PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Lübnan Cumhurbaşkanı Jozef Aun, ülkesinin on yıllardır süren istikrarsızlığın seyrini değiştirme, barış ve güvenliği geçici ateşkesler yerine kalıcı bir tercih haline getirme konusunda gerçek bir fırsatla karşı karşıya olduğunu söyledi.

YDH ― Lübnan Cumhurbaşkanı Jozef Aun, İsrail ile varılan üçlü çerçeve formülünün savaşı sona erdirmeyi ve yeni bir güvenlik ve istikrar dönemine geçişi hedeflediğini söyledi.
Aun, anlayış ve anlaşmaların yalnızca imzalanmasıyla değil, tüm tarafların bunlara saygı göstermesi ve uygulamasıyla başarıya ulaşabileceğini vurguladı.
Aun, Paris'te ordu ve iç güvenlik güçlerine destek amacıyla düzenlenen uluslararası konferansın hazırlık toplantısında, Lübnan'ın verdiği sözleri yerine getirme konusunda kararlı olduğunu belirtti. Ancak İsrail'in sürdürdüğü saldırılar ve ihlaller ile Lübnan topraklarının bazı bölümlerini işgal etmeye devam etmesi nedeniyle bu taahhütlerin tamamlanmasının ve istikrarın sağlanmasının mümkün olmadığını söyledi.
Aun, “Dostlarımızdan ve ortaklarımızdan net bir tutum bekliyoruz: üzerinde anlaşmaya varılan hususların eksiksiz biçimde uygulanmasına yardımcı olmalarını ve Lübnan'ın egemenliği ile toprak bütünlüğünü, seçiciliğe tabi tutulamayacak değişmez bir ilke olarak görmelerini istiyoruz,” dedi.
Bu tutumun, “en zor koşullara dayanma yeteneğini defalarca kanıtlamış bir halkın iyiliği için” olduğunu söyleyen Aun, “Ancak bu direnç, acılarına sanki normal bir durummuş gibi katlanmanın bahanesi haline getirilmemelidir,” diye ekledi.
Aun, “Lübnan halkının güvenlik ve barış içinde yaşama, kendilerini koruyup hizmet edebilecek bir devlete sahip olma hakkı vardır.” diye vurguladı.
Aun, ordunun rolünün bugün giderek genişlediğini ve kendisine verilen görevlerin Lübnan topraklarının tamamında, özellikle de güneyde, giderek daha önemli hale geldiğini söyledi.
Ordunun güneyde "İsrail'in devam eden saldırıları ve ihlalleri karşısında devletin varlığını güçlendirmesi, otoritesini genişletmesi ve istikrarı koruması" gerektiğini belirten Aun, sınır bölgelerinde ise "kaçakçılıkla ve Lübnan'ın güvenliği ile egemenliğini tehdit eden her şeyle mücadele etmesi" gerektiğini ifade etti.
Aun, ülke içinde ordunun "güvenlik ve istikrarı koruması, terörizm, organize suç ve uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele etmesi, hayati kurumlar ile altyapıyı koruması" gerektiğini söyledi.
Aun, "UNIFIL'in güneydeki varlığı ve rolünde beklenen değişikliklerle birlikte ordunun sorumlulukları daha karmaşık ve çetrefilli hale geliyor" dedi. Bu geçişin "düzenli ve iyi planlanmış olması, herhangi bir güvenlik boşluğuna yol açmaması ve aksine devletin ve kurumlarının, özellikle de Lübnan ordusunun sahadaki varlığını güçlendirmesi gerekiyor" diye ekledi.
Artan bu sorumlulukların "ordu için yeni olmadığını" vurgulayan Aun, Lübnan'ın "açık bir tercih yaptığını: devlet tercihini" söyledi.
Aun, "Kastedilen; otoritesini tüm topraklarına yayan, sınırlarını ve halkını koruyan, savaş ve barış konularında tek karar mercii olan ve silah taşıma yetkisinin yalnızca kendi elinde bulunduğu bir devlettir" dedi.
"Lübnan ordusu, Lübnan'ın egemenliğini korumanın temel direği ve devletin otoritesini tüm topraklarına yaymak için güvendiği araçtır" diye ekledi.
