PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde alternatif bir güç olarak kurmaya çalıştığı Eşref Mensi liderliğindeki milis grubu, şiddetli iç çatışmalar ve aşiret gerilimleriyle dağılma sürecine girdi.

YDH - İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde alternatif bir güvenlik gücü olarak kurmaya çalıştığı milis yapıları, iç çatışmalar ve aşiret gerilimleri nedeniyle dağılma sürecine girdi.
İsrail ile işbirliği yapan Eşref Mensi'nin denetimindeki kamplarda patlak veren silahlı çatışmalar ve iç hesaplaşmalar, milis gücüne ağır bir darbe indirdi. Şiddetin fitilini aşiret ihtilafları, para ve etki paylaşımı kavgaları ile milis yöneticilerinin "Sarı Bölge"de yaşayan Bedevi ailelere yönelik ayrımcı tavırları ateşledi.
Kamplardaki çatışmalar ve yeni şiddet tehditleri, milis üyeleri ile ailelerinin bölgeden kaçışını hızlandırdı. Kaçan kişilerin bir kısmı daha sonra Gazze'deki güvenlik birimlerine teslim oldu.
Görgü tanıklarının ifadeleri ve kayıtlar; para dağıtımı ile komuta kademesindeki makam kavgalarının milis yapısındaki çözülmeyi başlattığını gösteriyor. Nüfuz sahibi milis liderlerinin Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki eş-Şukeyri Okulu'nda tutulan Bedevi aileleri açıkça aşağılaması, mevcut sürtüşmeye ayrımcı bir boyut kazandırdı.
Ağustos ayında bu gerilimler ve hak ihlalleri, Mensi'ye bağlı silahlı unsurlar ile Bedevi aileler arasında üç saat süren şiddetli bir çatışmaya dönüştü.
Bir tanığın aktardığına göre, İsrail ordusuna ait insansız hava araçlarının (quadcopter) doğrudan müdahalesi Bedevilerin Mensi güçlerini alt etmesini engelledi. Quadcopterler, Mensi grubuna destek vermek amacıyla yoğun ateş açarak Bedevilerin ilerleyişini durdurdu.
Hava müdahalesinin ardından Mensi, kendi milis karargahının da yer aldığı eş-Şukeyri Okulu'na Bedevi aileleri hapsetti. Milisler okulda alıkonulan ailelerin silahlarını topladı, teçhizatlarına el koydu ve içeriye gıda girişini engelledi.
"Eş-Şani" lakaplı milis elebaşlarından Muhammed (Ebu Kas), okulda mahsur kalanları hedef alarak "Bütün Bedevileri kölem yapacağım" tehdidinde bulundu.
Gruptan kaçarak pişmanlık getiren milis üyeleri, üst düzey isimlerin eş-Şukeyri Okulu'ndaki Bedevilere yönelik bir katliam planladığını öne sürdü. Hedef alınan kişiler arasında kadın ve çocukların da yer aldığı belirtildi.
Bu tehditler Bedevi ailelerin topluca kaçmasına yol açtı. Kaçış sırasında milislerin sivillerin üzerine rastgele ateş açtığı, bazı kişileri yaraladığı ve bazılarını ise kaçırdığı kaydedildi.
(A) adlı bir sivil, milis yapısının insanları koruma, barınma ve düzenli maaş vaatleriyle saflarına kattığını anlattı. İfadeye göre grup bu vaatleri yerine getirmedi ve aradan bir yıl geçmesine rağmen vadedilen ödemeleri yapmadı. Milis yönetimi ayrıca bünyesine kattığı kişileri İsrail güçleriyle birlikte savaşmaya, silahsız sivillere gerçek mermilerle ateş açmaya ve yaralıları kan kaybından ölüme terk etmeye zorladı.
(B.T.) adlı bir diğer yurttaş ise milis kamplarındaki ahlaki çöküşü ve sömürüyü aktardı. Grubun genç erkekleri tuzağa düşürmek için kadınları kullandığını savunan tanık, "Dinin, ahlakın ve hukukun bulunmadığı, yönetici çocuklarının herkesi ezdiği bir ortamda Eşref Mensi, gençlerin yanına bizzat kendi kızını gönderiyor" dedi.
Eşref Mensi, ailelerin kaçtığı yönündeki haberleri yalanlamak amacıyla "Halk Ordusu" adlı oluşumun sosyal medya sayfasından bir açıklama yayımladı.
Mensi, bu ailelerin kaçmadığını, "düzeni bozdukları" gerekçesiyle gruptan uzaklaştırıldığını ve kovulduğunu öne sürdü. Sosyal medya kullanıcıları ise bu açıklamayı alaya alarak söz konusu çıkışın kitlesel kaçışları ve milis yapısının çöküşünü gizleme çabası olduğunu vurguladı.
Güvenlik kaynakları ve aşiret liderleri, Gazze'deki Bedevi kabilelerinin bu milis yapılarına karşı kararlı bir duruş sergilediğini bildirdi. Aşiretlerin, güvenlik birimlerinin casusluk ve kargaşa odaklarını tasfiye etmeye yönelik adımlarına tam destek verdiği kaydedildi.