PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Irak, Suudi Arabistan’a yönelik İHA saldırılarının Maysan’dan düzenlendiğinin belirlenmesinin ardından İran’ın ortak soruşturma talebini kabul ederken saldırının sorumlularını belirlemek için kapsamlı soruşturma başlattı.

YDH ― Irak Başbakanı Ali Zeydi, Suudi Arabistan’a yönelik insansız hava aracı saldırılarının ardından İran tarafının, iki ülke sınır hattı yakınlarında İHA fırlatma platformlarının bulunmasına ilişkin ortak soruşturma yürütülmesi talebini kabul etti.
Irak Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı Sözcüsü Sabah Numan, Zeydi’nin saldırıların koşullarının ve arkasındaki tarafların belirlenmesi için acil soruşturma yürütülmesi talimatı verdiğini açıkladı.
Irak makamlarının yürüttüğü soruşturma kapsamında, Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların ülkenin güneydoğusundaki Maysan vilayetinden düzenlendiğinin belirlenmesinin ardından Maysan Operasyonlar Komutanı görevden alındı. Zeydi ayrıca saldırının gerçekleştirildiği noktaya ilişkin soruşturma yürütülmesi için bir kurul oluşturulmasını istedi.
Numan, saldırılara karıştığı tespit edilen kişiler hakkında yasal işlem başlatılacağını söyledi.
Reuters’e konuşan iki güvenlik kaynağı, Irak’ın saldırıların ardından tedbir amacıyla İran sınırındaki Şelemçe Sınır Kapısı’nın kapatılması talimatını verdiğini aktardı.
Irak makamlarının saldırıların sorumlularını belirlemek amacıyla geniş kapsamlı bir operasyon yürüttüğü belirtildi. Şelemçe, İran’dan Irak’a sebze ve diğer gıda ürünlerinin taşınmasında kullanılan başlıca sınır kapılarından biri olarak öne çıkıyor.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Irak’tan gönderilen çok sayıda insansız hava aracının Riyad ve Medine bölgelerindeki Doğu-Batı petrol boru hattını hedef aldığını açıkladı.
Saldırılarda bazı kişilerin yaralandığı ve maddi hasar meydana geldiği belirtilirken, saldırıların failleri henüz kesin olarak açıklanmadı.
Riyad, Irak Başbakanı’nın talebi üzerine bu aşamada karşılık vermemeyi tercih ettiğini duyurdu. Suudi Dışişleri Bakanlığı, bununla birlikte ülkenin egemenliğini, güvenliğini, tesislerini, vatandaşlarını ve ülkede yaşayanları korumak için gerekli gördüğü tüm adımları atma hakkını saklı tuttuğunu bildirdi.
Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı ise saldırıların ardından Doğu-Batı petrol boru hattının işletmesini tedbir amacıyla durdurdu. Acil durum ve teknik ekiplerin hattın güvenliğini sağlamak ve durumun kontrol altına alınması için çalışmalara başladığı açıklandı.
Irak hükümeti, Suudi Arabistan’ın güvenliğini hedef alan ve iki ülke arasındaki ilişkilere zarar veren saldırıları reddettiğini yineledi.
Bağdat ayrıca Irak topraklarının ve hava sahasının herhangi bir ülkeye yönelik saldırılar için kullanılmasına izin verilmeyeceğini vurguladı.
Bu kapsamda Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Suudi mevkidaşı Faysal bin Ferhan ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede bölgedeki son gelişmeler ele alınırken, iki ülke arasındaki iletişim ve koordinasyonun sürdürülmesi konusunda mutabık kalındı.
Irak İslami Direnişi ise Suudi Arabistan’daki hayati tesislerin hedef alınmasına ilişkin kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti.
Direniş, saldırıyı üstlenmediklerini belirterek Irak hükümetinin güvenilir delil veya somut bir soruşturma ortaya koymadan suçlamaları aceleyle benimsemesini eleştirdi.
Açıklamada, suçlamaların peşinen yöneltilmesinin dikkatleri başka yöne çekme ve Suudi güçlerinin Yemen’de yaşadığı yenilgilerin üzerini örtme girişimi olduğu savunuldu.
Irak İslami Direnişi, Yemen halkına destek verme tutumunun değişmediğini vurgularken Irak’ın yeni krizlere sürüklenmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
Direniş ayrıca olayın gerçeklerinin ortaya çıkarılması amacıyla kurulacak herhangi bir hükümet soruşturma komisyonuna katılmaya hazır olduğunu açıkladı ve nihai değerlendirmelerin suçlamalara değil, soruşturmanın ortaya çıkaracağı somut sonuçlara dayanması çağrısı yaptı.
Yaklaşık 1.200 kilometre uzunluğundaki Doğu-Batı petrol boru hattı, Suudi Arabistan’ın Basra Körfezi’ndeki tanker taşımacılığına alternatif güzergâhlarından biri olarak önem taşıyor.
Gemi takip şirketleri ve analistlere göre hat son aylarda günlük 4 ila 5 milyon varil petrol taşıyordu. Bu miktar, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 4 ila 5’ine karşılık geliyordu.
Saldırının, Kızıldeniz ve Babülmendeb’deki gerilim ile Hürmüz Boğazı’ndaki kriz nedeniyle enerji arzının zaten baskı altında olduğu bir dönemde gerçekleşmesi, Suudi Arabistan’ın petrol ihracatı üzerindeki baskıyı daha da artırdı.
Uluslararası Enerji Ajansı, Suudi Arabistan’ın ham petrol arzının, Kızıldeniz’deki saldırılar ve bölgedeki ulaşım sorunlarının da etkisiyle son otuz yılı aşkın dönemin en düşük seviyesine gerilediğini bildirdi.