PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Uluslararası tecridi derinleşen İsrail, Balkanlar’da ayrılıkçı Sırp Cumhuriyeti yönetimiyle yakınlaşarak bölgede yeni bir siyasi ve ekonomik nüfuz alanı oluşturmaya çalışıyor.

YDH- Middle East Eye (MEE), Gazze savaşı nedeniyle uluslararası alanda giderek daha fazla tecrit edilen İsrail'in Balkanlar'daki nüfuzunu genişletmeye çalıştığını, bu kapsamda Bosna-Hersek'in bütünlüğünü tehdit eden ayrılıkçı politikalar izleyen “Sırp Cumhuriyeti” (Republika Srpska) yönetimiyle ilişkilerini güçlendirdiğini yazdı.
İsrailli yetkililer perşembe günü Sırp Cumhuriyeti'nin idari merkezi Banja Luka'da İsrail Ticaret Odası ofisinin açılışını yaptı.
MEE, Sırpların çoğunlukta olduğu entitenin milliyetçi yönetiminin Bosna-Hersek'in bütünlüğünü tehdit eden giderek daha ayrılıkçı bir siyasi çizgi izlerken aynı zamanda İsrail'le daha yakın ilişkiler geliştirdiğine dikkat çekti.
Haberde, Ticaret Odası'nın açılmasının, uluslararası tecritle karşı karşıya kalan İsrail'in Balkanlar'daki etkisini artırma çabasının yeni bir adımı olduğu belirtildi.
Bu adımın aynı zamanda İsrail'in, uluslararası alanda tanınan devletlerden daha fazla özerklik veya bağımsızlık talep eden ve siyasi istikrarsızlık yaratabilecek hareket ve yönetimlerle ilişki geliştirme konusundaki artan isteğini ortaya koyduğu değerlendirmesi yapıldı.
Açılış törenine, Filistinlilerin Gazze'den sürülmesini destekleyen açıklamalarıyla tartışma yaratan İsrail Diaspora İşleri Bakanı Amichai Chikli katıldı.
İsrail'in Arnavutluk ve Bosna-Hersek Büyükelçisi Galit Peleg de törende yer aldı ve Sırp Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sinisa Karan tarafından kendisine madalya verildi.
Sırp Cumhuriyeti'nin eski cumhurbaşkanı ve ayrılıkçı projenin önde gelen isimlerinden Milorad Dodik de törene katıldı. Dodik, son yıllarda Sırp Cumhuriyeti ile İsrail arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde merkezi bir rol oynadı.
Chikli törende yaptığı konuşmada, Ticaret Odası'nın "Sırp Cumhuriyeti'nde ve daha geniş bölgede fırsat arayan İsrailli şirketler için kalıcı bir temas noktası haline gelmesi gerektiğini" söyledi.
Dodik ve Sırp Cumhuriyeti yönetimini İsrail'in ve Yahudi halkının "gerçek dostları" olarak nitelendiren Chikli, "Şimdi bu ilişkiyi daha ileri bir seviyeye taşıma ve dostluğumuzu eyleme dönüştürme ayrıcalığına sahibiz." dedi.
İsrail-Sırp Cumhuriyeti ilişkileri son üç yılda hızlandı
“King's College London Savaş Çalışmaları Bölümü”nde dış politika ve büyük strateji alanında öğretim görevlisi olan Vuk Vuksanovic, MEE'ye yaptığı değerlendirmede, Ticaret Odası açılmasının ekonomik açıdan ne ölçüde fayda sağlayacağının belirsiz olduğunu söyledi.
Vuksanovic, buna karşın adımın İsrail ile Sırp Cumhuriyeti arasında yaklaşık 15 yıldır devam eden ve özellikle son üç yılda yoğunlaşan yakın ilişkilerin sürdüğünü gösterdiğini belirtti.
Dodik'in uzun süredir İsrail kamuoyuna yönelik açıklamalar yaptığına dikkat çeken MEE, Sırp siyasetçinin Filistin bayrağını daha önce "terörist bayrağı" olarak nitelendirdiğini ve Filistinlilerin Gazze'den sürülmesini desteklediğini hatırlattı.
Dodik, geçen yıl Israel Hayom'a verdiği röportajda, "Gazze'nin düşman nüfusu başka bir yere gitmeli. Doğalarını gösterdiler, size ne yapmak istediklerini gördük; oysa İsrail'in eli her zaman barış için uzatılmıştı." ifadelerini kullanmıştı.
Dodik şubat ayında Jerusalem Post'a yaptığı açıklamada ise Sırp Cumhuriyeti'ni "Balkanlar'ın İsrail'i" olarak tanımlamış ve Bosnalı Sırp entitesinin ayrılıkçı hedefleriyle İsrail arasında siyasi bir paralellik kurmuştu.
Sırp Cumhuriyeti'nin 2011'de Bosna-Hersek'in Birleşmiş Milletler'de Filistin'in tanınmasına destek vermesini engellemedeki rolü de Dodik'in İsrail nezdindeki siyasi konumunu güçlendiren unsurlardan biri oldu.
Dodik için İsrail, Washington'a açılan kapı
Dodik, Donald Trump'ın ilk başkanlık döneminden bu yana Trump ve siyasi çevresiyle daha yakın ilişkiler geliştirmeye çalışıyor. MEE, bu girişimlerin sonuç vermeye başladığını ve MAGA hareketinden giderek daha fazla ismin Sırp Cumhuriyeti'ne ilgi gösterdiğini aktardı.
Vuksanovic, "İsrail, uluslararası arenada Sırp Cumhuriyeti'nin başlıca destekçilerinden biri haline geldi." dedi.
Trump döneminde bu ilişkinin daha da önem kazandığını belirten Vuksanovic, Dodik'in İsrail'i ABD'ye açılan bir kapı olarak gördüğünü ve bu hesabın kısmen başarılı olduğunu ifade etti.
Vuksanovic'e göre ABD ve İsrail, Dodik'in başlıca uluslararası muhatapları haline gelirken, bu iki ülke zaman zaman Moskova'yı dahi geri planda bıraktı.
İsrail'in artan uluslararası tecridinin Tel Aviv'i Ortadoğu'daki yakın stratejik çevresinin dışında "alternatif diplomatik ve güvenlik ortaklıkları" aramaya ittiğini belirten Vuksanovic, Sırp Cumhuriyeti gibi siyasi yapılarla ilişkilerin Gazze'deki savaş sırasında İsrail açısından daha fazla önem kazandığını söyledi.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Gazze'deki savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmış durumda.
MEE, bu koşullarda İsrailli siyasi liderlerin ABD dışında rahatlıkla ziyaret edebilecekleri ülkelerin sayısının oldukça sınırlı olduğuna işaret etti.
Vuksanovic, Balkanlar'ın Ortadoğu ve Kuzey Afrika'ya en yakın Avrupa yarımadası olması nedeniyle İsrail açısından önem taşıdığını belirterek, Tel Aviv'in bölgede Türkiye'ye ve daha sınırlı ölçüde İran'a karşı bir varlık oluşturmak istediğini söyledi.
Vuksanovic ayrıca, İsrail'in Doğu Avrupa'daki nüfuzunu korumaya çalıştığını belirterek, "İsrail, AB'nin Filistin meselesinde büyük bir diplomatik değişikliğe gitmesini engelleme konusunda en yüksek şansa burada sahip olduğuna inanıyor." değerlendirmesinde bulundu.