WSJ: İran'ın bir İHA'sı Körfez'e kâbusu getirdi Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
İRAN
15 Eylul 2026 · 20:26

WSJ: İran'ın bir İHA'sı Körfez'e kâbusu getirdi

İran saldırıları, Körfez ülkelerinin ucuz enerji ve dev yatırımlarla kurmak istediği yapay zekâ merkezlerinin savaş karşısında ne kadar savunmasız olduğunu gösterirken, milyarlarca dolarlık veri merkezi projelerini de ciddi bir riskle karşı karşıya bıraktı.

YDH ― Wall Street Journal’a göre, İran’ın Körfez’deki Amerikan veri merkezlerine yönelik saldırıları, BAE ve diğer Körfez ülkelerinin “bölgenin yapay zekâ merkezi olma” planlarının ne kadar kırılgan olduğunu ortaya çıkardı.

ABD-İsrail’in İran’a yönelik başlattığı ilk saldırıların hemen ertesi günü, İslam Cumhuriyeti misilleme yaptı.

haber-44549-kare-koyu

Hedeflerinde ise Körfez'in yeni ve paha biçilmez değerleri, yani Amerikan veri merkezleri vardı; bu merkezlerin üzerine adeta İHA sürüleri saldılar.

Saldırının üzerinden altı ayı aşkın bir zaman geçti; ne var ki Abu Dabi'de hedef alınan Amazon Web Services tesisi ve Bahreyn'deki bir diğer merkez hâlâ büyük oranda felç durumda.

Tesislerdeki onarım sürecini yürüten şirket, bu esnada müşterilerini verilerini farklı bölgelere taşımaları konusunda uyarırken, çalışmaların ne zaman sonuçlanacağına dair en ufak bir takvim sunmadı.

Bu saldırılar ve geride bıraktıkları ağır tahribat, Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere Körfez ülkelerinin yapay zekâ odaklı veri işlemede dünya lideri olma hayallerine büyük bir darbe vuruyor.

Öte yandan tablo, on milyarlarca dolarlık yatırımları masaya yatıran Amerikan şirketleri için de yepyeni ve devasa bir risk anlamına geliyor.

haber-42847-kare-koyu

Emirlikler, en gelişmiş yapay zekâ çiplerini satın alabilmek uğruna Amerikalı yetkilileri ikna etmek için yıllarca diplomatik ter döktü ve nihayetinde Trump yönetiminin, Avrupa ülkelerine tanınan erişim haklarının aynısını kendilerine sunmasını başardı.

Mayıs 2025'te Abu Dabi'ye bir ziyaret düzenleyen ABD Başkanı Donald Trump, Emirlik liderlerinin tam 5 gigavat elektriğe ihtiyaç duyan devasa bir veri merkezi kompleksinin planlarını duyurduğu etkinliğe bizzat katıldı.

Bahsi geçen bu enerji miktarı, iki Hoover Barajı'nın ürettiği toplam enerjiden bile daha fazlasına karşılık geliyor.

Hem BAE'li hem de ABD'li yetkililer, OpenAI'ın bu dev kompleksin ilk kiracısı olmayı kabul ettiğini ve zamanla toplam kapasitenin yüzde 20'sini kullanmayı planladığını duyurmuştu. Ne var ki şimdilerde bu anlaşma rafa kalkmış gibi duruyor.

Konuya aşina kaynaklar, OpenAI'ın bu proje için henüz herhangi bir kira sözleşmesine imza atmadığını belirtiyor.

Yorum taleplerini yanıtsız bırakan OpenAI'ın, Wall Street Journal'ı bünyesinde barındıran News Corp ile bir içerik lisanslama ortaklığı bulunduğunu da not düşelim.

Yapay zekâ veri merkezleri, yapıları gereği savaşta hedef alınan standart bulut bilişim tesislerinden çok daha devasa ebatlara ulaşıyor; bu durum da onları açık birer hedef tahtasına dönüştürüyor. Üstelik maliyetleri de dudak uçuklatıcı.

Yapay zekâ çiplerinin devasa faturası göz önüne alındığında, her 1 gigavatlık kapasitenin, sunucular ve altyapı masrafları da dâhil edildiğinde en az 50 milyar dolara patlayacağı öngörülüyor.

Savaş patlak vermeden önce Körfez'in uçsuz bucaksız arazileri, arkasındaki sarsılmaz devlet desteği ve bürokrasiye takılmayan izin süreçleri muazzam avantajlar sunuyordu.

Ancak İran'a 320 kilometreden bile yakın, üstelik çatışmaların sıradanlaştığı bir coğrafyada milyarlarca dolarlık tesisler inşa etmenin doğurduğu fiziksel riskler, tüm hesapları altüst ediyor. 

haber-42754-kare-koyu

Biden yönetimi sırasında Beyaz Saray'da teknoloji yetkilisi olarak görev alan Aaron Bartnick durumu şu sözlerle özetliyor:

“Körfez ülkelerinin ABD hükümetine ve Amerikalı teknoloji devlerine sunduğu asıl cazibe; bol sermaye, ucuz enerji ve inşaat kolaylığıydı. Fakat İran savaşı, bu cazip tablonun büyük bir kısmını kelimenin tam anlamıyla tepetaklak etti.”

