PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Hizbullah Milletvekili Hasan İzzeddin, İsrail saldırıları karşısında sessiz kalan Lübnan hükümetinin dökülen kandan sorumlu olduğunu söyledi.

YDH - Hizbullah Milletvekili Hasan İzzeddin, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki yerleşimlere düzenlediği ve kadınlar ile çocukların da etkilendiği saldırılar karşısında hükümetin sessiz kaldığını belirterek, yetkilileri dökülen kandan doğrudan sorumlu tuttu.
Mansuri, Zebdin, Kefer Tibnit ve özellikle Kefer Rumman bölgelerindeki can kayıplarına değinen İzzeddin, siyasi yönetimin yaşananlar karşısında tek kelime etmediğini söyledi.
Hizbullah mensubu Hasan Vahid Uzeyr için başkent Beyrut'un Madi Mahallesi'ndeki İmam Kazım Külliyesi'nde anma töreni düzenlendi.
Din adamları, yerel temsilciler ve bölge sakinlerinin katıldığı törende konuşan İzzeddin, güneyde, Dahiye'de, Bekaa Vadisi'nde veya ülkenin herhangi bir yerinde hayatını kaybedenlerin sorumluluğunun iktidarın omuzlarında olduğunu belirtti.
El-Menar kanalının aktardığına göre Lübnan'ın bölgesel gelişmelerden ve özellikle ABD ile İran arasındaki süreçten bağımsız düşünülemeyeceğini kaydeden İzzeddin, hükümetin sahadaki ve bölgedeki siyasi tabloyu yeniden değerlendirip değerlendirmediğini sordu.
İsrail ile yürütülen doğrudan müzakerelerin sonuçsuz kaldığını dile getiren milletvekili, verilen her tavizin saldırıların, yıkımın ve zorla yerinden etmelerin artmasına yol açtığını ifade etti.
Yetkililerin gerçek bir ateşkes ve saldırıların durdurulmasını sağlamayan müzakerelerde ısrar ettiğini ekledi.
İran'ın bölgesel rolüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan İzzeddin, Tahran'ın artık yalnızca kendi sınırlarını savunmakla yetinmediğini, savunma pozisyonundan saldırı kapasitesine geçtiğini belirtti.
İran'ın Fars Körfezi ve bölge güvenliğinin şekillenmesinde göz ardı edilemeyecek bir aktör haline geldiğini ifade eden milletvekili, bu ülkenin tehdit oluşturan noktaları vurabilecek ve planlanan adımlara yanıt verebilecek güce ulaştığını dile getirdi.
Bölgedeki her gelişmenin Lübnan'a doğrudan yansıyacağına işaret eden İzzeddin, Tahran'ın müzakere gündemlerinde Lübnan'ı öncelikli madde olarak tuttuğunu ve çözüme ancak ABD ile İran arasındaki mutabakatlarla ulaşılabileceğini kaydetti.
İzzeddin, Lübnan'daki direniş ile İran'ın birlikte hareket ederek sahadaki dengeleri 2023 öncesine döndürebileceğini söyledi.