Aun, "Bu, Lübnan'a dayatılan uluslararası bir talep değil. Her şeyden önce Lübnan'ın tercihi, Lübnan'ın çıkarlarına bağlılığının gereği ve Lübnan halkına yakışır bir devlet kurmanın temel koşuludur" dedi. Lübnan'ın "bu tercihi gerçeğe dönüştürmeye başladığını" belirtti.
Aun, ordu ve güvenlik kurumlarını güçlendirmenin "her şeyden önce Lübnan'ın sorumluluğu olduğunu, ancak uluslararası destek ve işbirliğini de gerektirdiğini" söyledi.
"Lübnan bugün ortaklarından kendi sorumluluklarını üstlenmelerini istemeye gelmedi" diye vurgulayan Aun, "Siyasi karar alma süreçlerinde, ekonomik ve mali reformlarda, devlet kurumlarını yeniden inşa etmede ve bunların varlığını ve etkinliğini güçlendirmede sorumluluğumuz var" dedi.
Lübnan'ın dostlarından beklentisinin "bu yolda ilerlemeye devam etmeleri ve artan sorumluluklarını yerine getirebilmeleri için ihtiyaç duydukları araçlarla ordumuzu ve güvenlik kurumlarımızı desteklemeleri" olduğunu söyledi.
Aun, geçtiğimiz yılların "Lübnan'daki devlet zayıflığının etkilerinin sınırlarında kalmadığını ve herhangi bir güvenlik boşluğunun hızla bölge için daha geniş bir istikrarsızlık kaynağına dönüşebileceğini" kanıtladığını belirtti.
Aun, "Bugünkü toplantımız hazırlık niteliğinde, ancak somut sonuçlara ulaşmak için gerekli" dedi. "Akabe güzergahı bize ortakları bir araya getirmek, çabaları koordine etmek ve ihtiyaçları ve öncelikleri birlikte belirlemek için önemli bir çerçeve sağlıyor" diye konuştu.
Lübnan'ın geçici ve aralıklı yardımlar ya da kısa vadeli çözümler aramadığını vurgulayan Aun, bunun yerine askeri ve güvenlik kurumlarının bir krizden diğerine geçerken ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmakla yetinmeyen, bu kurumların kapasitelerini planlamalarına ve geliştirmelerine olanak sağlayacak, taahhütleri açık ve sürekli, uzun vadeli bir ortaklık istediğini söyledi.
Aun, Lübnan'ın bu desteğin "en yüksek düzeyde şeffaflık ve hesap verebilirlik eşliğinde" sağlanmasına büyük önem verdiğini belirtti. Ortaklarla "öncelikleri belirleyen, taahhütlerin uygulanmasını izleyen, desteğin ihtiyaç duyulan yerlere ulaşmasını sağlayan ve sonuçları ile etkisinin ölçülmesine olanak tanıyan açık ve şeffaf bir mekanizma" üzerinde çalışmaya hazır olduklarını ifade etti.
Askeri ve güvenlik kurumlarını destekleme sorumluluğunun "yalnızca dostlarımızın omuzlarında kalamayacağını" belirten Aun, "Lübnan devleti, mali kapasitesini yeniden kazandıkça, güvenlik ve askeri kurumlarının finansmanına giderek daha büyük bir payla katkıda bulunmalıdır" diye vurguladı.
Aun, Lübnan'ın "bugün on yıllarca süren istikrarsızlığın seyrini değiştirme ve barış ile güvenliği iki savaş arasındaki bir ateşkes değil, kalıcı bir tercih haline getirme konusunda gerçek bir fırsatla karşı karşıya olduğunu" söyledi.
Aun, "Bugün dostlarımızı ve ortaklarımızı bu tercihe ayak uydurmaya çağırıyoruz. Sizden istediğimiz yalnızca bir kuruma destek olmak değil, Lübnan devletinin başarısına ve bölgenin istikrarına yatırım yapmaktır" dedi.
Aun, "Lübnan'ın başarısının sonuçları sınırları içinde kalmayacağı gibi, başarısızlığının yankıları da sınırları içinde kalmayacaktır" diye vurguladı.