PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Filistinli yerleşim uzmanı Halil Tüfekçi, Batı Şeria'daki yerleşimci saldırılarının münferit eylemler olmadığını ve İsrail hükümetinin resmi politikası doğrultusunda gerçekleştiğini belirtti.

YDH - Filistinli yerleşim uzmanı Halil Tüfekçi, işgal altındaki Batı Şeria genelinde tırmanan yerleşimci saldırılarının münferit olmadığını, İsrail hükümetinin mali, hukuki ve siyasi desteğiyle yürütülen resmi bir politika olduğunu belirtti.
Şihab haber ajansına açıklamalarda bulunan Tüfekçi, farklı siyasi kanatlardan İsrail partilerinin, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını engelleme konusunda uzlaştığını ifade etti.
Tüfekçi, yerleşimleri genişleterek sahada fiili durum yaratmayı amaçlayan bu projelerin Filistin devletinin hayata geçirilmesini imkansız kılmayı hedeflediğini kaydetti.
Sahadaki uygulamaların Filistin coğrafyasını ve ekonomisini eş zamanlı hedef aldığını vurgulayan Tüfekçi, ev yıkımları ve arazilerin "devlet arazisi" veya "güvenlik kuşağı" ilan edilmesi yoluyla Filistinlilerin topraklarından uzaklaştırıldığını aktardı.
Bu arazilerin zamanla büyük yerleşim birimlerine ve belediyelere dönüştürüldüğünü belirten Tüfekçi, binlerce ailenin temel geçim kaynağı olan zeytin hasadı döneminde Filistin ekonomisine doğrudan darbe vurulduğunu söyledi.
Yerleşimcilerin ağaç kesme ve ev yıkma eylemlerinin ötesine geçerek organize milisler kurduğunu ifade eden Tüfekçi, bu grupların su kaynaklarını ve tarım sektörünü hedef alarak Filistinlilerin yaşam koşullarını yok etmeye çalıştığını dile getirdi.
Bazı İsrailli yetkililerin bu saldırılarla aralarına mesafe koymaya çalışan açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını savunan Tüfekçi, yerleşimcilerin hesap vermeksizin hareket edebilmeleri için hükümet desteğinin ve siyasi korumanın tam olarak sağlandığını kaydetti.
Tüfekçi, yaşanan sürecin Filistinlileri yerinden etme, coğrafyayı, su kaynaklarını ve ekonomik imkanları ele geçirme amacı taşıyan planlı bir nüfus değiştirme ve mülksüzleştirme operasyonu olduğunu sözlerine ekledi.