PDF olarak indirmek için yazdırma penceresinde hedef olarak “PDF olarak kaydet” seçeneğini işaretleyin.
Devrim Muhafızları, ABD ve İsrail’in bölgedeki varlıklarının sona ermesinin kaçınılmaz olduğunu savunarak İran silahlı kuvvetlerinin her türlü saldırıya “kararlı ve yıkıcı” karşılık vermeye hazır olduğunu açıkladı.

YDH ― Devrim Muhafızları, ABD ve İsrail’in er ya da geç bölgede kendilerinden arındırılmış bir düzeni kabul etmek zorunda kalacağını açıkladı.
Devrim Muhafızları, 1980’de başlayan İran-Irak savaşının 46. yıl dönümü dolayısıyla ilan edilen Kutsal Savunma Haftası kapsamında pazartesi günü yayımladığı açıklamada, İran silahlı kuvvetlerinin herhangi bir saldırıya karşı “kararlı ve yıkıcı” karşılık vermeye hazır olduğunu belirtti.
Açıklamada, Kutsal Savunma olarak adlandırılan İran-Irak savaşının yalnızca askeri bir mücadele olmadığı, ulusal birlik, toplumsal dayanışma ve savunma kapasitesinin gelişmesinde belirleyici bir dönem olduğu ifade edildi.
Devrim Muhafızları, bu dönemi “ulusal irade ve birliğin oluşumunda parlak ve altın bir sayfa” ve “savunma gücü ile caydırıcılığın oluşturulması için stratejik bir okul” olarak nitelendirdi.
Devrim Muhafızları açıklamasında, Kutsal Savunma deneyiminin İran halkına gerçek gücün inanç, birlik ve liderlik ile halk arasındaki bağdan kaynaklandığını gösterdiği savunuldu.
Bu anlayışın zamanla coğrafi sınırların ötesine geçen, bilişsel, siber, ekonomik ve stratejik alanları kapsayan çok katmanlı bir savunma sistemine dönüştüğü belirtildi.
Açıklamada, İran silahlı kuvvetlerinin “tam hazırlık” ve “stratejik istihbarat” kapasitesiyle herhangi bir saldırıya karşı hazır durumda olduğu ve Devrim Muhafızları başta olmak üzere silahlı kuvvetlerin “parmakları tetikte” beklediği ifade edildi.
Devrim Muhafızları, İran'ın “İran'a dayatılan ikinci ve üçüncü ABD-İsrail savaşları” sırasında gerçekleştirdiğini belirttiği Gerçek Vaat operasyonlarına da değindi.
Açıklamada, bu operasyonların “Amerikan-Siyonist düşman ile destekçilerinin içi boş ihtişamını yıktığı” ve bölgenin güvenlik düzenini “direniş cephesi ve İran halkı lehine” yeniden şekillendirdiği savunuldu.
Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'nın stratejik yönetimi, “kibirli, insanlık karşıtı ve şeytani güçlerin” gücünün kırılması ve ABD yönetimlerinin “egemenlik kurma ve terör faaliyetlerindeki yetersizliğinin” ortaya çıkmasının artık inkâr edilemeyecek gerçekler olduğunu ileri sürdü.
Açıklamaya göre, bu çatışmaların ardından “dünya farklı bir hale geldi”; ezilen halklar kendi kapasitelerine daha fazla inanırken, Devrim Muhafızları'nın ifadesiyle “kibirli güçler” gerileme sürecine girdi.
Devrim Muhafızları, askeri alanda başarısız olduğunu savunduğu ABD ve İsrail’in ardından hibrit, bilişsel, ekonomik ve medya savaşlarına yöneldiğini öne sürdü.
Açıklamada, İran halkının iç kapasitelere, direniş ekonomisine ve ulusal birliğe dayanarak bu girişimleri engelleyeceği belirtildi.
Devrim Muhafızları, silahlı kuvvetlerin özellikle Devrim Muhafızları’nın “kapsamlı savaş” olarak nitelendirdiği bu süreçte herhangi bir saldırıya karşı “kararlı ve yıkıcı” karşılık vermeye hazır olduğunu yineledi.
Devrim Muhafızları açıklamasının sonunda ABD ve İsrail’e ilişkin mesajını yineleyerek iki ülkenin “kötü ve suç teşkil eden varlıklarından” arındırılmış bir bölgeyi er ya da geç kabul etmek zorunda kalacağını savundu.
Açıklamada, “ilahi yardım sayesinde” ABD ve İsrail’in bu kaderden kaçamayacağı ifade edildi.
Kutsal Savunma Haftası, İran-Irak savaşının başladığı 22 Eylül 1980’in yıl dönümünde düzenleniyor. Sekiz yıl süren savaşta İran, küresel güçlerin desteklediği kapsamlı bir askeri saldırıyla karşı karşıya kaldı ve İran’ın resmi anlatımına göre saldıran güçleri püskürttü.
Devrim Muhafızları’nın açıklaması, 28 Şubat 2026’da başlayan ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşının sürdüğü bir dönemde yayımlandı. İran silahlı kuvvetleri ise bu süreçte bölge genelinde karşılık operasyonları yürütüyor.