NYT: ABD koruyamadı, Körfez ülkeleri İran’la diyaloğa yöneldi Yazıya git

PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.

Yakın Doğu Haber
İRAN
15 Eylul 2026 · 23:01

NYT: ABD koruyamadı, Körfez ülkeleri İran’la diyaloğa yöneldi

İran savaşında Amerikan güvenlik şemsiyesinin sınırları açığa çıkarken, saldırıların hedefi hâline gelen Körfez ülkeleri Tahran’la yeniden diplomasi arayışına girdi.

YDH- New York Times (NYT) yazarı Vivian Nereim, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın, Fars Körfezi ülkelerinin onlarca yıldır dayandığı Amerikan güvenlik şemsiyesinin sınırlarını açığa çıkardığını yazdı.

Nereim’in analizine göre, altı aydır süren savaş boyunca İran’ın füze ve insansız hava araçlarıyla düzenlediği saldırılar, bölgedeki ABD üslerinin ev sahibi ülkeleri korumaktan çok saldırıların hedefi haline geldiğini gösterdi.

İran ve müttefiklerinin bazı Amerikan üslerini neredeyse kullanılamaz hale getirdiğini, lüks otelleri vurduğunu ve son olarak Suudi rejiminin petrol ihracatı açısından kritik Doğu-Batı boru hattını devre dışı bıraktığını hatırlatan Nereim, Fars Körfezi ülkelerinin İran’la doğrudan diplomasi dahil yeni güvenlik seçenekleri aramaya başladığını belirtti.

Kuveyt Üniversitesi öğretim üyesi Bedir Seyf, bölge ülkelerinin eski güvenlik düzenini korumaya çalışırken yeni bir sistem kurmak zorunda kaldıklarını söyledi.

“Elimizi dış koruyucu sendromundan kurtarmamız gerekiyor,” diyen Seyf, ABD’ye bağımlı güvenlik anlayışının sürdürülemez hale geldiğine işaret etti.

ABD üsleri koruma sağlamadı, hedefe dönüştü

Nereim, Amerikan asker, varlığının yarattığı güvenlik açmazının en açık biçimde Bahreyn’de görüldüğünü kaydetti.

İran’a karşı korunma umuduyla onlarca yıldır büyük bir ABD deniz üssüne ev sahipliği yapan Bahreyn’deki tesis, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırmasının ardından başlayan misillemelerin ilk gününde neredeyse tamamen imha edildi.

Bir ABD’li askerî yetkiliye göre, üste görev yapan denizcilerin büyük bölümü Florida’ya tahliye edilirken tesiste yalnızca sınırlı sayıda personel bırakıldı.

Nereim, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki trafiğin büyük bölümünü durdurmasının ABD ve müttefikleri açısından stratejik bir başarısızlık olduğunu belirtti. Amerikan kuvvetlerinin İran saldırılarını engelleyememesinin de Washington’ın bölgedeki güç gösterisi bakımından ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

Suudi rejimi, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt’in son yıllarda F-15 savaş uçakları ve Patriot hava savunma sistemleri dahil gelişmiş silahlara yüz milyarlarca dolar harcadığına dikkat çekilen analizde, bu ülkelerin ordularının İran karşısında hâlâ daha küçük ve zayıf kaldığı belirtildi.

Çin ve Rusya’nın da yakın ilişkiler kurdukları Fars Körfezi ülkelerini savunmak üzere harekete geçmediğini kaydeden Nereim, bölge yönetimlerinin ABD’nin yerini tek başına doldurabilecek bir alternatif bulamadığını aktardı.

Suudi rejimi, Pakistan ve Türkiye arasında kurulan yeni savunma mekanizmasının ise henüz sınanmadığı ve tarafların saldırı durumunda birbirlerinin yardımına gelip gelmeyeceğinin belirsiz olduğu ifade edildi.

Uluslararası Kriz Grubundan Yasmine Faruk, Fars Körfezi ülkeleri açısından en gerçekçi seçeneğin ABD güvenlik şemsiyesinin yerine tamamen başka bir yapı koymak değil, onu farklı savunma ortaklıklarıyla tamamlamak olduğunu söyledi.

Bölgedeki yetkililer, ABD hava savunma sistemleri olmadan kayıpların yüzlerce veya binlerce kişiye ulaşabileceğini savunsa da savaş, Fars Körfezi ülkelerinin güvenli ve istikrarlı merkezler olduğu yönündeki algıya ağır darbe vurdu.

