PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Hizbullah milletvekili Hüseyin Hac Hasan, 2024'ten bu yana direnişi ortadan kaldırmaya yönelik askeri ve siyasi girişimlerin sonuçsuz kaldığını belirterek İsrail saldırıları, Lübnan'daki baskılar ve bölgesel çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

YDH ― Hizbullah milletvekili Hüseyin Hac Hasan, 2024'ten bu yana Hizbullah'ı ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerin sonuçsuz kaldığını belirterek, “Direnişi ve destekçilerini zayıflatabileceğini düşünen herkes hayal görüyor” dedi.
Hac Hasan, direnişin İsrail saldırılarına farklı düzeylerde karşı koyduğunu belirterek, İsrail işgaline karşı yürütülen muharebelerde askeri, güvenlik, siyasi ve halk düzeylerinde çeşitli yöntemlerle karşılık verildiğini söyledi.
27 Kasım 2024'te imzalanan ateşkes anlaşmasının ardından da direnişe yönelik baskıların sürdüğünü ifade eden Hac Hasan, 15 ay boyunca bombalama ve öldürme eylemlerinin devam ettiğini belirtti.
Lübnan hükümetinin 5 ve 7 Ağustos 2025 ile 2 Mart 2026 tarihlerinde aldığı kararları da direnişi kuşatma girişimlerinin bir parçası olarak değerlendiren Hac Hasan, baskıların siyasi yollarla da sürdürüldüğünü söyledi.
Bu dönemin “her düzeyde azim ve dirençle” karşılandığını belirten Hac Hasan, direniş çevresinin yaşanan yaralara, acılara ve fedakârlıklara rağmen “teslim olmama, vazgeçmeme ve boyun eğmeme” konusunda kararlı bir tutum sergilediğini ifade etti.
Direnişin kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hac Hasan, “fiber optik dronların” geçtiğimiz aylarda ortaya çıkan kapasitenin tezahürlerinden biri olduğunu söyledi.
Hac Hasan, “çerçeve anlaşmasının hazırlanmasında ve desteklenmesinde yer alan tarafları” da eleştirdi. Söz konusu tarafların, anlaşmayı siyasi bir başarıya dönüştürmesi için ABD'ye “yalvardığını” savunan Hac Hasan, süreçte yer alan danışmanlardan birinin bir Amerikan üniversitesine bağlı Amerikan dergisinde yayımladığı makaleye dikkat çekti.
Hac Hasan, söz konusu makalenin “Çerçeve anlaşmasının başarısızlığının Hizbullah'ın haklı olduğunu göstermesine izin vermeyin” başlığını taşıdığını söyledi.
Anlaşmanın sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde Hac Hasan, “Anlaşmayı test etmek isteyenler denedi, sonuçlarını beklemek isteyenler bekledi. Ancak anlaşma, aşağılanma, rezalet, daha fazla işgal ve bombardımandan başka bir şey getirmedi” ifadelerini kullandı.
Hac Hasan ayrıca, İsrail ordusunun iki gün önce Lübnan ordusunun ilerlemesini ve bir mevzi kurmasını engellediğini söyledi.
Lübnan ordusunu “milli, şerefli, cesur ve değerli bir ordu” olarak nitelendiren Hac Hasan, ordunun bu tür durumlara sokulmasının ve zarar görmesinin sorumlusunun siyasi otorite olduğunu savundu.
“Orduyu bu tür durumlara sokan ve ona zarar veren siyasi otoritedir” diyen Hac Hasan, Lübnan ordusunun karşı karşıya kaldığı durumun siyasi kararlarla bağlantılı olduğunu öne sürdü.
ABD'nin bölgedeki askeri varlığına da değinen Hac Hasan, ABD yönetiminin son haftalarda ve aylarda ABD üslerine verilen hasarın boyutunu gizlemeye çalıştığını söyledi.
Buna karşılık Amerikan medya kuruluşlarının, bölgedeki ABD üsleri ve tesislerinde meydana gelen yıkımı gösteren görüntü ve raporlar yayımlamaya başladığını belirten Hac Hasan, bu yayınların üslerdeki hasarın boyutunu ortaya koyduğunu ifade etti.
Hac Hasan, bu durumun ABD Başkanı Donald Trump'ın muhalif medya ile ilişkilerini etkilediğini ve üç büyük Amerikan medya kuruluşunun Beyaz Saray'a girişinin yasaklanmasıyla sonuçlandığını ileri sürdü.
Bu gelişmenin ABD ordusunda bir kriz bulunduğunu doğruladığını savunan Hac Hasan, ABD'li yetkililerin söz konusu krize ilişkin bilgileri sızdıran kişileri belirlemek amacıyla çok sayıda subay hakkında soruşturma yürüttüğünü söyledi.
Hac Hasan ayrıca, ABD Savaş Bakanlığı Genel Müfettişi tarafından yayımlanan ve ABD ordusunda yapısal bir mühimmat krizine dikkat çeken bir rapora atıfta bulundu. Rapora göre söz konusu krizin çözülmesinin yaklaşık beş yıl sürebileceğini belirtti.
İran liderliğinin Lübnan'ın yanında durma kararının belirleyici olduğunu belirten Hac Hasan, çatışmanın seyri açısından İran'ın tutumuna da dikkat çekti.
Hac Hasan, “Amerikan tarafının elde edilen sonuçları kabul etmemesi ve İslam Cumhuriyeti'nin Amerikan baskısına karşı direnişini sürdürmesi göz önüne alındığında, çatışmanın gelişmesinin biraz zaman alması gerektiğini” söyledi.
Bölgesel çatışmanın seyri ve sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hac Hasan, Babülmendeb'in kontrol altına alınmasını Yemen açısından “büyük bir başarı” olarak nitelendirdi.
Bunun aynı zamanda “direniş cephesinin güç kozlarından biri” olduğunu belirtti.