İran-Rusya hattı güçleniyor, ABD tedirgin Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
İRAN
04 Eylul 2026 · 10:26

İran-Rusya hattı güçleniyor, ABD tedirgin

İran-Rusya işbirliğinin derinleşmesi, Washington’un Tahran’a yönelik baskısının etkisini azaltacağı endişesini artırıyor.

YDH- İran ile Washington arasındaki gerilimin tırmanmasına paralel olarak İran-Rusya ilişkileri de yeniden gündemin merkezine yerleşti. Özellikle ABD’nin İran üzerindeki baskıyı artırmaya çalıştığı bir dönemde, Washington’un iki ülke arasındaki işbirliği ve koordinasyonun düzeyine ilişkin hassasiyeti giderek artıyor.

Bu kapsamda ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, kısa süre önce Fox News’e verdiği röportajda Moskova ile Washington’un İran meselesinde “aynı çizgide olmadığını” belirterek, “Rusya’nın İran’a yardımı, ABD’nin güçlerini ve çıkarlarını korumak için gerekli adımları atmasını engellemeyecek” dedi.

Rubio’nun açıklamaları, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pizişkiyan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi kapsamında gerçekleştirilen görüşmenin ardından geldi.

Görüşme, İran ile ABD arasındaki askeri çatışmaların yeniden başlaması ve Washington’un Tahran’a yönelik yeni ve ağır ekonomik baskılar uygulamasıyla aynı döneme denk geldi. Bu nedenle bazı gözlemciler görüşmeyi, Moskova’nın söz konusu baskılar karşısında Tahran’a açık destek verdiğinin göstergesi olarak değerlendirdi.

Rusya da söz konusu yaptırım paketinin açıklanmasının ardından, “bu hukuksuz girişime” karşı “İran ve diğer ilgili ülkelerle” koordinasyon içinde hareket edeceğini ve “yaptırım ile gayrimeşru baskıların uluslararası sistemden tasfiye edilmesi” yönündeki çalışmalarını sürdüreceğini açıkladı.

Daha önce ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe, 25 Ağustos’ta Moskova’yı ziyaret etmişti. Rubio ziyareti “rutin” olarak nitelendirse de ziyaretin, Rusya’ya İran’la ilişkilerini özellikle istihbarat paylaşımı ve askeri teknoloji transferi alanlarında genişletmesinin yaratacağı sonuçlara ilişkin uyarıda bulunmayı amaçladığı yönünde geniş çaplı yorumlar yapıldı.

Bu gelişmeye paralel olarak son haftalarda İran ile Rusya arasındaki istihbarat ve askeri işbirliğinin belirgin biçimde genişlediğine ilişkin çok sayıda haber yayımlandı.

İran’ın Ürdün’deki ABD üslerine yönelik hassas ve hedef odaklı saldırıları da bu işbirliğinin arttığının en önemli göstergelerinden biri olarak değerlendirildi. Söz konusu işbirliğinin İran’ın askeri kapasitesini yeniden inşa etme ve güçlendirme sürecini hızlandırabileceği belirtiliyor.

Bu gelişmeler, temel hedefi İran’ın askeri gücünü azaltmak ve yıpratmak olan ABD’de ciddi endişe yaratıyor. Washington özellikle İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü pekiştirmesinden ve bölgedeki ABD üsleri ile güçlerine yönelik saldırılar düzenlemesinden kaygı duyuyor.

ABD Başkanı Donald Trump da yaklaşık bir ay önce Rusya ve Çin’i İran’a silah desteği vermenin sonuçları konusunda uyarmış ve böyle bir adımın “kendi çıkarlarına olmayacağını” söylemişti.

İlişkiler stratejik ortaklığa dönüşüyor

İran-Rusya ilişkileri son yıllarda, özellikle Ukrayna savaşının başlamasının ardından, geçici ve sınırlı işbirliği düzeyini aşarak kurumsal ve sürdürülebilir bir ortaklık çerçevesine taşındı.

İki ülkenin Ocak 2025’te imzaladığı “Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması” bu ilişkiye yeni boyutlar kazandırdı. Anlaşma; güvenlik ve savunmadan ticaret, enerji, ulaştırma ve teknolojiye kadar geniş bir alanda işbirliğini kapsarken, iki ülkenin uluslararası kuruluşlar ve platformlardaki koordinasyonunu da güçlendirmeyi öngörüyor.