BAE hükümetiyle bağlantılı Rabdan Güvenlik ve Savunma Enstitüsünden Kristian Alexander, savaşın gelişmiş savunma sistemlerinin aşılmaz olmadığını ve İran’ın görece ucuz İHA’ları çok sayıda kullanarak bölge ülkelerine ağır maliyetler yükleyebildiğini gösterdiğini belirtti.

Alexander’a göre ABD, İran’ın karşı saldırıları karşısında önceliği kendi personeli ile İsrail’i korumaya verdi. Bu tercihler, Fars Körfezi ülkelerinin havaalanlarını, limanlarını, enerji tesislerini ve deniz suyu arıtma merkezlerini koruma ihtiyaçlarıyla her zaman örtüşmedi.

Dünya genelindeki Amerikan önleyici füze stoklarının yetersizliği de savaşın ilk haftalarında bölge ülkelerini Ukrayna ve bazı Avrupa ülkelerine yönelmek zorunda bıraktı.

Fars Körfezi ülkeleri yeniden İran’a yöneliyor

Amerikan güvenlik garantilerinin saldırıları önleyememesi üzerine Fars Körfezi ülkeleri, İran’la doğrudan diyalog arayışına girdi.

Bölge ülkelerinin temsilcileri, İran ve Umman’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine ilişkin önerisini görüşmek üzere pazartesi günü Umman’da bir araya gelecekti. Ancak toplantı, İran ile Suudi rejimi arasındaki anlaşmazlık nedeniyle son anda ertelendi.

Üst düzey bir Fars Körfezi yetkilisine göre Suudi yönetimi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın uluslararası su yolu olmadığı yönündeki tutumunun reddedilmesi dahil bazı değişiklikler talep etti. İran, değişikliklerin bir bölümünü kabul etmezken diğerlerini değerlendirmek için süre istedi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, toplantının “dış aktörlerin müdahalesinden arındırılmış güvenli bir bölgenin oluşturulmasını” görüşmek için fırsat sağlayacağını söyledi. Bekai, erteleme talebinin Suudi yönetiminden geldiğini doğruladı.

Toplantı için yeni bir tarih açıklanmazken analistler, tarafların farklılıkları diyalog yoluyla giderme çabalarının süreceği görüşünde.

Umman Dışişleri Bakanı Bedir Buseydi de temmuz ayında Le Monde’da yayımlanan yazısında, Fars Körfezi ülkeleri ile İran ve Irak’ın bölgenin güvenliği konusunda ortak sorumluluk üstleneceği çok taraflı bir düzen kurulması çağrısı yapmıştı.

Buseydi, böyle bir düzenin ABD gibi büyük ortaklarla ilişkilerin yeniden değerlendirilmesini ve bölgesel ittifakların dengelenmesini gerektirdiğini belirtmişti.

Fars Körfezi ülkelerinin bir bölümü savaştan önce de saldırılardan kaçınmak amacıyla İran’la yakınlaşmaya çalışıyordu. ABD-İsrail saldırısının ardından kesintiye uğrayan bu süreç, başka bir seçeneğin bulunamaması üzerine yeniden başladı.

BAE, Suudi rejimi ve Katar, İran’la karşılıklı güveni aşamalı olarak yeniden kurmak ve tarafları birbirine bağlayacak ortak ekonomik çıkarlar geliştirmek amacıyla diplomasiye döndü.

BAE’nin üst düzey yetkililerinden Enver Gargaş, ay başında düzenlenen bir konferansta, yaşananlardan bağımsız olarak İran’la diplomatik ilişki kurmanın kaçınılmaz olduğunu kabul etti.

Gargaş, “İran komşumuz olmaya devam ediyor. Bir noktada, onarılabilecek olanı yeniden kurmanın yolunu bulmak zorundayız. Coğrafya bize diyalogdan başka seçenek bırakmıyor,” dedi.

Nereim’in analizi, Fars Körfezi ülkelerinin kısa vadede Amerikan askerî varlığından vazgeçemeyeceğini ancak ABD üsleri ve pahalı silah sistemleri üzerine kurulan güvenlik düzeninin bu ülkeleri korumadığı gibi İran’la savaşın ön cephesine dönüştürdüğünü ortaya koyuyor.

Yakın Doğu Haber
ydh.com.tr
Bu belge 16.09.2026 00:55 tarihinde alınmıştır.
https://ydh.com.tr/d/44711/nyt-abd-koruyamadi-korfez-ulkeleri-iran-la-diyaloga-yoneldi