HTŞ’nin açtığı kapıdan UAEA girdi: Suriye'nin uranyumu şu an nerede? Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
SURİYE
02 Eylul 2026 · 19:39

HTŞ’nin açtığı kapıdan UAEA girdi: Suriye'nin uranyumu şu an nerede?

HTŞ rejiminin UAEA’ya sağladığı bilgi, erişim ve iş birliği sayesinde Suriye’deki gizli nükleer faaliyetlere ilişkin soruşturma tamamlanırken, ülkede yaklaşık 73 metrik ton doğal uranyum metali tespit edildi.

YDH — Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), Beşşar Esed dönemindeki Suriye’nin gizli nükleer faaliyetlerine ilişkin soruşturmasında açık kalan tüm soruların çözüme kavuşturulduğunu açıkladı.

Ajans, Suriye'deki Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) rejiminin sağladığı bilgi ve erişimin soruşturmanın tamamlanmasını mümkün kıldığını belirtirken, ülke içinde yaklaşık 73 metrik ton doğal uranyum metali bulunduğunu doğruladı.

UAEA’nın Salı akşamı üye ülkelere gönderdiği gizli rapora göre ajans, Esed yönetimi döneminde gerekli şekilde bildirilmemiş nükleer materyal, tesis ve faaliyetlere ilişkin soruşturmasını tamamladı.

Raporda, HTŞ'nin “şeffaflık ve iş birliği” yaklaşımı sayesinde geçmişteki nükleer faaliyetlerin aydınlatıldığı ve ülkede bulunan nükleer materyalin tespit edildiği belirtildi.

UAEA Genel Direktörü Rafael Grossi’nin liderliğindeki üst düzey denetim ekibi, varlığı Suriye tarafından 17 Temmuz’da ajansa bildirilen bir tesisi ziyaret etti.

Denetçiler burada yaklaşık 73 metrik ton doğal uranyum metali tespit etti. Bu miktarın yaklaşık 55 tonu kaplanmış yakıt çubukları biçiminde bulunurken, raporda söz konusu nükleer materyalin tamamının artık UAEA’nın muhafaza ve gözetim tedbirleri altında olduğu belirtildi.

Tesisin adı UAEA raporunda açıklanmadı. Ancak söz konusu yerin, daha önce Axios tarafından “Site 99” olarak tanımlanan ve Esed yönetiminin gizli nükleer programıyla ilişkilendirilen tesisle aynı yer olabileceği değerlendiriliyor. Tesiste, İsrail’in 2007’de imha ettiği el-Kibar’daki nükleer reaktör projesiyle bağlantılı materyalin depolandığı öne sürülmüştü.

UAEA’nın son raporu, 2007’de İsrail tarafından Deyr ez-Zor’da bombalanan el-Kibar tesisinin nükleer reaktör olduğunu da kesin biçimde doğruladı. Ajans ekibi 28 Ağustos’ta tesiste yaptığı incelemede, yıkıntılar arasında bir nükleer reaktörün yapısıyla uyumlu soğutma altyapısı tespit etti. Rapora göre Esed yönetimi, İsrail saldırısının ardından tesisi kasıtlı olarak yıktı.

Ajans ayrıca eski Suriye makamlarının reaktörün yanı sıra nükleer yakıt üretim tesisi ve yakıtın depolandığı alan dahil olmak üzere bildirilmesi gereken nükleer materyal, tesis ve faaliyetleri gerekli şekilde beyan etmediğini tespit etti. Yeni yönetim ise gerekli nükleer materyal muhasebe raporlarını ve tesislere ilişkin tasarım bilgilerini UAEA’ya sunarak durumu düzeltmek için adımlar attı.

Tesiste bulunan doğal uranyumun doğrudan nükleer silah üretiminde kullanılamayacağı belirtilirken, materyalin nükleer yakıt döngüsünde işlenip zenginleştirilebilecek nitelikte olduğu ifade edildi. HTŞ'nin sözde 'dışişleri bakanı' Esad Şeybani ise materyalin ülkede tutulacağını ve “barışçıl amaçlarla” kullanılabileceğini açıklamıştı.

İsrail ise materyalin Suriye’de kalmasına karşı çıkıyor. İsrailli yetkililere göre İsrail işgal ordusu, Esed yönetiminin 2024’ün sonlarında devrilmesinin ardından tesise erişimi engellemek amacıyla bölgeye yönelik saldırılar düzenledi. İsrail ayrıca Washington rejimine, söz konusu nükleer materyalin tesiste kalmasını kabul etmeyeceğini iletti.

UAEA’nın Suriye dosyasını kapattığını açıklaması, aynı gün yayımlanan İran raporuyla belirgin bir karşıtlık oluşturdu. Ajans, İran’ın beyan edilmemiş nükleer faaliyetlerine ilişkin soruşturmasında ise açık kalan soruların çözülemediğini bildirdi.

UAEA müfettişleri, ABD ve İsrail’in Haziran 2025’te saldırdığı İran’daki nükleer tesislere henüz yeniden erişemedi. Saldırılar öncesinde ajans, İran’ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 440,9 kilogram uranyuma sahip olduğunu tahmin ediyordu. Ancak saldırıların ardından bu stokun ne kadarının hâlâ mevcut olduğu ve nerede bulunduğu konusunda UAEA’nın bilgi sürekliliği kesildi.

Ajans, İran’daki nükleer materyalin mevcut durumunu doğrulayacak erişim ve bilgiye sahip olmamasının ciddi bir nükleer silahların yayılmasının önlenmesi endişesi oluşturduğunu ve meselenin “en yüksek aciliyetle” ele alınması gerektiğini belirtti.

Böylece UAEA’nın son raporları, iki dosyada birbirinden farklı bir tablo ortaya koydu: Suriye’de yeni yönetimin sağladığı erişim ve iş birliği sayesinde yıllardır süren soruşturma sonuçlandırılırken, İran’da nükleer tesislere erişimin kesilmesi nedeniyle mevcut stokların akıbeti hâlâ doğrulanamıyor.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 02.09.2026 21:48 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/44139/hts-nin-actigi-kapidan-uaea-girdi-suriye-nin-uranyumu-su-an-nerede