İran açısından Rusya’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde sağladığı siyasi destek, Şanghay İşbirliği Örgütü ve BRICS gibi çok taraflı platformlarda ortaklığı derinleştirme çabası ve tek taraflı yaptırımlara karşı net tutumu önem taşıyor.

Tahran ayrıca Moskova’yı, Batı dışı güçlere daha fazla bağımsızlık alanı ve ABD hegemonyasına karşı koyma imkânı sağlayacak çok kutuplu bir uluslararası düzene geçiş sürecinin temel aktörlerinden biri olarak görüyor.

Rusya ise İran’ı Ortadoğu ve Orta Asya dengelerinde, güney yönündeki stratejik transit güzergâhlarında ve bölgedeki ABD nüfuzunun sınırlandırılmasında kilit bir ortak olarak değerlendiriyor.

Askeri işbirliğinin sınırları var

İki ülke arasındaki ilişkilerde son yıllarda askeri boyut ön plana çıktı. İran, Ukrayna savaşı sırasında Rusya’ya saldırı amaçlı insansız hava araçları teknolojisinin aktarılmasında önemli rol oynarken, Moskova da İran’la askeri ve teknik işbirliğini ve istihbarat paylaşımını hızlandırdı.

Bununla birlikte bu işbirliğinin de bir sınırı bulunuyor. Rusya şu ana kadar İran ile ABD ve İsrail arasında kapsamlı bir çatışma çıkması halinde doğrudan askeri müdahaleye hazır olduğuna ilişkin bir işaret vermedi.

Rusya’nın geleneksel politikası, tüm taraflarla iletişim kanallarını açık tutmak ve Körfez ülkeleri, Türkiye ve hatta İsrail’le sahip olduğu karmaşık ilişki ve çıkar ağını korumak üzerine kurulu. Dolayısıyla Moskova’nın desteği, İran’ın güvenlik önceliklerinin bütünüyle benimsenmesi veya stratejik hesaplarının tamamen paylaşılması anlamına gelmiyor.

Ekonomik işbirliği yaptırımlara karşı araç

İran-Rusya ilişkilerinin ikinci temel alanını ise ekonomik işbirliği oluşturuyor. İki ülke enerji, ulaştırma, ticaret, tarım ve Batı dışı bankacılık sistemlerinin geliştirilmesi gibi alanlarda ortaklıklar yürütüyor.

İran ve Rusya arasındaki finansal mesajlaşma sistemlerinin birbirine bağlanması, ulusal para birimlerinin kullanımının artırılması ve dolara bağımlılığın azaltılması yönündeki girişimler, yaptırımlarla mücadele ve yaptırımların etkisini azaltmaya yönelik ortak stratejinin parçaları.

Uluslararası Kuzey-Güney Ulaştırma Koridoru da her iki ülke açısından stratejik önem taşıyor. Demiryolu hatlarının ve limanların tamamlanması, Rusya’nın İran üzerinden Hindistan ve Güney Asya pazarlarına bağlanmasını sağlarken İran’a da önemli transit gelirleri ve yeni ticaret güzergâhlarına erişim imkânı sunacak.

Buna karşın iki ülke arasındaki ticaret hacmi hâlâ mevcut siyasi potansiyelin gerisinde. Bunun başlıca nedenleri arasında ekonomik yapıların benzerliği, Asya pazarlarında petrol ve doğalgaz satışı konusunda yaşanan rekabet, bankacılık alanındaki sorunlar, altyapı eksiklikleri ve ortak projelerin hayata geçirilmesindeki yavaşlık bulunuyor.

İran-Rusya ekonomik ilişkileri henüz belirleyici ve niteliksel bir ortaklık seviyesine ulaşmamış olsa da güvenlik ve askeri işbirliğiyle birlikte Washington açısından önemli bir endişe kaynağı oluşturuyor. ABD, iki ülke arasında yaptırımların etkisini azaltabilecek bütünleşik bir finansal, teknolojik ve lojistik ağ oluşmasından çekiniyor.

Bununla birlikte Washington, Moskova’ya yönelik baskıyı artırmak ile Rusya’yla iletişim kanallarını açık tutmak arasında denge kurmaya çalışıyor. ABD’nin temel kaygılarından biri, Rusya’yı İran-ABD çatışmasına daha fazla dahil olmaya itecek bir politika izlemek.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 04.09.2026 12:35 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/44221/iran-rusya-hatti-gucleniyor-abd-tedirgin