PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
İran’la savaşın ekonomik yükü ve petrol sektöründeki daralma Suudi rejimini yeni borçlanmalara iterken, rejim en az 8 milyar dolarlık kredi arayışına girdi.

YDH- Suudi rejimi, İran’a yönelik devam eden savaşın yarattığı ekonomik baskılar artarken ek finansman sağlamak amacıyla milyarlarca dolarlık yeni bir banka kredisi almayı değerlendiriyor.
Bloomberg’in konuyla ilgili kaynaklara dayandırdığı haberine göre, krallık bu süreçte yeni borçlanma seçeneklerini masaya yatırıyor.
Görüşmelere aşina kaynaklara göre Suudilerin Ulusal Borç Yönetim Merkezi, en az 8 milyar dolar değerinde olabilecek bir kredi için bankalarla temasa geçti. Devlet kontrolündeki petrol şirketi Saudi Aramco’nun da olası finansman seçenekleri konusunda kreditörlerle ayrı görüşmeler yürüttüğü belirtildi.
Kaynaklar, her iki görüşmenin de henüz ilk aşamada olduğunu ve herhangi bir anlaşma yapılmadan sona erebileceğini ifade etti.
Finansman arayışı, Suudi rejiminin savaş kaynaklı ekonomik aksamalar, iç ekonomik faaliyetlerdeki zayıflama ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın ekonomiyi çeşitlendirme programı kapsamında sürdürülen harcama taahhütlerinin aynı anda yarattığı baskıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde gündeme geldi.
Savaş ticareti ve enerji altyapısını sekteye uğratıyor
Suudiler ve diğer Körfez ülkeleri, çatışmaların Hürmüz Boğazı üzerinden deniz taşımacılığını aksatması ve bölgesel tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı artırması nedeniyle daha yüksek taşımacılık ve ithalat maliyetleriyle karşı karşıya.
Suudi rejiminin enerji altyapısı da İran’ın misilleme saldırılarının hedefi olurken, Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin Kızıldeniz’deki operasyonları Suudilerin ham petrol ihracatını ülkenin batı kıyısındaki limanlar üzerinden yeniden yönlendirme çabalarını daha da zorlaştırdı.
Bu baskılar, ikinci çeyrekte ekonomik faaliyetlerde sert bir daralmaya yol açtı. Suudi ekonomisi, petrol sektöründeki daralmanın yaklaşık yüzde 25’e ulaşmasıyla COVID-19 salgınından bu yana en sert küçülmesini kaydetti.
Rejim aynı dönemde 34,3 milyar riyal, yani yaklaşık 9,1 milyar dolar bütçe açığı verdi.
Buna karşın yüksek ham petrol fiyatları Suudi rejimine bir miktar mali rahatlama sağladı. Brent petrolün bu yıl ortalama varil başına yaklaşık 87 dolar seviyesinde seyretmesi, çatışmaların üretim ve ticareti aksatmasına rağmen petrol gelirlerini destekledi.
Krallık borç piyasalarına daha fazla yöneliyor
Son finansman görüşmeleri, Suudilerin borçlanma ve özel sermayeye olan bağımlılığını daha da artırdığına işaret ediyor.
Ulusal Borç Yönetim Merkezi mayıs ayında, yıllık borçlanma programı kapsamında ihtiyaç duyulan finansmanın yaklaşık yüzde 90’ını şimdiden sağladığını açıklamış ve ortaya çıkabilecek ek finansman ihtiyacının özel işlemler ve iç piyasalar yoluyla karşılanabileceğini belirtmişti.
Suudi rejimi bu yıl yerel ve uluslararası tahvil satışları yoluyla yaklaşık 6 milyar dolar topladı. Aramco 4 milyar dolar daha finansman sağlarken, Kamu Yatırım Fonu da mayıs ayında 7 milyar dolar borçlandı. Bu işlem, savaşın başlamasından bu yana krallığın kamu piyasalarındaki ilk büyük işlemlerinden biri oldu.
Borç yönetim kurumu ayrıca geçen yılın sonlarında 13 milyar dolarlık sendikasyon kredisi düzenlemişti. Yedi yıl vadeli bu kredi, Riyad açısından alışılmadık bir adım olarak değerlendirilmiş ve hükümetin geleneksel tahvil ihracının ötesindeki finansman kaynaklarına artan ilgisini ortaya koymuştu.
Borçlanma, çeşitlendirme ve yatırım planlarını destekliyor
Bu yönelim, Suudi rejiminin petrol bağımlılığını azaltmaya çalışırken büyük ölçekli iç ve dış yatırımlarını finanse etmeye devam etmesi nedeniyle ortaya çıkan yüksek sermaye ihtiyacını yansıtıyor.
Bloomberg News’un daha önce yayımladığı haberlere göre Aramco, nihai olarak 35 milyar dolara kadar gelir sağlayabilecek daha kapsamlı bir özelleştirme stratejisi yürütüyor. Şirket ayrıca borç piyasalarında aktif kalmayı ve yatırımcı tabanını genişletmeye yönelik yeni finansal araçları değerlendirmeyi planladığını açıkladı.
Benzer bir strateji Kamu Yatırım Fonu’nda da uygulanıyor.
Yaklaşık 900 milyar dolarlık varlığa sahip egemen varlık fonu, yeni beş yıllık plan kapsamında daha olgun yatırımlarının bir bölümünü özel yatırımcılara devretmeye, yeni halka arzlar ve varlık satışları gerçekleştirmeye ve dış sermayeye daha fazla başvurmaya hazırlanıyor.
Savaş maliyetlerine rağmen dış yatırımlar sürüyor
İran’a yönelik savaşın ekonomik etkilerine ve Suudilerin bazı maliyetli mega projeleri küçültme veya yeniden değerlendirme çabalarına rağmen Suudi rejimi, yurtdışındaki yatırımlarına büyük miktarlarda kaynak ayırmayı sürdürüyor.
Son dönemdeki anlaşmalar oyun ve elektrikli araçlardan eğlence sektörüne kadar uzanırken, Paris yakınlarında 6 milyar avro, yaklaşık 7 milyar dolar değerinde bir tema parkı kompleksinin geliştirilmesine yönelik taahhüt de bunlar arasında yer aldı.
Dolayısıyla gündemdeki 8 milyar dolarlık kredi, Suudilerin devam eden savaşın mali ve ekonomik yükünü üstlenirken yatırım hedeflerini korumaya çalıştığı daha geniş kapsamlı bir finansman stratejisi değişikliğinin parçası olarak değerlendiriliyor.