İsrail’de seçim hesabı: Gazze’ye tehcir, Batı Şeria’ya savaş Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
İSRAİL
04 Eylul 2026 · 09:07

İsrail’de seçim hesabı: Gazze’ye tehcir, Batı Şeria’ya savaş

Netanyahu’nun Gazze’den çekilmeme ısrarı, Ben-Gvir’in tehcir planı ve Smotrich’in savaş tehdidi, İsrail’de seçim yarışının Filistinlilere yönelik daha sert politikalar üzerinden yürütüldüğünü gösteriyor.

YDH- İsrail’de seçim sezonunun başlamasıyla birlikte ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze planından geriye kalan maddeler de birer birer aşınıyor.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Gazze’den çekilmeyeceğini ilan ederken Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir yeni bir tehcir planını seçim programının merkezine yerleştiriyor. Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise Batı Şeria’da yeni bir savaş ihtimalini gündeme getiriyor.

İsrail’de seçim yarışının kızışması, Ekim 2025’te Şarm eş-Şeyh’te varılan ateşkes anlaşmasının dayandığı temel başlıkları da tartışmalı hale getiriyor. Bu süreçte ilk açık geri adımı atan isim Netanyahu oldu.

Netanyahu önceki gün Gazze Şeridi’ni ziyaret ederek “sarı hat” olarak adlandırılan bölgelerde konuşlandı ve üç yıllık savaş boyunca büyük ölçüde yıkılan Gazze kentine baktı. Netanyahu burada yaptığı açıklamada, “İsrail Gazze’den çekilmeyecek” dedi ve “Şeridin yüzde 60’ını kontrol ediyoruz ve güvenlik tehditleriyle mücadele etmek için bu hatta kalacağız” ifadelerini kullandı.

El-Ahbar’ın Yusuf Faris imzalı analizine göre, Netanyahu’nun bu açıklaması yalnızca ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına ilişkin yükümlülüklerden geri adım anlamına gelmiyor. Aynı zamanda Trump’ın çatışmayı sona erdirmeyi hedefleyen planından da kapsamlı bir uzaklaşmaya işaret ediyor.

Trump’ın planında Hamas’ın siyasi partiye dönüştürülmesi, Gazze’nin silahsızlandırılması ve bölgenin yeni ekonomik ve yatırım temelleri üzerinde yeniden inşa edilmesi gibi, İsrail’in bazı talepleriyle örtüşen maddeler de bulunuyordu.

Ancak İsrail’de seçim atmosferi sertleştikçe Gazze’ye yönelik kuşatmanın sıkılaştırılması, bölgedeki Filistinlilerin yaşadığı sıkıntıların artırılması ve nüfusun tehcir edilmesi yönündeki söylemler giderek daha fazla destek buluyor. Bunun İsrail siyasi yelpazesinin farklı kesimlerinin söz konusu söylemleri benimseme konusunda yarışmasına yol açtığını belirtiyor.

Ben-Gvir’den yeni tehcir planı

Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de seçim yarışına Gazze’nin tehcir edilmesini öngören bir planla katıldı. Ben-Gvir, Gazze sakinlerinin “gönüllü göçünü” seçim programının temel unsurlarından biri olarak açıkladı.

Ben-Gvir, Gazze Şeridi sakinlerinin yüzde 90’ının bölgeden “kalıcı olarak göç etmeyi” kabul ettiğini iddia ederken, bazı ülkelerin mali destek karşılığında Gazzelileri kabul etmeye hazır olduğunu öne sürdü.

Yedioth Ahronoth’un aktardığı “Ayrılma 710” planı, Gazze’den nüfus çıkışını teşvik etmeyi amaçlıyor. Plana göre ilk yıl 250 bin, üç yıl içerisinde 1,11 milyon ve yedi yıl içerisinde 1,86 milyon Filistinlinin Gazze’den çıkarılması hedefleniyor.

Plan kapsamında her birey veya aile için ayrı bir süreç oluşturulması öngörülüyor. Bu süreçte kabul edilecek ülkenin ve hukuki statünün belirlenmesi, belge ve vize işlemlerinin tamamlanması, seyahat ve ilk konaklama masraflarının karşılanması, mesleki eğitim ve istihdam desteği sağlanması ve 24 aya kadar refakat hizmeti verilmesi planlanıyor.

Ben-Gvir’in önerisinde Türkiye, Etiyopya, Kongo ve bazı Arap ülkeleri olası destinasyonlar arasında gösteriliyor. Planın ilk yatırım maliyetinin 10 milyar şekel, ek finansman çerçevesinin ise 50 milyar şekel olması öngörülüyor.

Ben-Gvir ayrıca uluslararası müzakereleri ve planın uygulanmasını yürütecek bir “Gönüllü Göç Bakanlığı” kurulmasını talep ediyor.

“Ayrılma 710” planı, Ben-Gvir’in partisinin bir sonraki hükümete katılması için öne sürdüğü temel şartlardan biri. Ancak planın uygulanmasının önünde ciddi engeller bulunuyor.

Yedioth Ahronoth’a göre şu ana kadar çok sayıda Gazzeliyi kabul etmeye hazır olduğunu açıklayan herhangi bir ülke bulunmuyor. İsrail’in daha önce Etiyopya, Kongo, Somaliland ve Afrika’daki diğer ülkelerle bu konuda temas kurduğu belirtilse de uluslararası muhalefet de planın önündeki en önemli engeller arasında yer alıyor.

Smotrich’in hedefinde Batı Şeria var

Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise seçim yarışındaki sertlik söylemini Batı Şeria üzerinden sürdürüyor.

Smotrich, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilerin “yasadışı” olarak nitelendirdiği silahlardan arındırılması amacıyla yeni bir savaşa girmek zorunda kalabileceğini söyledi.

Batı Şeria’da yüz binlerce silah bulunduğunu iddia eden Smotrich, İsrail içerisindeki Arap toplumunda da yaklaşık bir milyon silah bulunduğunu öne sürdü. Smotrich, bu silahların 7 Ekim saldırısına benzer bir saldırıda kullanılabileceğini savundu.

Böylece İsrail hükümetinin önde gelen isimleri, Filistinlilere yönelik daha fazla şiddet ve baskı vaatleri üzerinden seçim desteğini artırmaya çalışıyor.

İsrail tarihçisi Zachary Foster’ın “İsrail tarihinin en sağcı hükümeti” olarak nitelendirdiği mevcut hükümet içerisindeki aktörler Filistinlilere yönelik sertlik konusunda birbirleriyle yarışıyor.

Bu söylem yalnızca seçim kampanyalarının ürünü değil; İsrail toplumunda da geniş bir karşılık buluyor. Yaklaşık bir yıl önce yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre İsrailli Yahudilerin yaklaşık yarısı, İsrail ordusunun kontrol ettiği herhangi bir kentin tüm sakinlerinin öldürülmesini desteklerken, yüzde 61’i İsrail içerisindeki Filistinlilerin vatandaşlıklarının geri alınarak sınır dışı edilmesini destekliyor.

İsrail’deki seçim yarışı, Gazze’de savaşın sona erdirilmesi veya Trump’ın planının uygulanması üzerinden değil; Gazze’de işgalin ne kadar sürdürüleceği, kaç Filistinlinin bölgeden çıkarılacağı ve Batı Şeria’da ne ölçüde yeni bir savaş yürütüleceği üzerinden şekilleniyor.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 05.09.2026 13:08 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/44214/israil-de-secim-hesabi-gazze-ye-tehcir-bati-seria-ya-savas