PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, Lübnan’daki direniş deneyiminin Filistin davasını yeniden canlandırdığını savunurken İran’ın Amerikan-İsrail saldırısına karşı direndiğini ve mücadelenin zaman içinde düşmanın maddi gücünü zayıflatacağını söyledi.

YDH ― Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, Direniş Şehitleri Konferansı’nda yaptığı konuşmada, müstekbir güçlere ve “İsrail” işgal varlığına karşı mücadelenin ancak direniş yoluyla yürütülebileceğini söyledi.
Şeyh Naim Kasım, “Direniş, ülkeyi özgürleştirmenin tek yoludur” dedi ve ekledi:
“Filistin davasını savunmak, istikbara karşı durmak ve kanserli bir ur olan İsrail’le mücadele etmek ancak direnişle mümkündür. İşte bu yüzden, önderimiz ve efendimiz Seyyid Hasan -Allah ondan razı olsun- şöyle buyurmuştur: "Toprakları ve kutsal değerleri özgürlüğüne kavuşturmanın, gasp edilen hakları geri almanın yegâne yolu tüm biçimleriyle direniştir. Bunun dışındaki her yol bir zaman kaybı, fırsatların heba edilmesi ve sonu hüsranla biten bir çıkmaz sokaktır.”
Lübnan’daki direniş deneyimine dikkat çeken Hizbullah Genel Sekreteri, “Bu direniş pratiğini Lübnan’da denedik ve toprakları ve halkı özgürleştirdiğini, İsrail düşmanını utanç ve aşağılanma içinde ülkeden kovduğunu, Filistin davasını yeniden canlılığına ve potansiyeline kavuşturduğunu gördük” ifadelerini kullandı.
Şeyh Naim Kasım, bu bağlamda Filistin davasının “merkezi bir mesele” olduğunu vurgulayarak, “her türlü direnişin gerekli olduğunu” belirtti:
“Askerî, kültürel, siyasi ve daha pek çok boyutuyla direniş; en temelinde düşmanı reddetmek ve onunla yüzleşmek demektir. Bu duruş, imkân bulduğumuz her an, herkesin kendi konumuna ve üstlendiği role göre bu mücadelede saf tutmasını gerektirir. Bugün karşı karşıya olduğumuz en büyük sınamalardan biri ise Amerikan tağutudur.”
Şeyh Kasım, İran’a yönelik Amerikan-İsrail saldırısına da değindi. Söz konusu saldırının İslam Cumhuriyeti yönetimini devirmeyi hedeflediğini belirten Şeyh Naim Kasım, “İslam Cumhuriyeti’ne yönelik saldırı, rejimi devirmeyi amaçlıyordu ancak İslam Cumhuriyeti bu zorluğun üstesinden geldi” dedi.
"Süreç günler ve aylar alsa bile İran zafer kazanmıştır." dedi ve ekledi:
"Lübnan'da bu durum bizim için de günler ve aylar sürse bile biz galip geleceğiz; çünkü boyun eğmedik, bizi yok etmelerine izin vermedik ve hedeflerine ulaşmalarına mani olduk. Direniş için direnmek, düşmanın hedeflerine ulaşmasını engellemektir. Zamanla bu düşmanda zayıflıklar ve kusurlar ortaya çıkacak, en nihayetinde maddi düzeyde bile çökecektir. Halkımızla ve ailelerimizle birlikte kararlı olduğumuz sürece istenen sonuca ulaşabiliriz."
Şeyh Naim Kasım, mücadelenin zaman içinde düşmanın maddi gücünü zayıflatacağını savundu.
“Zamanla kaçınılmaz olarak gedikler oluşacak ve düşman maddi düzeyde zayıflayacaktır; halkımızla birlikte azim ve kararlılıkla istediğimiz sonuca ulaşabiliriz,” dedi.
Şeyh Naim Kasım ayrıca İslam birliğini sağlama yönündeki çabanın gençlerin sorumluluğu olduğunu vurguladı.
Bu çabanın da direniş gibi sürdürülmesi gerektiğini belirten Şeyh Naim Kasım, “Direniş gibi bu da devam etmelidir” dedi.
Şeyh Naim Kasım, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Direniş cephesinde ayakta kalmak demek, düşmanın amaçlarına ulaşmasına geçit vermemek demektir. Bu direniş sürdükçe, düşman saflarında adım adım zafiyetler ve çatlaklar baş gösterecek, nihayetinde maddi anlamda dahi kaçınılmaz bir çöküş yaşayacaklardır. Sonuç olarak, halkımızla omuz omuza verip bu kararlı duruşumuzu sürdürdüğümüz müddetçe, arzuladığımız o neticeye muhakkak ulaşırız. Biz bu toprakların meşru sahipleriyiz ve ne kadar büyük fedakârlıklar yaparsak yapalım direnmeliyiz; Allah’ın izniyle zafer gelecektir.”