BAE Dışişleri Bakanlığı ve Abu Dabi hükümeti medya ofisi sessizliğini koruyup yorum taleplerini geri çevirdi. Amazon Web Services cephesinden yapılan açıklamada ise Bahreyn ve BAE'deki tesisleri ayağa kaldırmak için yoğun bir mesai harcandığı, bu süreçte mağdur olan müşterilere fatura indirimleri yansıtıldığı vurgulandı.

Savaş boyunca İran'ın gazabından en çok nasibini alan ve en ağır darbeyi yiyen ülke BAE oldu. Öyle ki İran, ülkenin üzerine 2.800'ü aşkın İHA ve füze yağdırdı; ki bu rakam, İsrail'e fırlatılan mühimmat sayısını bile açık ara geride bırakıyor.

Giderek artan bu saldırı riskine karşı kalkan oluşturmak isteyen BAE'li yetkililer, veri merkezlerini yerin altına inşa etme fikrini masaya yatırdı. Ancak süreci yakından takip eden kaynaklara göre, bu hamle halihazırda astronomik olan maliyetleri daha da katlayacak. Masadaki bir diğer seçenek ise bilgisayar merkezlerinin etrafını İHA savunma sistemleriyle donatmak. Ne var ki şu an için rüzgâr tersine esiyor ve veriler ülkeden dışarı çıkıyor. Sektörden sızan bilgilere göre, yerli şirketler söz konusu olduğunda veri egemenliği konusunda tavizsiz politikalar güden BAE, şimdilerde Amazon'un ülkedeki tesislerini onarmasını beklemektense bazı kurumların verilerini yurt dışına taşımasına göz yummak zorunda kaldı.

haber-39053-kare-koyu

İran'ın Amazon tesislerine düzenlediği bu saldırılar yangınları tetikledi, kritik altyapıyı çökertti ve yetkilileri şalterleri indirmek zorunda bıraktı. Alevleri dindirmek için sıkılan su ise tesisteki tahribatı çok daha ağır bir boyuta taşıdı.

Amazon, müşterilerine can havliyle verilerini yedekleyip ABD, Avrupa veya diğer güvenli bölgelere taşımaları için destek olmaya çabalarken bölgedeki bankacılık uygulamaları, kurumsal ağlar ve finansal teknoloji platformları çoktan çökmüştü.

Kesintinin böylesine uzaması, arka plandaki yıkımın vahametini gözler önüne seriyor. Şu an bile Abu Dabi'deki tesiste 130'u aşkın, Bahreyn'de ise 140 civarı bilişim hizmeti felç durumunu koruyor. İşin acı tarafı, her iki tesiste de bugüne dek yalnızca beşer hizmet yeniden ayağa kaldırılabildi.

Tüm bu karamsar tabloya rağmen, bazı teknoloji devleri Körfez'deki veri merkezi projelerinden geri adım atmıyor. Savaşın er geç son bulacağına inanan bu şirketler, bölgedeki o devasa sermaye selinden mahrum kalmak istemiyor. 

haber-35944-kare-koyu

Onlara göre Körfez'deki mevcut projeleri çok daha sağlam savunma sistemleriyle zırhlamak, gidip coğrafi açıdan elverişsiz bölgelerde sıfırdan temel atmaktan hem daha ucuza mal olacak hem de onlara zaman kazandıracak.

Geçtiğimiz ay art arda açıklamalar yapan Amazon ve Microsoft, Suudi Arabistan'daki veri merkezlerini yıl sonuna dek faaliyete geçirme planlarına sadık kalacaklarını duyurdular. Dahası Microsoft, 2025'in son günlerinde Abu Dabi'de 200 megavat kapasiteli yeni bir veri merkezi için el sıkışmıştı ve bu devasa projenin inşası da tüm hızıyla sürüyor.

Bulut hizmeti sunan devlerin genel stratejisi, veri merkezlerini ticari nabzın en güçlü attığı merkezlerin kalbine inşa etmek.

Siber güvenlik firması Infoblox'un internet analizi biriminin tepe ismi Doug Madory bu durumu, "Orta Doğu pazarında muazzam bir ticari iştah var ve bulut sağlayıcıları da haliyle bu büyüme dalgasını kaçırmak istemiyor" şeklinde yorumluyor.

haber-32353-kare-koyu

Madory sözlerine şöyle devam ediyor: 

"Ancak risk haritası kızardıkça evdeki hesap çarşıya uymuyor. Veri merkezlerini tıpkı Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere benzetiyorum. İçlerinden sadece iki tanesini vurduğunuz an, geriye kalanların hepsini korkutup o sulardan kaçırırsınız."

Öte yandan Devrim Muhafızları da boş durmuyor.

Bu bahar İran'ı hedef alan saldırılara çanak tutmakla suçladığı Amerikan teknoloji şirketlerine açıkça gözdağı verdi ve tehdit listesinde Microsoft, Oracle, Alphabet ile Nvidia gibi devlerin adını zikretti.

Halihazırda Columbia Üniversitesinde akademisyenlik yapan Bartnick, tehlikenin boyutunu şu sözlerle özetliyor: 

“Dünyanın en fırtınalı ve istikrarsız coğrafyalarından birinde, kesintisiz bir biçimde yedi gün yirmi dört saat ayakta kalması gereken ve çağımızın en kritik teknolojilerine can veren bir altyapıyı inşa etmek... İşte bu, alınabilecek en büyük risklerden biri.”

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 15.09.2026 22:20 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/44699/wsj-iran-in-bir-iha-si-korfez-e-kabusu-getirdi