PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
İsrail’de 27 Ekim’de yapılması planlanan seçimler öncesinde, yurt dışında yaşayan İsraillilerin oy kullanmak üzere ülkeye dönmesini kolaylaştıran “Fly & Vote” girişimi üzerinden Likud ile muhalif çevreler arasında yeni bir siyasi ve hukuki tartışma başladı.

YDH ― İsrail’de 27 Ekim’de yapılması planlanan seçimler yaklaşırken siyasi mücadele kızışıyor.
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun liderliğindeki Likud partisi, yurt dışında yaşayan İsraillilerin seçim günü ülkeye dönerek oy kullanmasını kolaylaştıran “Fly & Vote” girişiminin durdurulması için İsrail Merkez Seçim Komitesi’ne başvurdu.
Likud, girişimin seçim yasalarını ve parti finansmanı kurallarını ihlal edebileceğini savunurken, girişimi yürüten kuruluş yurt dışında yaşayan vatandaşların seçimlere katılmasını kolaylaştırdığını belirtiyor.
CNN’in 19 Eylül tarihli haberine göre, yurt dışında yaşayan on binlerce İsrailli seçim günü ülkeye dönmek üzere uçak bileti ayırtırken Likud, geçen çarşamba günü Merkez Seçim Komitesi’ne bir dilekçe sundu.
Partinin başvurusu, yurt dışında yaşayan İsraillilerin seçim günü İsrail’e gelerek oy kullanmasına yardımcı olan “Fly & Vote” girişimini hedef alıyor. Likud daha önce de girişimin seçim yasalarını ihlal edebileceğini öne sürerek hukuki adım atacağı yönünde uyarıda bulunmuştu.
Likud, girişimi “yasa dışı ve yabancı kaynaklı bir operasyon” olarak nitelendirdi. Parti, bu uygulamanın “seçimlerin bütünlüğüne ciddi zarar verebileceğini” savunarak yurt dışındaki seçmenlere sağlanan ulaşım ve diğer kolaylıkların seçim yasaları ile parti finansmanı kuralları kapsamında incelenmesini istedi.
İsrail’de diplomatlar ve bazı resmi temsilciler dışında yurt dışından oy kullanmaya izin verilmiyor. Bu nedenle ülke dışında yaşayan sıradan vatandaşların oy kullanabilmesi için seçim günü İsrail’de bulunması gerekiyor.
Resmi seçmen kaydında yer alan ancak yurt dışında yaşayan vatandaşlar, ülkeye dönmedikleri takdirde oy kullanamıyor. N12’nin haberine göre, yurt dışında yaşayan ve oy kullanma hakkına sahip İsraillilerin sayısı 540 bin ile 570 bin arasında bulunuyor.
27 Ekim’de yapılması planlanan seçimler, Netanyahu’nun liderliğindeki sağcı ve ultra-Ortodoks koalisyonunun dört yıllık çalkantılı iktidarının ardından gerçekleştirilecek ilk seçim olacak.
Güncel kamuoyu yoklamalarında Netanyahu liderliğindeki Likud ile muhalefet partileri, hükümet kurmak için gereken 61 sandalyeye ulaşamıyor. Reuters’ın 16 Eylül tarihli derlemesine göre de seçim tablosu parçalı bir görünüm sergiliyor ve hiçbir siyasi taraf tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamıyor.
Likud, yurt dışında yaşayan İsraillilerin seçim için ülkeye dönmesinin, başa baş geçmesi beklenen yarışta muhalefet partilerini güçlendirebileceğinden endişe ediyor.
Eski İsrail Genelkurmay Başkanı ve merkezci Yesh Atid partisinin lideri Gadi Eisenkot, Netanyahu’nun başlıca rakiplerinden biri olarak öne çıkıyor. Güncel anketlerde Eisenkot’un Yashar partisi ile Likud arasındaki yarışın oldukça yakın seyrettiği görülüyor.
