniden inşa edilmesi ve hayatın mümkün olan en kısa sürede normale döndürülmesi çağrısında bulundu.
Lübnan’ın tüm toprakları üzerindeki egemenliğinin yeniden tesis edilmesinin zorunlu olduğunu vurgulayan er-Rai, varılacak herhangi bir çözümün Lübnan halkının güvenliğini ve kendi topraklarında yaşama hakkını güvence altına alması gerektiğini ifade etti.
Er-Rai son olarak Lübnan’ın topraklarını ve egemenliğini savunma hakkından taviz vermeksizin ülkeyi bölgesel “eksen çatışmalarından” koruyacak ve ülkenin özgür iradesini muhafaza edecek “etkin bir tarafsızlık” politikası benimsemesi çağrısında bulundu.
Bu yaklaşımın Lübnan’ın “bir çatışma alanı değil bir buluşma vatanı, başkalarının husumetlerine sahne olan bir meydan değil bir diyalog köprüsü” haline gelmesi açısından gerekli olduğunu belirtti.