PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin İngiltere’ye yönelik petrol resti, projenin çoğunluk hissesinin İsrailli bir şirkete ait olmasıyla Tel Aviv’i de hedefe koydu.

YDH- İtalyan L'Espresso dergisinde Gabriele Ragnini imzasıyla yayımlanan analizde, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin Malvinas Adaları çevresindeki petrol faaliyetlerine karşı başlattığı hamlenin, bugüne kadar en yakın müttefiklerinden biri olduğu İsrail'le beklenmedik bir gerilime yol açtığı belirtildi.
Gerilimin merkezinde, Malvinas'ın yaklaşık 220 kilometre kuzeyinde bulunan ve 1,7 milyar varil petrol rezervine sahip olduğu tahmin edilen Sea Lion projesi yer alıyor.
2028'de üretime başlaması planlanan projenin yüzde 65'i, Tel Aviv Borsası'nda işlem gören İsrailli Navitas Petroleum'un kontrolünde bulunuyor. Kalan yüzde 35'lik pay ise İngiliz Rockhopper Exploration'a ait.
Milei yönetimi, İngiltere'nin Malvinas çevresinde verdiği petrol arama ve işletme ruhsatlarını Arjantin yasalarının ihlali olarak değerlendirerek Navitas'ın iştirakleri, ortakları ve yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.
Milei ayrıca, Buenos Aires'in egemenlik iddiasında bulunduğu sularda petrol çıkaran şirketlere yaptırım uygulanacağını ve bu faaliyetlere katılan şirketlerin Arjantin pazarından dışlanacağını duyurdu.
Ancak L'Espresso, Milei'nin göreve geldiğinden bu yana Malvinas üzerindeki egemenlik tartışmasını büyük ölçüde geri plana ittiğine dikkat çekti.
Navitas'ın faaliyetleri daha önce Alberto Fernández hükümeti tarafından da yasadışı ilan edilmiş ve İsrailli şirkete Arjantin'de 20 yıl faaliyet yasağı getirilmişti. Milei ise iktidara geldikten sonra bu meseleyi gündeme taşımamıştı.
Dergiye göre Milei'nin Malvinas konusunu yeniden güçlü bir milliyetçi söylemle gündeme getirmesi, Sea Lion projesinin üretim aşamasına yaklaşması ve ülke içinde yaşadığı siyasi sorunlarla aynı döneme denk geldi.
Milei, son açıklamasında Malvinas konusunda Arjantin'in lehine "değişim rüzgârları estiğini" savunarak, Buenos Aires'in onayı olmadan bölgede petrol çıkaran şirketlere ülkenin kapılarının kapatılacağını söyledi.
Ben-Gvir'in İngiltere çıkışındaki İsrail çelişkisi
Tartışmaya İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de dahil oldu.
İngiltere'nin işgal altındaki Batı Şeria'daki yasadışı İsrail yerleşimlerinde üretilen mallara yönelik ticari yasak kararına tepki gösteren Ben-Gvir, İsrail'in Malvinas Adaları'nı "İngiltere tarafından işgal edilmiş Arjantin toprağı" olarak tanıması gerektiğini savundu.
Ben-Gvir, İngiltere'yi yalnızca adaları "işgal etmekle" değil, buradaki petrolü çıkararak "Arjantinlilerin parasını çalmakla" da suçladı ve Londra'ya yaptırım uygulanmasını istedi.
Milei de Ben-Gvir'in açıklamasını kendi sosyal medya hesabından paylaştı.
L'Espresso ise Ben-Gvir'in çıkışındaki dikkat çekici çelişkiye işaret etti: İngiltere'nin Arjantin petrolünü "çalmakla" suçlandığı Sea Lion projesinin yüzde 65'i İngilizlere değil, İsrailli Navitas Petroleum'a ait.
Dolayısıyla Netanyahu hükümetinden Malvinas çevresindeki petrol faaliyetleri nedeniyle İngiltere'ye yaptırım uygulamasını istemek, dolaylı olarak İsrail'in kendi şirketlerinden birini de hedef alması anlamına geliyor.
İsrailli Navitas ile İngiliz Rockhopper ise Arjantin'in çıkışına karşı projede geri adım atılmayacağının sinyalini verdi.
Şirketler, faaliyetlerin Malvinas yönetimi tarafından "yasal olarak verilmiş geçerli petrol ruhsatlarına" dayandığını savunarak yaşanan gerilimin Sea Lion projesinin takviminde önemli bir değişikliğe yol açmasını beklemediklerini açıkladı.
Milei neden şimdi Malvinas'ı hatırladı?
Analizde, Milei'nin uzun süredir geri planda tuttuğu Malvinas meselesini yeniden gündeme taşımasının iç politikayla da bağlantılı olabileceği değerlendirildi.
Milei hükümetinin son aylarda iç siyasi skandallarla karşı karşıya kaldığı ve yabancı toprak sahiplerini destekleyecek bir reformdan muhalefetin baskısıyla geri adım atmak zorunda kaldığı hatırlatıldı.
L'Espresso'ya göre Arjantin'de iktidarların kamuoyu desteğinin zayıfladığı dönemlerde sıklıkla başvurduğu Malvinas meselesini yeniden gündeme getirmek, Milei'ye milliyetçi söylemi sahiplenme imkânı sağlıyor.
İngiltere ise Arjantin'in çıkışını reddetti.
Londra yönetimi, Malvinas konusundaki tutumunun değişmediğini ve adaların halkı istediği sürece İngiliz denizaşırı toprağı olarak kalacağını açıkladı.
Böylece Milei'nin Malvinas üzerindeki egemenlik iddiasını yeniden gündeme getirmesi, yalnızca Londra ile yeni bir diplomatik gerilim yaratmakla kalmadı; Sea Lion projesindeki İsrail ağırlığı nedeniyle Netanyahu hükümetiyle Buenos Aires arasındaki yakın ilişkinin de karşı karşıya kaldığı yeni bir çelişkiyi ortaya çıkardı.