CNN, Amerikan-İsrail Demokrasi Koalisyonu (AID) ile bağlantılı bir kuruluş olan Fly & Vote’un doğrudan hiçbir kişinin seyahat masrafını karşılamadığını aktardı.
Kuruluş, bunun yerine uygun fiyatlı ve yenilikçi hava yolu seçenekleri ile grup indirimlerini bulmak için teknolojiden yararlanıyor. Daha önce yayımlanan haberlerde de girişimin uçuş masraflarını doğrudan karşılamadığı, İsrail’e dönmek isteyen seçmenlerin daha uygun uçuş seçenekleri bulmasına yardımcı olduğu belirtilmişti.
Fly & Vote ayrıca pasaport yenileme, seçmen uygunluğunu doğrulama ve talep olması ya da ticari seçeneklerin yetersiz kalması halinde özel uçuşlar düzenleme gibi lojistik konularda destek sağlıyor.
Kuruluş, 35 binden fazla İsraillinin kayıt yaptırdığını ve kendi gerçekleştirdiği anketlerin 50 binden fazla kişinin oy kullanmak için ülkeye dönmeyi planladığını gösterdiğini belirtiyor. N12 ise ağustos sonunda girişime yaklaşık 30 bin kişinin kayıt yaptırdığını bildirmişti.
Fly & Vote’a göre Likud’un girişime yönelik hamlesi, bazı İsraillilerin ülkeye dönme ve seçimlere katılma kararlılığını daha da güçlendirdi.
Kuruluş, Likud’un başvurusuna ilişkin açıklamasında, partinin 7 Ekim sonrasında uçaklarla İsrail’e dönen, vergi ödeyen ve ülkelerindeki seçimlere katılmak isteyen vatandaşların “İsrail Devleti’nin geleceğini belirleme hakkını ve görevini” yerine getirmesini engellemeye çalıştığını savundu.
Haaretz gazetesinin temmuz ayında yayımladığı bir haberde, Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde 27 Ekim’deki faaliyetlerin azaltılmasına ilişkin görüşmeler yapıldığı belirtilmişti.
Bunun üzerine milletvekilleri ve İsrail Sivil Haklar Derneği, Merkez Seçim Komitesi’nden hava sahasının açık tutulmasını ve uçuşların kesintisiz sürmesini istedi.
Likud üyesi Ulaştırma Bakanı Miri Regev ise söz konusu haberi “açık bir yalan” olarak nitelendirerek reddetti. Regev, sosyal medyada yayımladığı videoda şu ifadeleri kullandı:
“Savaş boyunca hava sahasını açık tuttum. Seçim günü kapatacağımı gerçekten düşünen var mı? Ayrıca sadece solcuların yurt dışına seyahat edip seçim günü geri döndüğünü kim söyledi?”
Ulaştırma Bakanlığı çevresinde yürütülen bu tartışma, daha sonra İsraillilerin seçim için ülkeye dönüşü meselesinin bir parçası haline geldi.
Haredi seçmenlerin, özellikle New York’tan olmak üzere, geleneksel olarak büyük gruplar halinde İsrail’e döndükleri ve benzer itirazlarla karşılaşmadıkları dikkat çekiyor.
Likud’un geçmişte yurt dışında yaşayan İsraillilerin oy kullanmasına izin veren yasaları desteklediği de biliniyor. Ancak mevcut tartışmanın odağında, yurt dışındaki seçmenlerin ülkeye dönüşünü organize eden belirli bir girişim bulunuyor.
Sağcı İletişim Bakanı Shlomo Karhi de geçtiğimiz günlerde bir radyo röportajında, ülkenin geleceğini etkilemek isteyen yurt dışında yaşayan İsraillilerin İsrail’e göç etmesi gerektiğini söyledi.
Karhi, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Burada yaşamayanlar, ‘Bibi’den başkası’ sloganı adına hükümeti değiştirmeye çalışmak için gelmemeli.”