PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
L’Espresso, İsrail’den yükselen üç eleştirel çalışmanın Gazze’deki otomatik ölüm sistemini, önlenmeyen 7 Ekim saldırısını ve reddedilen esir takasını açığa çıkardığını yazdı.

YDH- L’Espresso yazarı Daniele Mastrogiacomo, İsrail’den yükselen üç eleştirel çalışmanın Gazze savaşında yapay zekâyla yürütülen kitlesel öldürmeleri, 7 Ekim saldırısı öncesinde Benyamin Netanyahu’ya iletilen uyarıları ve esirlerin serbest bırakılması için reddedilen teklifleri ortaya çıkardığını yazdı.
Mastrogiacomo, “Naza” belgeseli, “Rehineler: 843 Günlük Terk Ediliş” adlı kitap ve Haaretz’de yayımlanan araştırmanın, İsrail yönetiminin “büyük yalanını” içeriden tanıklıklarla açığa çıkardığını belirtti.
Yapay zekâyla otomatik katliam
İsrailli yönetmenler Yuval Abraham ile Rachel Szor’un hazırladığı “Naza” belgeselinde, Gazze’de görev yapan 24 İsrailli asker ve üst düzey komutanın tanıklıklarına yer verildi.
Askerler, İsrail ordusunun potansiyel hedeflerin seslerini, davranışlarını, alışkanlıklarını ve beden dillerini analiz eden yapay zekâ destekli sistemler kullandığını anlattı. Tanıklıklara göre bu sistemler Filistinlileri izliyor, konuşmalarını dinliyor, hedef olarak belirliyor ve insan müdahalesi olmadan öldürüyor.
Mastrogiacomo, Gazze’de öldürülen yaklaşık 70 bin kişinin çoğunun bu “siber savaşın” kurbanı olduğunu belirterek bunun artık Hamas tarafından değil, savaşa doğrudan katılan İsrailli askerlerce anlatıldığına dikkat çekti.
Netanyahu 7 Ekim’den önce uyarıldı
İkinci çalışma, İsrailli araştırmacılar Shomi Eldar ve Ruth Yuval’ın yazdığı “Rehineler: 843 Günlük Terk Ediliş” adlı kitap oldu. Mossad ve Şin Bet yetkilileri, Hamas ve Fetih yöneticileri ile müzakerecilerin anlatımlarına dayanan kitap, 7 Ekim öncesi ve sonrasında yaşananları inceliyor.
İki yazarın Haaretz’de yayımlanan araştırmasına göre Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid, 7 Ekim saldırısından on gün önce Netanyahu’yu gece saatlerinde arayarak Hamas lideri Yahya Sinvar’ın İsrail’e karşı geniş çaplı bir operasyon hazırladığını bildirdi.
Netanyahu, Hamas’ın Batı Şeria’da harekete geçeceğini ve İsrail’in bütün senaryolara hazır olduğunu söyleyerek uyarıyı önemsemedi. Bin Zayid ayrıca dönemin CIA Direktörü William Burns’ü bilgilendirdi ancak Netanyahu görüşmeyi İsrail istihbaratı ve ordu komutanlarına aktarmadı.
O sırada Hamas ile İsrail arasında Gazze’de uzun süreli ateşkes sağlanması, ablukanın kaldırılması, sınır bölgelerinde ticaret alanları kurulması ve Gazze Marine sahasından bölgeye doğal gaz verilmesi için dolaylı görüşmeler yürütülüyordu. Taraflar serbest bırakılacak Filistinli tutsakların sayısını dahi görüşmüş ancak Netanyahu müzakerelerin basına sızmasından endişe ederek süreci ağırdan almıştı.
Araştırmaya göre Sinvar, saldırıdan kısa süre önce arabulucuya İsrail’in bir “deprem” beklemesi gerektiği mesajını verdi. Savaş anlamına geldiği belirtilen mesaj BAE yönetimi üzerinden Netanyahu’ya ulaştırıldı ancak herhangi bir önlem alınmadı.
Sinvar’ın 7 Ekim’den iki ay sonra kaçırılan 251 kişiden sivil olanların tamamını serbest bırakmaya hazır olduğu, fakat Netanyahu yönetiminin ciddi olduğu belirtilen ve defalarca yinelenen bu teklifi değerlendirmediği de aktarıldı.
Mastrogiacomo, 7 Ekim saldırısının önlenebileceğini ve Hamas’ın elindeki esirlerin yarısından fazlasının kurtarılabileceğini belirterek Netanyahu’nun kendisine ulaşan uyarıları ilgili kurumlara iletmediğini yazdı.
İsrail’in 7 Ekim’e verdiği ve Gazze’de yaklaşık 70 bin kişinin ölümüne yol açan karşılığın, katliam ile etnik temizlik politikasına dönüştürüldüğünü vurgulayan Mastrogiacomo, Batı Şeria’daki yerleşimcilerin de dünya kamuoyunun sessizliği altında bu politikanın “kirli işlerini” sürdürdüğünü ifade etti.
Eleştirel seslere dava ve ölüm tehdidi
Netanyahu, Haaretz’in haberini reddederek gazeteye milyonlarca dolarlık dava açtı. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, “Naza” belgeselinin yönetmenlerini “İsrail halkı için utanç” diye suçlarken Kültür Bakanı Miki Zohar vatandaşlıklarının iptal edilmesini istedi.
İsrail ordusu Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir de belgeselde kullanılan materyaller hakkında soruşturma açılması talimatı verdi. Yönetmenler Rachel Szor ve Yuval Abraham ise giderek ağırlaşan ölüm tehditleriyle karşı karşıya kaldı.
Mastrogiacomo, İsrail yönetiminin savaşın gerçeklerini ortaya çıkaran eleştirel sesleri “ihanet” suçlamasıyla susturmaya çalıştığını kaydetti.